
Yahudi Araştırmaları Enstitüsü: İsrail'de İç Savaş Korkusu Artıyor
Yahudi Araştırmaları Enstitüsü'nün raporu, İsrail'deki toplumsal kutuplaşmanın en büyük tehdit olarak algılandığını gösteriyor.
1 kez görüntülendi
Yahudi Araştırmaları Enstitüsü (YIVO) tarafından dün yayımlanan yıllık raporda, İsrail toplumundaki iç bölünme ile ilgili endişelerin giderek arttığına dikkat çekildi.
Ankete katılanların çoğunluğu, toplumsal kutuplaşmanın devlet için en büyük tehdit olduğunu düşündüğünü belirtirken, rapor, İsrail basınının 'olası bir iç savaş' olarak tanımladığı durumun, Filistinlilerle olan çatışma ve İran'ın nükleer programından daha büyük bir beka riski oluşturduğuna inanan İsraillilerin sayısını ortaya koydu.
Raporda, ankete katılanların %55'inin iç bölünmenin ülke için en büyük tehlike olduğuna inandığı ifade ediliyor. Bu oran, %23 ile İran'ın nükleer programı ve %18 ile Filistinlilerle çatışma gibi tehditlerin oldukça önünde yer alıyor.
İsrail gazetesi Maariv, bu raporun, İsraillilerin Filistinlilerden ve İran'ın nükleer programından çok, iç savaş tehlikesinden ciddi şekilde kaygı duyduğunu gösterdiğini vurguladı. Her 10 İsrailliden 6'sı (%60), iç savaşın mevcut bir tehdit olduğunu düşünüyor.
Raporda ayrıca, İsrail'deki en büyük Yahudi grubu olan laik kesimin neredeyse yarısının, ülkenin çocukları ve torunları için en güvenli yaşam alanı olduğuna artık inanmadığı ortaya kondu.
Halkın büyük bir kısmı (%80) Haredi (Ultra-Ortodoks Yahudiler) topluluğunun zorunlu askerliğe tabi tutulmasını desteklese de, Haredilerin bu duruma katı bir şekilde karşı çıktığı görülüyor. Haredilerin %79'u, kendilerine özel yapıların sunulduğu durumlarda bile askere alınmayı reddettiklerini ifade ediyor.
İsrail basını, raporun, İsrailliler arasındaki yakınlık hissini engelleyen temel faktörün milliyet, ırk veya köken değil, birbirleriyle rekabet eden siyasi kamplara (sağ veya sol) aidiyet olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Maariv, “Siyasi kutuplaşma her şeyi yok ediyor: Sol seçmenler, sağ seçmenlere olan yakınlıklarını yalnızca 1,25 puan olarak değerlendirirken, sağ seçmenler bu yakınlığı 3,48 puan olarak ölçüyor” tespitinde bulundu.
Öte yandan, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya ağır eleştirilerde bulunarak, Netanyahu'nun bir dönem daha görevde kalmasının İsrail toplumunu olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.
Bu yıl sonunda gerçekleşmesi beklenen seçimlerde Netanyahu’nun en güçlü rakibi olarak öne çıkan Bennett, Times of Israel gazetesine verdiği röportajda, Netanyahu'nun her alandaki tutumunu sert bir dille eleştirdi.
Bennett'e göre, Netanyahu ‘yönetim, savaşları kazanma, güvenlik ve düzeni sağlama, dini aşırıları topluma entegre etme ve ülkenin uluslararası itibarını onarma yeteneğini’ kaybetti.
Bennett, birden fazla cephede devam eden ‘uzun soluklu savaşı’ eleştirerek, bunun ‘İsrail'in doktriniyle uyumsuz olduğunu’ ve ülkenin askerleri, ekonomisi ve uluslararası konumunu zayıflattığını vurguladı.
Bennett yaklaşan seçimleri ‘İsrail tarihinin en kritik seçimi’ olarak nitelendirerek, eski Başbakan Yair Lapid ile birlikte tek çatı altında yarışacakları Birlikte Partisi’nin seçim kampanyasında, mevcut hükümetin bir dönem daha iktidarda kalmasının İsrail'i ‘ekonomisiz, toplumsal dokusundan mahrum ve etkin uluslararası konumunu kaybetmiş bir durumda bırakacağı’ uyarısında bulundu.
2021-2022 yılları arasında Netanyahu'nun koltuğunu devralan Bennett, Netanyahu'nun aşırı sağcı koalisyon ortakları Itamar Ben Gvir ve Bezalel Smotrich'e olan bağımlılığının onu işlevsiz kıldığını düşünüyor. Bennett ayrıca hükümetin Haredilerin zorunlu askerlik meselesini ele alış biçimini de sert bir dille eleştirerek, İsrail'in uzun yıllardır sürdürdüğü Haredi özerkliği anlayışını ‘yavaş bir ulusal intihar’ olarak değerlendirdi.
Yerleşimci şiddetle ilgili olarak masum Filistinlilere ve askerlere yönelik şiddeti ‘mümkün olan en güçlü ifadelerle’ kınayan Bennett, “İsrail'e hukuku ve düzeni yeniden getireceğim” dedi.
Bennett, Filistinlilere dair ise, “İsrail'in güvenliğini korurken, Filistinlilerin onurunu ve geçim kaynaklarını da göz önünde bulunduracağız. İsraillilerin güvenliğini riske atmadan, onların günlük yaşamını iyileştirecek adımları atmak için gereken iradeyi göstereceğiz. Ne onlar gidecek ne de biz.” şeklinde konuştu.
Bennett, 7 Ekim 2023 tarihinden önce bile mevcut hükümetin toplum üzerinde zayıflatıcı bir etki yarattığını, yargı reformu ve hükümet tutumlarının halkın yarısına 'sizi küçümsüyoruz, sizden intikam alacağız' mesajını verdiğini belirtti.