Teksen Köroğlu'ndan Gıda Güvenliği Uyarısı: Zehirli Sofralar!
KIBRIS HABERLERI

Teksen Köroğlu'ndan Gıda Güvenliği Uyarısı: Zehirli Sofralar!

Teksen Köroğlu, gıda güvenliği skandallarının halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek acil önlemler alınması çağrısında bulundu. "Zehir soframızda!" dedi.

1 kez görüntülendi
Halkın Partisi (HP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Teksen Köroğlu, Dialog TV'de Özlem Çimendal’ın sunduğu “Güne Merhaba” programında gıda güvenliğiyle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Sorunun artık yalnızca bir yönetim zaafiyeti olmaktan çıkıp, halk sağlığına karşı işlenmiş bir "suç" haline geldiğini ifade eden Köroğlu, "Zehir artık soframızda, çocuklarımızın tabağındadır" diyerek hükümet ve yerel yönetimlere acil önlem çağrısında bulundu. Köroğlu, Mağusa ve Gönyeli belediyelerinin denetimlerinde ele geçirilen 800 kilo kaçak et ve uygunsuz balık stoklarına dikkat çekerek, bu durumun "buzdağının yalnızca görünen kısmı" olduğunu vurguladı. Yıllardır süregelen ihmalkârlığın bir "sessiz katliama" dönüştüğünü belirten Köroğlu, gıda güvenliği için derhal Milli Seferberlik ilan edilmesi gerektiğini dile getirdi. Mevcut yasaların yetersizliğine ve tamamlanmayan tüzüklere değinen Köroğlu, Sağlık, Tarım ve İçişleri Bakanlıkları ile belediyeler arasındaki yetki karmaşasının denetimleri olumsuz etkilediğini savundu. "Ülkemizde hızla artan kanser vakaları, organ yetmezlikleri ve çocuklardaki gelişim bozuklukları tesadüf değildir. Denetimsiz gıda, hücrelerimize yapılan bir saldırıdır. Devlet Laboratuvarı yetersiz; eğer tek merkez kalacaksa, altyapısı güçlendirilmeli ve halk sağlığı için 7/24 hizmet verecek kapasiteye ulaştırılmalıdır" şeklinde konuştu. Gıda güvensizliğinin yalnızca sağlık sorunlarına değil, ciddi bir ekonomik yıkıma yol açtığını belirten Köroğlu, yerel gıdaya güveni sarsılmış vatandaşların alışveriş için Güney Kıbrıs’a yöneldiğini, bunun da dürüst çalışan yerli üreticileri ve esnafı olumsuz etkilediğini ifade etti. Köroğlu, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: 1. Bağımsız Gıda Kontrol Kurumu: Siyasetten bağımsız, tek çatı altında çalışan bilimsel bir kurum derhal kurulmalıdır. 2. Şeffaf İfşa Sistemi: Denetim sonuçları, halkı zehirleyen işletmelerin isimleri gizlenmeden kamuoyuna açıklanmalıdır. 3. Dijital İzlenebilirlik ve Etiketleme: Tarladan sofraya her ürünün kaynağı takip edilmelidir. 4. Tüzük Seferberliği ve Caydırıcı Cezalar: Eksik tüzükler 30 gün içinde tamamlanmalı, halk sağlığıyla oynayanlara karşı hapis cezası dahil en ağır yaptırımlar getirilmelidir. 5. Belediyelerin Sorumluluğu: Belediye başkanları, kendi sınırları içerisindeki gıda güvenliğinden birinci derecede sorumlu tutulmalıdır. Cumhurbaşkanlığı’nı ulusal bir kontrol planı başlatmaya çağıran Köroğlu, Başsavcılık ve Sayıştay’ı da göreve davet etti: "Denetim yapmayan, personeli olmayan ve halkın sağlığını tehlikeye atan her kurum hakkında 'görevi ihmal' soruşturması açılmalıdır. Denetimsizlik bir tercih değil, suçtur! Sustukça tabaklarımıza zehir giriyor, çocuklarımız hastalanıyor ve ekonomimiz batıyor. Halkın Partisi olarak bu sürecin en sıkı takipçisi olacağız; çünkü insan sağlığından daha önemli hiçbir şey yoktur."