RMMO Radar Sistemi, İran İHA'sını Tespit Etti Ama Kilitlemedi
GUNEY KIBRIS

RMMO Radar Sistemi, İran İHA'sını Tespit Etti Ama Kilitlemedi

Rum basını, İran İHA'sının saldırısında Güney Kıbrıs hava savunma sisteminin neden etkisiz kaldığını araştırıyor. Radarlar tespit etti, kilitlemedi.

1 kez görüntülendi
Güney Kıbrıs'ın hava savunma sisteminin, İran'a ait bir insansız hava aracının (İHA) İngiliz egemen askeri üssü Ağrotur'a yönelik saldırısını durdurmaması gündeme geldi. Haftalık Kathimerini, "Radarlar Drone'u (İHA) Gördü Ancak Kilitlemedi" başlıklı haberinde, Rum hava savunma sisteminin Fransız yapımı "Mistral", İtalya/İsviçre üretimi "Aspide/Skyguard Otellos" ve Rus yapımı "TOR M1"'in yanı sıra, yakın zamanda İsrail'den alınan Barak MX sistemi ile güçlendirildiğini hatırlattı. Olay gecesi sistemin aktif olduğunu, hava sahasına giren İran'ın Shahed 136 İHA'sını tespit ettiğini ancak kilitlemediğini belirten gazete, RMMO'nun bu konuda herhangi bir yanıt vermediğini aktardı. Gazeteye göre, RMMO radar sisteminde görev yapmış emekli bir subay, "Beşparmak Dağlarına S-200 tipi füze düşmesi" olayını ve Rum yönetiminin TOR M1'leri aldığı dönemde bir Türk savaş uçağını kilitlemesi sonucu yaşadığı sıkıntıları örnek göstererek, RMMO içinde bir "sorumluluk alma korkusu" sendromu bulunduğunu ifade etti. S-200 olayı meydana geldiğinde, Rum Savunma Bakanlığı'nın bilgiyi RMMO komutanlığından değil, saat 03.00 sularında Kathimerini muhabirinden aldığına dikkat çekildi. Gazetenin ismini açıklamadığı emekli subay, TOR M1 sistemi alındığında da sistemin kullanıcılarının, Baf'taki "Andreas Papandreu hava üssü" üzerinde uçan bir Türk savaş uçağını kilitlemesi nedeniyle siyasi gerginlik ve birim içi sorunlar yaşandığını belirtti. Gazete, Rum yönetiminin mevcut hava savunma sisteminin İHA'larla ilgili zafiyetleri olduğunu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in bu nedenle Yunanistan ve diğer bazı Avrupa ülkelerinden yardım talep ettiğini aktardı. Edinilen bilgilere göre, mevcut sistemdeki İHA zafiyetini gidermek amacıyla, AB'nin SAFE programı aracılığıyla Yunanistan'ın ürettiği 4 "Centauros" İHA savar sistemi satın alınacağı bilgisi verildi. Bu 4 "Centauros" sisteminin, RMMO Deniz Kuvvetleri'ne değil, Rum yönetiminin hayati altyapılarına yerleştirileceği ve mevcut hava savunma şebekesi ile entegre edilebileceği belirtildi. ALİTHİA Alithia, benzer bir haberde "İsraillilere Barak MX için milyonlar ödedik, kendi tatbikat alanımız yokken Mari ve Baf'taki üsleri sunarak Amerikalılara tatbikat alanı sağladık, ama Yunanistan, İngiltere ve AB'nin güçlü üyelerinden koruma talep ettik" vurgusunu yaptı. SİMERİNİ Haftalık Simerini, Ağrotur'a İHA saldırısının gerçekleştiği gece, Rum yönetiminin, İHA savar eksikliği nedeniyle, Fransa'da 2015'te yaşanan terör saldırısında uygulanan 24/7 kararının kendisi için de devreye gireceği umuduyla AB'den yardım talep ettiğini, ancak AB'nin isteksizlik gösterdiğini yazdı. Rum yönetiminin bu duruma yanıt olarak Yunanistan'dan destek istediği ve ABD'nin de Yunanistan gelene kadar bölgedeki imkanlarıyla