
Güneş Enerjisi Sistemleri için Hukuki Çerçeve Şarttır
Elektrik Mühendisleri Odası, akülü güneş enerjisi sistemlerinin denetimsiz yayılmasının güvenlik riskleri doğurduğunu vurguladı ve hukuki çerçevenin oluşturulmasını talep etti.
1 kez görüntülendi
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), depolamalı güneş enerjisi sistemleri için acil olarak teknik ve hukuki çerçevenin oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Oda tarafından yapılan açıklamada, yenilenebilir enerjiyi desteklediklerini, fakat akülü sistemlerin teknik standartlar ve açık mevzuat olmadan yaygınlaşmasının kamu güvenliği, şebeke güvenilirliği, yangın riski, tüketici hakları ve çevresel sorumluluk açısından ciddi sorunlar yarattığı ifade edildi.
Açıklamada, son zamanlarda konutlar ve küçük işletmelerde hızla artış gösteren akülü (enerji depolamalı) güneş enerjisi sistemlerinin; batarya güvenliği, test sertifikaları, çevrim ömrü, kapasite düşümü, yangın davranışı ve ömür sonu bertarafı gibi çeşitli teknik başlıklar içerdiği belirtildi. Bu nedenle, teknik denetim ve mühendislik kontrolü olmadan gerçekleştirilen gelişigüzel kurulumların ciddi bir kamu güvenliği sorunu oluşturduğu kaydedildi.
Mühendislik bilgisi ve teknik standartların göz ardı edildiği bu uygulamaların, 'yenilenebilir enerji yatırımı' adı altında meşrulaştırılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Kontrolsüz kurulan hibrit inverter tabanlı enerji depolama sistemlerinin, şebekeye istenmeyen enerji enjeksiyonuna neden olabileceği ifade edilen açıklamada, "Şebeke kesintisi durumunda uygun koruma önlemleri olmaksızın sistemlerin devrede kalması, bakım veya arıza giderme çalışmaları yürüten teknik personel için ciddi elektriksel güvenlik riski taşımaktadır." denildi.
Teknik hassasiyetleri kapsayan kapsamlı bir mevzuatın ivedilikle hazırlanması gerektiği ve mevcut kontrolsüz kurulumların kayıt, denetim ve teknik uygunluk mekanizmalarıyla kontrol altına alınmasının zorunlu olduğu belirtildi.
Oda’nın temel hassasiyet noktalarına değinilerek şu ifadelere yer verildi: "Ülkeye giriş standardı açık olmalı; test sertifikası ve teknik dosyası eksik aküler piyasaya girmemelidir. Bataryanın çevrim ömrü, kapasite kaybı, garanti koşulları ve beklenen kullanım ömrü net bir şekilde beyan edilmelidir. BMS; aşırı şarj, aşırı akım, kısa devre, sıcaklık ve iç arıza korumalarını doğrulanabilir şekilde sağlamalıdır. Kurulum yeri, havalandırma, yangından ayırma, acil kapatma ve itfaiye erişimi kuralları net bir şekilde tanımlanmalıdır. Yangın algılama sistemi (TS EN 54 veya muadili) zorunlu olmalıdır. Kontrolsüz hibrit inverter uygulamalarıyla şebekeye istenmeyen enerji enjeksiyonu engellenmelidir. Şebeke kesintisinde, sistemlerin şebekeden tamamen izole edilmesi sağlanmalı; bakım personeli için elektriksel güvenlik riski oluşmamalıdır. Kurulum, test, devreye alma ve bakım yalnızca yetkili kişilerce yapılmalı; kapasite artışları yeniden denetlenmelidir. Ömrü dolmuş bataryalar için geri alım, toplama, taşıma ve bertaraf mekanizması oluşturulmalıdır. İkinci el veya kullanılmış bataryalar, ayrı bir test ve kabul süreci olmadan sisteme dahil edilmemelidir. KIB-TEK ve ilgili kurumlar tarafından etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır."
Elektrik Mühendisleri Odası, ilgili kurumları, yetkilileri ve halkı uyararak, enerji dönüşüm sürecinin plansızlık, denetimsizlik ve teknik sorumsuzlukla yürütülemeyeceğini savundu.
Açıklamada, gerekli teknik düzenlemeler ve denetim mekanizmaları derhal oluşturulmadığı takdirde; yakın gelecekte meydana gelebilecek "yangınlar, patlamalar, ekipman arızaları, şebeke sorunları ve olası can kayıplarının sorumluluğunun", önlem almaktan kaçınan kurumlar ve yetkililerin üzerinde olacağı ileri sürüldü.