
Üstel: İşgali Kontrol Altına Alan Rum Yönetimidir
Başbakan Ünal Üstel, F-16'lar hakkında Hristodulidis'e yanıt vererek Rum yönetiminin işgali gerçekleştiren taraf olduğunu belirtti.
1 kez görüntülendi
Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini artırmak amacıyla adaya konuşlandırdığı F-16 savaş uçakları ve pilotlarına "hoş geldiniz" diyerek, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in Türkiye'nin adaya yönelik tutumuyla ilgili ifadelerine sert tepki gösterdi.
Üstel, Türkiye’ye ait F-16'lar ve hava savunma sistemlerine dair Hristodulidis’in yaptığı açıklamaları dikkatle izlediklerini belirtti. Türkiye'nin bu adımına yönelik sözlerinin yanı sıra Avrupa Birliği unsurlarını sürece müdahil etme çabasını da kınadıklarını ifade etti.
Hristodulidis’in Türkiye’ye yönelik nitelendirmesinin hem tarihi gerçeklerle hem de uluslararası hukukun temelini oluşturan 1960 Garanti Antlaşmaları ile örtüşmediğini vurgulayan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin attığı adımların herhangi bir saldırı amacı taşımadığını söyledi.
Bu adımların yalnızca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğini artırmaya yönelik savunma tedbirleri olarak gerçekleştirildiğinin altını çizen Üstel, "Asıl dikkat çekici olan büyük çelişkidir" dedi.
Kendi halkının güvenliğini gerekçe göstererek adanın güneyini farklı ülkelerin askeri unsurlarıyla dolduran Hristodulidis’in, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının güvenliği için attığı adımlara hakaret etme çabasını kabul edilemez bulduğunu belirtti.
Gerçeklerin açık olduğunu dile getiren Üstel, 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ortaklık devletinin Rum yönetimi tarafından tek taraflı olarak ele geçirildiğini ve bu durumun ortaklık devletinin fiilen bir Rum devletine dönüşmesine neden olduğunu ifade etti.
Üstel, "Dolayısıyla bu adada işgalden söz edilecekse, bu işgali gerçekleştiren taraf, ortaklık devletinin kurumlarını tek taraflı şekilde kontrol altına alan Rum yönetimidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’taki varlığını 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan meşru haklarına dayandırdığını belirten Üstel, Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve adadaki barış dengesinin teminatı olduğunu vurguladı.
Adanın güneyinde Avrupa ülkelerinin askeri unsurlarına ve yabancı orduların varlığına tek kelime etmeyen, hatta bunları adaya davet eden bir anlayışın, konu Türkiye olduğunda farklı bir dil kullanmasının ciddi bir çelişki olduğunu dile getiren Üstel, Türk ordusunun Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin teminatı olduğunu kaydetti.
Üstel, bu gerçeğin dün olduğu gibi bugün de geçerli olduğunu, yarın da geçerli olmaya devam edeceğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Bu güvenlik teminatının kararlılıkla sürdürüleceğini de sözlerine ekledi.