
Ünal Üstel: 1821 Zihniyeti Bugün de Değişmedi
Başbakan Ünal Üstel, Hristodulidis'in açıklamalarını eleştirerek Kıbrıs Türkü’nün haklarından asla taviz verilmeyeceğini vurguladı.
1 kez görüntülendi
Başbakan Ünal Üstel, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in son açıklamalarına sert bir yanıt verdi. Üstel, "Değerli kardeşlerim, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in beyanları, Kıbrıs meselesinin arka planında yatan değişmeyen Rum zihniyetinin bir tezahürüdür. O zihniyet açıktır: 1821’de neyse, 1963’te neyse, 1974’te neyse, bugün de odur. Hristodulidis’in 'rehber' olarak işaret ettiği 25 Mart 1821, Tripoliçe ve Mora’da binlerce Türk’ün katledildiği bir tarihtir. Onun kahramanlık hikayesi olarak sunduğu bu tarih, Türkler açısından açık bir soykırımdır. Bu zihniyeti en iyi anlayanlardan biri de biziz. Zira bu anlayış, yıllar sonra Kıbrıs’ta da kendini göstermiştir. 1821’de Türkleri Mora’dan silmek isteyen bakış açısı, 1963’te Kıbrıs Türkü’nü bu adadan silmek istemiştir. Bu tür söylemler, aynı zihniyetin devam ettiğinin açık bir göstergesidir. Hristodulidis bugün ne diyor? 'Kıbrıslı Türkler ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönerse üsler hakkında söz sahibi olabilir.' Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkını silah zoruyla dışlayan, devleti ve kurumlarını tek taraflı olarak gasp eden bu anlayış, bugün Kıbrıs Türkü’ne şartlı hak bahşetme cüretini göstermektedir. Türkiye’ye yönelik ifadeleri de benzer bir çerçevededir. 1960 düzeninin üç garantöründen biri olan Türkiye’yi yok sayıp, 'Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanırsa söz sahibi olabilir' demek; tarihi, hukuku ve gerçekleri göz ardı etmektir. Bir yandan 1821 gibi bir katliam tarihini 'rehber' ilan edeceksiniz… Diğer yandan Kıbrıs Türk halkının söz hakkını yok sayacaksınız… Aynı zamanda Türkiye’nin adadaki meşru statüsünü inkar edeceksiniz… Ardından barış ve çözümden bahsedeceksiniz… Bu açık bir çelişkidir. Hristodulidis, artık ne söylediğinin farkında değildir. Herkes anlamalıdır ki; 1821’in zihniyetiyle konuşanlar, 1963-1974 arasındaki karanlık dönemin devamını temsil etmektedir. Bir katliam tarihini destanlaştıran ve terör geçmişini kahramanlık olarak sunan bir anlayışla Kıbrıs meselesinde ne sağlıklı bir müzakere yürütülebilir ne de kalıcı bir çözüm sağlanabilir. Bizim duruşumuz nettir: Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını ve söz hakkını yok sayanlara asla boyun eğmeyeceğiz. 1821 zihniyetinin kırıntılarına geçit vermedik, vermeyeceğiz. Türkiye’nin garantörlüğünden de asla vazgeçmeyeceğiz.