
İktisatbank Piyasa Analizi: Savaş ve Belirsizlik İçinde Temkinli İyimserlik
İktisatbank, 26 Mart 2026 tarihli piyasa analizinde savaş ve belirsizlik ortamında temkinli iyimserlikten bahsetti. Raporda dikkat çeken ifadeler yer aldı.
1 kez görüntülendi
İktisatbank, 26 Mart 2026 tarihine ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Sahada savaş, masada belirsizlik, piyasalar temkinli iyimserlikte tutunuyor" ifadeleri dikkat çekti.
ABD'nin İran'a sunduğu savaşın sona erdirilmesine yönelik teklif, taraflar arasında doğrudan müzakerelerin başlamadığını ancak diplomatik temasların devam ettiğini gösteriyor. İran yönetimi, teklifi değerlendirdiğini belirtirken, bu sürecin ABD ile resmi görüşmelere yol açmadığını vurguladı. Öne çıkan şartlar arasında nükleer programın sınırlandırılması, füze kapasitesinin kısıtlanması ve bölgesel etkilerin azaltılması bulunuyor. İran tarafı, olası bir ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini ifade etti. Diplomasiye odaklanılsa da, sahadan gelen bilgiler oldukça sert bir tablo çiziyor. ABD'nin İran içerisinde 10 binden fazla hedefi vurduğu ve askeri kapasitenin önemli ölçüde zayıflatıldığı kaydedilirken, karşılıklı saldırıların devam ettiği görülüyor.
Bu gelişmeler sürerken, piyasalarda daha basit bir yaklaşımla, zayıf da olsa diplomasiye bir şans tanıyarak olası bir ateşkesi fiyatlama çabası gözlemlendi. Ancak, İran'ın ABD'nin sunduğu 15 maddelik ateşkes planını reddetmesi, diplomatik sürecin henüz somut bir zemin kazanmadığını ortaya koydu. Tahran yönetimi, savaş tazminatı, Hürmüz Boğazı üzerindeki resmi kontrol, saldırıların durdurulması ve yeniden edilmeyeceğinin garanti altına alınması gibi kendi şartlarını öne sürerken, taraflar arasındaki beklenti farkı dikkat çekiyor. Bununla birlikte, ABD cephesinden görüşmelerin sürdüğüne dair mesajlar gelmeye devam ediyor. Bu durum, süreçle ilgili bilgi akışında ciddi belirsizlik ve çelişkiler olduğunu gösteriyor.
Dün sabah Reuters haberlerinde, üst düzey bir İranlı kaynağa göre, Washington'un savaşın sona erdirilmesine yönelik teklifinin Tahran'a Pakistan aracılığıyla iletildiği bildirildi. Diplomatik zeminin oluşturulmasında Türkiye'nin de aktif rol oynadığı, görüşmeler için Türkiye veya Pakistan'ın öne çıkan alternatifler arasında değerlendirildiği öğrenildi. Haftanın başında yaşanan panik havasının giderilmiş olmasına rağmen, sahadan gelen bilgileri dikkate alarak gelişmeleri temkinli bir şekilde değerlendiriyoruz. Özellikle ABD kaynaklı açıklamaların İran tarafından teyit edilmemesi, yatırımcı güvenini sınırlarken, sahadaki çatışmalar ve bölgeye askeri sevkiyatın devam etmesi risk algısını yüksek tutuyor. Bu nedenle diplomasiye yönelik beklentiler zayıf kalırken, küresel piyasalarda temkinli ve kırılgan bir seyir öne çıkıyor.
Savaşın dozu nispeten azalsa da, devam ettiğini kesin olarak söylemek mümkündür. Trump'ın İran'ın gücünü küçümsemesinin ardından sunulan 15 maddelik teklifine karşın, psikolojik üstünlüğü elinde tutan İran'ın 5 maddeden oluşan karşı teklifinin nasıl bir zeminde ilerleyeceği merak konusu. Gelişmeleri analiz ettiğimizde, Trump'ın planının kesinlikle tutmadığı, onay oranının düştüğü ve ara seçimleri kaybetme ihtimalinin oldukça yüksek olduğu bir ortamda, savaşta en kötüsünün geride kaldığı düşüncesindeyiz. Ancak bu, gelecekteki sürecin rahat geçeceği anlamına gelmiyor. Suçsuz yere saldırıya uğrayan İran, psikolojik üstünlüğü elinde bulundurmasına rağmen, bir noktada anlaşma zeminine yaklaşmak zorunda kalabilir. Aksi takdirde, kazanan gibi görünen ama aslında büyük kayıplar nedeniyle zayıflayan bir zaferin yaratacağı ağır yük riskini göz ardı etmemek gerekiyor.
