
İktisatbank Piyasa Analizi: Belirsizlik Devam Ediyor, Umut Artıyor
İktisatbank, 10 Nisan 2026 piyasa analiz raporunda belirsizliklerin sürdüğünü ancak İsrail-Lübnan diyaloğunun umut verdiğini belirtti.
1 kez görüntülendi
İktisatbank, 10 Nisan 2026 tarihine ait piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Belirsizlik devam ediyor, umut artıyor; İsrail-Lübnan diyaloğu piyasaları rahatlattı" ifadelerine yer verildi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol akışındaki ciddi aksaklıklar, küresel enerji piyasalarında arz endişelerini canlı tutmaya devam ediyor. Savaş öncesinde günlük ortalama 138 tankerin geçtiği bu önemli su yolu, küresel arzın yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Ancak gemi trafiğinin neredeyse durma noktasına gelmesi, ateşkesin sahada tam olarak uygulanmadığını gösteriyor. ABD, Tahran'ı anlaşmaya uymamakla suçlarken, İran ise İsrail'in Lübnan'daki faaliyetlerini gerekçe göstererek geri adım atmıyor. Jeopolitik cephede, ABD ve İsrail ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını savunurken, İran ve arabulucu Pakistan bu durumun anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu iddia ediyor.
Ateşkesin bozulup bozulmadığı konusundaki spekülasyonlar dün gün boyunca gündemdeydi ve İsrail-Lübnan ilişkileri ilginç bir şekilde öne çıktı. Lübnan, İsrail ile doğrudan görüşme talep ederken, İsrail'in barışın sağlanması ve Hizbullah'ın silah bırakması şartıyla bu talebi kabul etmesi, piyasaları kısmen destekledi. Bu gelişmeler, sürecin zor ve karmaşık geçeceğine dair bir kanıt olsa da, piyasalar da en kötü dönemin geride kaldığı düşüncesini korumaya devam ediyor.
Önümüzdeki günlerde başlayacak ABD-İran görüşmeleri bu bağlamda büyük önem taşıyor. Sahadaki askeri hareketlilik ve enerji akışındaki aksaklıkların, piyasalar tarafından dikkate alınması gerekiyor. Risk iştahındaki toparlanma kırılgan bir görünüm sergilese de genel olarak sürdüğünü söylemek mümkün. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçişlerinin, normal dönemlere göre %10'unun altında seyretmesi arz endişelerini artırırken, Brent ham petrolün varil fiyatı, ateşkes haberi sonrası 90 dolar seviyelerinden yeniden yükselerek 97 dolara yaklaştı ve piyasaların hassasiyetini yansıttı.
Makroekonomik veriler açısından, ABD'de dün açıklanan verilerin faiz beklentileri üzerinde etkili olduğunu görüyoruz. Çekirdek enflasyonun aylık bazda güçlü seyretmesi ve işgücü piyasasının dirençli görünümü, Fed'in faiz indirimine ilişkin beklentilerin ertelenmesine yol açtı. Piyasalar artık ilk faiz indirimi için 2027 yılına odaklanmaya başladı; bu durum riskli varlıklar üzerinde baskı yaratıyor. Jeopolitik belirsizlikler ve sıkı finansal koşulları birlikte değerlendirdiğimizde, kısa vadede piyasaların yönünü belirlemenin zor olacağını düşünüyoruz.
ABD borsaları dün gece %0,7 civarında bir artışla kapanırken, bu sabah Pasifik'te iyimser bir görünüm hâkim. Tokyo borsası %1,5, Güney Kore borsası ise %1,8 yükseliş kaydetti. Altının ons fiyatı dün bir ara 4,800 dolar seviyelerini test etse de, bu sabah 4,765 dolara hafif bir gerileme yaşadı. Gümüş de benzer bir şekilde ılımlı bir artış göstererek bu sabah 76 dolar seviyelerine ulaştı. Temel tarafta, hafta sonları risk almak istemeyen piyasalarda genellikle Cuma günlerinin satıcı geçtiğini hatırlatmak isteriz. Teknik açıdan bakarsak, altın ve gümüşün haftanın son iş gününü sırasıyla 4,730 ve 75 dolar seviyelerinin üzerinde kapatması durumunda yükseliş isteğinin devam edeceğini öngörüyoruz.
Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son günlerde sessizce 72 bin dolar seviyelerine kadar toparlandığını görüyoruz. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde uygulayacağı tarifeyi Bitcoin ile tahsil etmeyi planladığı yönündeki haberler, kripto paraları da hareketlendirdi. Bitcoin için ana yükselişin 76 bin dolar seviyesinin geçilmesiyle başlayacağını düşünüyoruz. Ayrıca, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,30 civarında, dolar endeksi (DXY) ise 99 seviyesinin hemen altında yatay bir seyir izliyor. EURUSD paritesi 1,17 seviyelerinin civarında işlem görmekte.
Türkiye cephesinde ise Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dün canlı yayında mevcut gelişmeleri değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, mevcut savaş ortamını 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük arz şoku olarak nitelendirdi. Ateşkesi olumlu değerlendirmekle birlikte, savaş öncesi döneme geçişin aylar alacağına dikkat çekerek, sürecin Türkiye için yönetilebilir olduğunu savundu. Savaşın uzaması durumunda sorunların küresel ölçekte büyüyeceğini belirten Şimşek, böyle bir durum için alternatif planlarının bulunduğunu ve kriz yönetimine hazır olduklarını ifade etti. Dezenflasyon sürecinin zarar göreceği, cari işlemler dengesinin bozulacağı, turizm gelirlerinin düşeceği gibi olumsuz başlıklar ön plana çıksa da, sürecin yönetilebilir olduğu kanaatindeyiz. Bu varsayımın ise savaşın uzun sürmeyeceği üzerine inşa edildiğini belirtmekte fayda var.
Türkiye ile ilgili olarak, her hafta perşembe günü yayımlanan TCMB ve BDDK'nın haftalık bültenlerini detaylı olarak inceledik. 3 Nisan ile sona eren haftada yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) 2,8 milyar dolar artış gösterdi. Yükselişin tamamı tüzel kişilerin dolar cinsi mevduatında gerçekleşirken, gerçek kişilerde anlamlı bir değişim gözlemlenmedi. Otoritenin kuru ne pahasına olursa olsun savunacağı ve TL'nin reel anlamda değerlenmeye devam edeceği yönündeki beklentinin, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerde döviz talebi yaratmadığını önemli buluyoruz. Bu durumun TCMB'yi de memnun ettiğini ve politikalarını bu değişime göre şekillendirdiğini düşünüyoruz. Yabancı yatırımcının çıkışlarını döviz rezervleri ile karşılarken, yerli yatırımcının döviz talebine yönelmesi durumunda, faiz kartını da masaya koyacaklarını öngörüyoruz.
En güncel verilere göre, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 6 Nisan valörlü işlemlerde 9,3 milyar dolar seviyesine kadar geriledikten sonra, 8 Nisan valörlü işlemlerde 13,5 milyar dolar düzeyine toparlandı. Yani dipten dönüş gerçekleşti! Ateşkes sonrası yabancı girişlerinin artacağını bugün açıklanacak verilerle görebileceğimizi düşünüyoruz. Piyasa kulislerinde TCMB'nin 7-8 milyar dolar büyüklüğünde döviz alımı yaptığına dair bilgiler mevcut. USDTRY kuru, pazartesi valörlü işlemlerde 44,60 seviyelerinden işlem görürken, CDS risk priminin de 243 baz puana kadar gerilediğini belirtelim (23 Mart 323 baz puan).
Öte yandan, yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet portföyündeki azalma, 3 Nisan ile biten haftada 1,2 milyar dolar ile devam etti. Son yedi haftada birikimli rakamın 11 milyar dolara ulaştığını not edelim. Piyasalardaki paniğin bu hafta itibarıyla sona erdiğini veya azaldığını düşünürsek, önümüzdeki haftadan itibaren tablonun iyileşmeye başlayacağını öngörüyoruz.
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 10 Nisan Cuma.