
Recep Tayyip Erdoğan: Okul Güvenliği Önceliklerimizin Başında Geliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul saldırıları sonrası güvenlik tedbirlerini artıracaklarını ve silah sahibi olma şartlarını yeniden düzenleyeceklerini açıkladı.
1 kez görüntülendi
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından ulusa hitap etti.
Kabinenin 62. toplantısını gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, toplantıda ulaşım ve adalet alanındaki güncel meselelerin yanı sıra geçen hafta okullarda meydana gelen silahlı saldırıları da konuştuklarını belirtti.
Açıklamasında, bu menfur saldırılar sonucu yaşamını yitiren öğrencilere ve cesaretle kendini siper eden Ayla öğretmene Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Öğretmenimizin ve çocuklarının yasını tutan ailelerine sabır diliyorum. Millet olarak hepimiz, acılarını yürekten paylaşıyoruz. Ancak, ateşin düştüğü yeri yaktığını, kaybedenlerin yüreklerinde açılan yaraların belki de asla kapanmayacağını biliyoruz. Bu zor süreçte tüm ailelerimize Yüce Allah'tan sabır ve dayanıklılık diliyorum." dedi.
Erdoğan, Siverek'teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14'ünün taburcu edildiğini, iki öğretmen ve üç öğrencinin ise halen tedavi altında olduğunu, yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığını ifade etti.
Kahramanmaraş'taki olayda ise 9 kişinin hayatını kaybettiği ve 21 kişinin yaralandığını hatırlatan Erdoğan, "15 kişi taburcu oldu, 3'ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi devam ediyor. Rabbim, yaralılarımıza acil şifalar versin. Kahramanmaraş'ın başı sağ olsun. Ülkemize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın. Bu insanlık dışı saldırıların faillerini bir kez daha lanetliyorum." şeklinde konuştu.
"ÇOK ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI"
Saldırıların sadece Kahramanmaraş ve Siverek'i değil, tüm 86 milyon vatandaşı etkilediğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Kahramanmaraş'a düşen ateş, diğer 80 ilimizin kalbine de düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı Kahramanmaraş'a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldular. Yaralılarımıza acil müdahale yapılırken, yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz de çalışmalara başladılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan, saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle bağlantı kurdukları ve nelerden etkilendikleri detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu incelemeler sonucunda çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek'teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklandı, Maraş'taki saldırganın eylemde kullandığı silahların sahibi olan babası da tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak süreci yakından takip ettim ve etmeye devam edeceğim. Sosyal medya ve dijital platformlarda yalan ve manipülatif içerikler yayan hesaplarla ilgili gerekli önlemleri aldık."
"HER NİMETİN MAALESEF BİR YAN TESİRİ OLUYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancısı olunan bir durumla karşı karşıya olunduğunu vurgulayarak, dijitalleşmenin ve küreselleşmenin getirdiği sorunların Türkiye'yi de etkilediğini belirtti.
"Her nimetin maalesef bir yan etkisi oluyor. İnternetin, teknolojinin ve dünya ile bütünleşmenin yan etkileri de kendini böyle gösterebiliyor. Özellikle ABD'de yaşananlar ve dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tür caniler, sadece masumların kanını dökmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumda infial, endişe ve korku yaratmayı da hedefliyorlar."
"NEDİR BU TELAŞINIZ, NEDİR BU ACELENİZ"
"Üzülerek belirtmek isterim ki bu süreçte bazı medya organları, siyasetçiler ve bazı gruplar pedagojik açıdan sorunlu açıklamaları ve yayınlarıyla, bilerek veya bilmeyerek saldırganların amacına hizmet etmiş ve faillerin ekmeğine yağ sürmüşlerdir." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kimse kusura bakmasın. Ancak daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli olmadan, milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları neden hedef alınır? Daha, vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kaldırılmadan 'olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar' diyerek niyet okumak hangi vicdana sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor ama ana muhalefetin bazı aktörlerinin aklına ilk gelen ramazan etkinliklerini eleştirmek. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrenciler arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hiçbir sebep altında, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra sağduyu ve soğukkanlılık içinde hareket etmemiz gerekiyor. Zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak bunu yapacak birikime sahibiz. Vatandaşlarımdan, gerilim tuzağına düşmemelerini ve serinkanlılıklarını korumalarını bir kez daha rica ediyorum.
Şiddet olayları tek boyutlu değildir. Bu kapsamda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede bütüncül bir strateji uygulamak önemlidir. Şiddet kültürünü besleyen faktörlerin belirlenmesinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o kadar başarılı oluruz."
Erdoğan, aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Okulların güvenliğinin öncelikler arasında yer aldığını ifade eden Erdoğan, "Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır." dedi.
Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşılmasının önemli olduğunu belirten Erdoğan, siber devriye faaliyetlerine ağırlık verme ve siber birimlerin kapasitelerini güçlendirme hedefinde olduklarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, internetin karanlık alanlarında görünürlüklerini artırmayı, okul-kolluk işbirliğini güçlendirmeyi ve yeni çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. "Gerekli talimatları bugün ilgili bakanlarımıza verdim." şeklinde konuştu.
Özellikle ailenin önemine dikkat çeken Erdoğan, ailenin bireyin ilk okulu olduğunu ve sosyalleşmenin burada başladığını söyledi.
Ailenin kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi budur. Son olaylarda aile içi iletişimin zayıflaması ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor." dedi.
"ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN PSİKOSOSYAL DESTEK MEKANİZMALARINI GÜÇLENDİRECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul, aile ve rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili bir şekilde kullanılmasının önemine vurgu yaptı.
Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ek adımlar atacaklarını belirten Erdoğan, "Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek amacıyla iki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele için velilere yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlere ve okul yöneticilerine kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrenciler için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek ve dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden ve etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik ve uyarı sistemlerini daha hassas hale getireceğiz." dedi.
"YAPIMLARDA FAİLLERİN GÜÇLÜ HATTA SAYGIN BİRİ OLARAK GÖSTERİLMESİ GENÇLERİMİZİN GERÇEKLİKLE BAĞINI ZEDELİYOR"
Şiddetin artmasında başka bir etkenin, çocuklar üzerinde olumsuz etki yaratan diziler, filmler ve popüler kültür ürünleri olduğunu belirten Erdoğan, şunları ifade etti:
"Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici ve cezadan muaf kişiler olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlemesine dair detayların verilmesi ve saldırı görüntülerinin tekrar tekrar yayınlanması çocuklarımız için taklit riskini artırıyor.
Tarihimiz boyunca şefkatli ve merhametli bir millet olduk. Ancak son yıllarda popüler kültürün etkisiyle kültürel değerlerimize sahip çıkmada ihmalkarlık gösterdik.
Milli ve manevi değerlere sahip çıkan her adımımızın bazı kesimler tarafından müdahale olarak yansıtıldığına dikkat çeken Erdoğan, "Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilerin hedefi oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, bazıları da cinsiyetsizleştirme akımlarını desteklemek için fırsat kolladı. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak, hükümetin nesilleri, aileyi ve toplumu korumaya yönelik politikaları saldırıya uğruyor." dedi.
Erdoğan, özgürlüğün sorumlulukla birlikte geldiğini, sorumluluk olmadan özgürlüğün olamayacağını belirterek, "Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık ve bundan sonra da bu doğrultuda ilerlemeye devam edeceğiz. Gençlerin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda, kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız." dedi.
Reyting kaygısının şiddet kültürünü yaygınlaştırmak için bir mazeret olamayacağını vurgulayan Erdoğan, bu konuda en büyük görevin medya kuruluşlarına düştüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddeti özendiren yapımlar yerine aileyi merkeze alan, iyiliği ve merhameti teşvik eden yapımlara daha fazla yer verilmesi gerektiğini ifade etti. "RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla, ekranlarda şiddet ve yozlaşma konusunu daha kararlı bir şekilde ele alacağız." dedi.
"KİMLİK DOĞRULAMA VE BİLGİ PAYLAŞMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRECEĞİZ"
Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirerek erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayları gerçekleşmeden müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı oluşturacaklarını kaydeden Erdoğan, genelleyici ve tek tip çözümler yerine yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika geliştireceklerini dile getirdi.
Erdoğan, bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda dijital içerik takibinin daha sıkı yapılacağını da belirtti.
Dijital dünyada içeriklerin hızla yayılabildiğini ifade eden Erdoğan, bu içeriklerin kaldırılması veya erişime kapatılması konusunda bazen geç kalındığını, bu gecikmelerin önüne geçmek için hızlı filtreleme araçlarının kullanılmasının gerektiğine vurgu yaptı.
Erdoğan, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin alınmasının önemini dile getirerek, "Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal medya kullanımını sınırlayan düzenlemenin yürürlüğe girmesi önemli bir boşluğu dolduracaktır. Önümüzdeki süreçte sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğü getirilecektir." dedi.
Ateşli silahlar konusuna da değinen Erdoğan, "Zaten bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut uygulamalara ek olarak, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi durumunda verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Ayrıca, bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesi ve eylem planı oluşturacağız." ifadelerini kullandı.
"ETKİN VE CAYDIRICI ÖNLEMLERİ KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ"
Erdoğan, Kabine toplantısında atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylı bir şekilde planladıklarını belirterek, "Devlet olarak bu alanlarda yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bu ülkenin tüm çocuklarına sözümüz var. Onların, gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış ve güvenli bir ülkede yaşamalarını sağlayacağız. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin umut dolu çocukları için bu sorunu büyümeden çözmeye çalışacağız. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin yasını tutan ailelerine tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum."