
Üstel: Türkiye'nin Hava Savunma Sistemleri Adada Fiili Garantörlük Sağlıyor
Başbakan Ünal Üstel, Meclis'te Türkiye'nin hava savunma sistemleri ve F-16'larının adada bulunduğunu vurguladı. CTP lideri ise ekonomik sorunlara dikkat çekti.
1 kez görüntülendi
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda bugün gündemde onay ve bilgi sunuşları yer aldı. Komitelerde incelenen yasa tasarılarının Genel Kurul’a iletilmesi ve onaylanması için gerekli tezkereler okundu.
İlk olarak “Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin” Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da üçüncü görüşmesi için hazırlanan tezkere okundu. Tezkere, Genel Kurul’da oy birliğiyle kabul edildi.
İkinci sırada, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Pasaport (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile ilgili üçüncü görüşmeye dair tezkere okundu ve oy birliğiyle kabul edildi.
Üçüncü olarak, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin Oteller (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da üçüncü görüşmesinin tezkere okundu ve yine oy birliğiyle kabul edildi.
Başbakan Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, hava savunma sistemleri, F-16’lar ve uçak gemilerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisi altında adada bulunduğunu ifade etti.
Üstel, hükümetin iktidara geldiği günden bu yana dünya genelinde pek çok kriz yaşandığını belirterek, pandemi sürecinin ekonomik dengeleri sarstığını, ardından Rusya-Ukrayna ve İsrail-Filistin savaşları ile İran Savaşı’nın başlamasıyla dengenin daha da bozulduğunu söyledi. Bu süreçte ekonomik sıkıntıların halkı etkilememesi için çeşitli tedbirler alındığını aktardı.
Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali işbirliği protokolleri sayesinde altyapı, eğitim ve birçok sektörde önemli projelerin hayata geçirildiğini ifade eden Üstel, akaryakıt fiyatlarının yaklaşık iki yıldır dengede tutulduğunu vurguladı.
Güney Kıbrıs ile akaryakıt fiyatları arasında yüzde 50'lik bir fark olduğunu belirten Üstel, bu durumun halkın sıkıntılardan etkilenmemesi ve hayat pahalılığının azaltılması için korunduğunu dile getirdi.
Önlemlerin sürdüğünü de sözlerine ekleyen Üstel, dünya genelinde yakıt ihtiyacının karşılandığı bölgelerde savaşların devam ettiğine ve Brent petrolün varil fiyatlarının her gün arttığına dikkat çekti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki Ağrotur Üssü’ne yapılan saldırıyı hatırlatan Üstel, Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristoduludis’in açıklamalarını eleştirerek, GKRY’de yedi ülkenin askeri varlığının bulunduğunu söyledi.
Hristoduludis’in Türkiye’ye yönelik ifadelerine de tepki gösteren Üstel, “Bizim Avrupa Birliği’nin korumasına ihtiyacımız yok.” dedi.
Üstel, “Kıbrıs Türkü varoluş mücadelesi verirken AB, BM ve insan hakları neredeydi?” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin hava savunma sistemleri, F-16’ları ve uçak gemilerinin adada bulunmasının etkin fiili garantörlük ve imzalanan anlaşmalarla ilgili olduğunu vurguladı.
“Kıbrıs Türkü’nün güvencesi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’dir ve bu dönem birlik ve beraberlik zamanıdır.” diyen Üstel, hükümetin gerekli önlemleri aldığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türklerin rahat, refah ve güven içinde yaşamaları için gereken adımları atmaya devam edeceğini belirtti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Başbakan’ın ardından söz alarak, Türkiye’nin gergin ve çatışmacı bu ortamda adaya gönderdiği askeri enstrümanlarla ilgili kimsenin rahatsız olmadığını ifade etti.
AB ile ilgili eleştirilerin muhatabının AB yetkilileri olduğunu ve diplomasi gerektiğini belirten İncirli, ülkede daha acil ekonomik sorunların bulunduğuna dikkat çekti.
Son yedi yıldır UBP hükümetleri tarafından yönetilen ülkede kamu maliyesinin bu kadar kötü durumda olmasının nedenlerinin açıklanmadığını öne sürdü. İncirli, Fiyat İstikrar Fonu için “20 yıl önceki uygulamalara atıfta bulunması” nedeniyle Berova’yı eleştirdi.
Zor zamanların uzun süredir sürdüğünü belirten İncirli, “Bizim siyasiler olarak insanımızı ve üreticimizi korumak gibi bir sorumluluğumuz var.” dedi. Hükümetin ülkeyi kötü yönettiği görüşünü savunan İncirli, kamu maliyesi için alınan ağır borçların nedenlerinin açıklanmasını gerektiğini ifade etti. İncirli, ayrıca tasarruf tedbirlerinin geç açıklanmasını da eleştirdi.