Müzakere sürecinde yaşanan haber akışı ve kirliliği, piyasalarda volatilitenin yüksek seyretmesine yol açacaktır. Dün bekle-gör stratejisi izleyen ve temkinli iyimser bir seyir sergileyen piyasalar, bu sabah dünkü duruma göre daha sakin bir başlangıç yaptı. İran'ın ABD teklifini değerlendirmesine rağmen müzakereye kapalı duruşunu sürdürmesi ve sahadaki çatışmaların devam etmesi, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah yeniden 104 dolar seviyelerine ulaştı. Diplomasiye dair iyimserliğin yerini belirsizliğe bırakması dikkat çekiyor. Altın ve gümüşün ons fiyatı, hafta başında gerilediği seviyelerden tepki göstererek yükselse de, dünkü test ettiği fiyatların altında seyrediyor. Gümüşün teknik anlamda 71 dolar seviyesinin üzerinde kalmasını önemli buluyoruz.
ABD borsaları dün geceyi yükselişle kapatırken, bu sabah Pasifik'te ve ABD borsalarının vadeli işlemlerinde kısmen sakin bir seyir hâkim. Piyasalar diplomasiye bir şans tanısa da, sürecin zorlu ilerleyeceği ve sahadan gelen bilgilerin kafa karıştırmaya devam ettiği görülüyor. Bu çerçevede, Tokyo borsası %0,7 civarında gerilerken, Güney Kore borsası %3'e yakın bir düşüş yaşadı. Japonya'da kısa vadeli tahvil faizleri, artan enflasyon beklentileriyle yaklaşık 30 yılın zirvesine yükseldi. Savaş kaynaklı enerji fiyat baskısı ve hizmet enflasyonundaki artış, Japonya gibi enerji ithalatına bağımlı bir ekonomide para politikasında sıkılaşma ihtiyacını öne çıkarıyor. Piyasalarda erken faiz artırımı ihtimali belirgin şekilde güçlenmiş durumda. Ayrıca, piyasaların yönünü belirleyen 10 yıllık ABD tahvil getirisi %4,35 seviyesine hafif bir yükseliş gösterdi. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son bir haftadır 70 bin dolar seviyesinde sakin bir seyir izliyor.
Türkiye cephesinde savaşın ekonomik yansımalarını dikkatle izlerken, TCMB'nin döviz pozisyonundaki tahribatı da günlük olarak takip ediyoruz. 24 Mart valörlü işlemlerde, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu değişmeyerek 20,5 milyar dolar seviyesinde kaldı. Altın fiyatlarında hafta başına kıyasla yaşanan ciddi toparlanma etkili olurken, altın etkisi dışlandığında döviz rezervlerinde bir azalma gözlemliyoruz. Son 16 iş gününde yaşanan erozyonun toplam bilançosu 49,7 milyar dolar azalma yönünde olurken, savaş öncesine göre manşet rakam 70,50 milyar dolardan 20,5 milyar dolar seviyesine geriledi.
TCMB'nin kriz yönetimindeki tecrübesi sayesinde döviz kuru yönünden bir endişe taşımıyoruz. Ancak yurt içi yerleşiklerin, masanın diğer tarafında oturan bir aktör olarak talep göstermediklerini bir kez daha belirtmek gerekir. Özetle, döviz kuru tarafında şu an için anlamlı bir risk görmüyoruz. Döviz talebi, yurt dışı yerleşiklerin swap kanalıyla gelen sıcak para çıkışlarıyla artış gösterirken, hane halkının döviz talebinde bulunması veya rezervlerin kritik seviyelere ulaşması durumunda, TCMB'nin para politikası kararlarını gözden geçirebileceğini düşünüyoruz.
Kapalıçarşı'da döviz kuru hafta başı bankalar arası piyasadan biraz daha yüksek oluşurken, bizim tarafımızda ise 44,35 seviyelerinde ve otoritenin kontrolünde sakin bir seyir izliyor. Savaşın seyri ve buna dair beklentilerin dinamikleri değiştirme potansiyelini göz önünde bulundurmakla birlikte, şu anda pozisyonlama anlamında bir değişiklik yapmayı planlamıyoruz. CDS risk primi 285 baz puan seviyesine gerileyerek, hafta başında test ettiği 323 baz puana göre anlamlı bir geri çekilme gösterdi. Tahvil piyasalarında 2 yıllık gösterge tahvil %41,50 seviyelerine hafif bir düşüş yaşadı. Hisse senetleri endeksi ise günü sınırlı bir yükselişle tamamlarken, bankacılık endeksi, dünkü kısmi iyimserlikle birlikte dört gündür devam eden sert düşüşten sıyrılarak günü %1 artıda tamamladı.
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 26 Mart Perşembe.