
Papağan Ticaretinin Bin Yıllık Sırları Peru'da Ortaya Çıktı
Peru'da yapılan araştırma, Ichma halkının renkli papağanları yüzlerce kilometre uzaktan tedarik ettiğini gösterdi.
1 kez görüntülendi
Peru'nun başkenti Lima yakınlarındaki Pachacamac Tapınağı'nda 2005 yılında keşfedilen iki büyük mezar, önemli bir gömü alanını gün yüzüne çıkarmıştı.
Bu mezarlar, İnkaların yükselişinden önce, 1000 ile 1470 yılları arasında Peru'nun orta kıyılarında yaşamış olan Ichma kültürüne aitti.
Arkeologlar, mezarlardan birinde, yüzlerce yıl boyunca korunmuş ve canlı renklerini hala taşıyan papağan tüylerinden yapılmış süs eşyaları buldular.
Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden George Olah ve ekibi, bu tüylerin kökenini araştırarak And Dağları'nda geniş bir ticaret ağının varlığını ortaya çıkardı.
Bilim insanları, mezarlarda bulunan 25 tüyün DNA'sını analiz ederek bu tüylerin hangi kuş türlerine ait olduğunu tespit etti. Bulgular, tüylerin Amazon'a özgü dört farklı papağan türünden geldiğini ortaya koydu: Ara macao, Ara chloropterus, Ara ararauna ve Amazona farinosa.
Bu kuşların Ichma halkının yaşadığı bölgeden yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunması, bu toplumun papağanları temin etmek için diğer gruplarla ticaret yaptığına dair ipuçları veriyor.
Olah, "Güney Amerika'nın en yüksek sıradağlarının diğer tarafında, 500 kilometreden fazla bir mesafede ortaya çıkmaları, insan müdahalesinin kanıtıdır" diyerek, And Dağları üzerinden papağanların kendiliğinden uçmadığını vurguladı.
Araştırmacılar daha sonra, tüylerin izotoplarını analiz ederek bu kuşların nasıl beslendiğini belirlediler. Günümüzdeki papağanlar genellikle meyve ve tohumlarla beslenirken, incelenen tüyler, sıcak ve güneşli ortamlarda yetişen bitkilerle, muhtemelen mısır bakımından zengin bir diyetle beslendiklerini gösteriyor.
Bulgular, kuşların canlıyken taşındığı anlamına geliyor. Live Science'a konuşan Olah, "Kıyıya özgü bir beslenme düzeni sergilemeleri, kuşların kıyı şeridine canlı olarak getirildiğini ve tüy döktükten sonra tespit ettiğimiz izotopik imzaya sahip yeni tüyler çıkaracak kadar uzun süre esaret altında tutulduklarını kanıtlıyor" diye açıkladı.
Araştırmacılar, tüylerin genetik çeşitliliğinin de yüksek olduğunu belirledi. Bu durum, kuşların esaret altında çiftleştirilmediğini gösteriyor.
Ritüellerde önemli bir yere sahip olan bu tüyler, aynı zamanda statü sembolleri olarak da öne çıkıyordu. Bilim insanları, sürekli bu tüyleri üretebilen canlı kuşların oldukça değerli olduğunu düşünüyor.
Olah, "Onları evcil hayvan olarak düşünmek cazip olsa da arkeolojik kanıtlar, bu hayvanların esasen elit tuniklerde, başlıklarda ve cenaze süslerinde kullanılan ve prestij unsurları olan tüyleri için beslendiklerini gösteriyor" diyor.
Ekip, papağan ticaretinin olası güzergahlarını belirlemek için bir bilgisayar modeli kullandı. Bulgular, daha önce arkeolojik kanıtların bulunduğu iki rotayı işaret ediyor. Bunlardan biri kuzeyden geçerken, diğeri daha doğrudan merkezi bir yol izliyordu. Ichma halkının, papağanları temin etmek ve ticaretini yürütmek için aracı topluluklardan da faydalanmış olabileceği düşünülüyor.