yardım sağladığı bildirildi. Ayrıca ABD, Yunan yardımı gelene dek bölgedeki savaş gemilerini Güney Kıbrıs'ı korumak için seferber etti. Ardından Fransa'nın Charles de Gaulle uçak gemisi de bölgeye destek verdi. KATHİMERİNİ Alithia ve Kathimerini, Batılı ve Avrupa silahlı güçlerinin, Rum yönetiminin yardım talebine uluslararası bir yanıt bulduğu için değil, Doğu Akdeniz'in kritik operasyon alanı ve İngiliz askeri üslerinin aktif askeri kavşak olması nedeniyle Güney Kıbrıs'a gittiğine dikkat çekti. Haberde, Batılı ve Avrupalı güçlerin yaptığı takviyenin ana amacının Rum yönetiminin "askeri şemsiye" elde etmesi değil, üslerin, imkanların, deniz yollarının korunması ve tahliye planları olduğu vurgulandı. Ağrotur'a yapılan İHA saldırısı ve ardından verilen alarmların, tehlikenin Batı'nın kullandığı askeri altyapılarla ilgili olduğunu gösterdiği, ayrıca Güney Kıbrıs'ın aldığı inisiyatifler nedeniyle aniden jeopolitik yükseliş yaşamadığını sadece jeopolitik açıdan kullanışlı bir konumda olduğunu ortaya koydu. Fransa ve Yunanistan'ın bölgeye gelmesinin ardındaki gerçeklere de atıfta bulunuldu. Buna göre Fransa, "Avrupa Stratejik Özerkliğinin" temsilcisi olarak Güney Kıbrıs'ı Güney Avrupa'nın (Fransa, Yunanistan, İtalya, İspanya, Güney Kıbrıs - yani MED9) sert çekirdeği olarak göstermeyi, stratejik argümanını ve ürettiği silah sistemlerini sergilemeyi hedefliyor. Yunanistan, Doğu Akdeniz'deki kendi jeopolitik yayının ana kavşağı olarak Kıbrıs'taki krizi, geniş bir Yunan stratejik derinliğine dönüştürmeye çalışıyor. 2021'de Fransa ile yapılan anlaşma ile satın aldığı Rafale, Fransız fırkateynleri ve Exocet sistemlerini Ege, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'i ortak önleme alanına bağlayarak Güneydoğu Avrupa'nın güvenlik bacağı olmayı amaçlıyor. Almanya'nın risk almak istemediği bir alanda Fransa'nın zaruri ortağı görünmek isteyen Yunanistan, savunma sanayisi ve teknolojisi ile yeni İHA savar savunma sistemi teknolojisi satışında da söz sahibi olmak istiyor. Ayrıca, Yunanistan geçmişte açtığı yaraları ve "Kıbrıs uzakta" siyasi algısını değiştirmek istiyor. FİLELEFTHEROS Fileleftheros, Yunanistan'ın ardından Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda'nın önümüzdeki günlerde deniz imkanları göndereceğini, İngiltere'nin ise Ada'daki üslerini hızla güçlendirmekte olduğunu bildirdi. POLİTİS Politis, bölgeye gönderilen ya da gönderilmesi beklenen askeri imkanları aktardı. Buna göre; Birleşik Krallık: "Sea Viper" füze sistemiyle donatılmış "45 HMS Dreagon" destroyeri ve Martlet İHA savar taşıyan iki "Wildcat" helikopteri. Fransa: Doğu Akdeniz'de görev yapmakta olan Charles de Gaulle uçak gemisi grubu, Languedoc fırkateynleri, hava savunma sistemleri ve radarlı uçaklar. Yunanistan: 4 adet F-16 savaş uçağı, "Kimon" ve Centauros İHA savar taşıyan "Psara" fırkateynleri ile Kerpe adasındaki "Patriot" füzeleri. İspanya: Türkiye'deki İspanyol Patriot sistemine takviye amaçlı "Cristobal Colon" fırkateyni. Hollanda: "HNLMS Evertsen" fırkateyni. İtalya: SAMP/T karadan havaya füzelerini içermesi bekleniyor.