
Paskalya Etkinliklerinde Bayrak Yakma Olayı: Yetkililerden Sert Tepkiler
Güney Kıbrıs'ta Paskalya kutlamaları sırasında KKTC ve Türkiye bayraklarının yakılması üzerine Tufan Erhürman, Ünal Üstel ve Ziya Öztürkler'den sert tepkiler geldi.
1 kez görüntülendi
Paskalya etkinlikleri esnasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti bayraklarının ateşe verilmesine dair görüntüler sosyal medyada geniş yankı bulurken, bu duruma ilişkin yetkililerden ardı ardına açıklamalar yapıldı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs'ta bir grup tarafından gerçekleştirilen eylemi şiddetle kınadığını duyurdu. Erhürman, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Güneyde dini bayram kutlamaları sırasında kendini bilmez bir grup, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarını yakmıştır. Bayrakların yakılması, onlara veya sahiplerine zarar vermez; ancak bu tür bir eylem, yakanlar açısından açık bir medeniyet kaybıdır. Bu medeniyetsizlik örneği, zihniyet ve provokasyonlar Kıbrıs Rum Liderliği'nin sorunudur ve kınama gerektirir. Bu provokasyonu ve arkasındaki zihniyeti şiddetle kınıyorum."
Başbakan Ünal Üstel de, Güney Kıbrıs'taki EOKA zihniyetinin yeniden canlanmasını ve bayrak yakma olaylarını sert bir dille eleştirdi. Üstel, yazılı açıklamasında, yaşananların adada barış ve huzuru tehdit eden tehlikeli bir anlayışın yeniden gündeme geldiğini ifade etti. EOKA’nın işlediği insanlık suçlarının "kahramanlık" olarak sunulmasının tarihsel gerçekleri çarpıtmak olduğunu belirten Üstel, bunun nefret ve düşmanlığın sistematik şekilde körüklendiğini vurguladı. Ayrıca, Rum yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ve Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'un kullandığı dilin çatışmayı daha da alevlendirdiğini belirtti. Rum gençlerin bayrakları yakmasının açık bir provokasyon olduğunu ve Kıbrıs Türk halkına karşı bir saygısızlık olarak nitelendirildiğini dile getiren Üstel, bu eylemleri şiddetle kınadıklarını ifade etti. Yaşananların çözüm arayışlarını olumsuz etkilediğini ve güven ortamını zedelediğini kaydeden Üstel, Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulü olduğunu belirtti. Üstel ayrıca, Türkiye ile tam dayanışma içinde hareket ettiklerini ve Rum tarafını sağduyulu olmaya davet etti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, bayrakların ve eski Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın posterlerinin yakılmasını “kabul edilemez bir provokasyon” olarak değerlendirdi. Öztürkler, bu tür eylemlerin toplumsal güveni zedelediğini ve barış içinde yaşama iradesine zarar verdiğini ifade etti. EOKA’nın geçmişinin terör ve katliamlarla dolu olduğunu vurgulayan Öztürkler, bu mirası sahiplenmenin karanlık geçmişe tutunmak anlamına geldiğini belirtti. Bu tür eylemlerin her milli günlerde tekrarlandığını söyleyen Öztürkler, Rum yönetiminin Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu’nu arkasına alarak gerilimi tırmandırma çabasında olduğunu öne sürdü. "Barışın bir alternatifi yoktur; şiddet ve nefret söylemleri her iki taraf için de yıkıcıdır" diyen Öztürkler, Hristodulidis’in Paskalya mesajındaki ifadeleri de değerlendirerek, bu söylemin tek taraflı bir üstünlük anlayışını yansıttığını ifade etti. Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios'un açıklamalarının da siyasi ve militarist bir dil içerdiğini belirten Öztürkler, Türk askerinin adadaki varlığının devam edeceğini ve bunun Kıbrıs Türk halkının güvenliği için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.