
Makina Mühendisleri, hayat pahalılığı için hükümeti istifaya çağırdı
Makina Mühendisleri Odası, hayat pahalılığına yönelik muhtırada 120 milyon dolarlık tasarruf önerisi sunarak hükümeti istifaya davet etti.
1 kez görüntülendi
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odası'na bağlı Makina Mühendisleri Odası, hükümetin hayat pahalılığına ilişkin aldığı kararnamelere yönelik bir teknik muhtıra yayımladı. Açıklamada, savaş koşullarındaki artan enerji fiyatlarının en büyük tehdit olduğu ifade edilerek, hükümetin öncelikle yakıt maliyetlerini kontrol altına alması gerektiği vurgulandı.
Yapılan değerlendirmelerde, AKSA’ya yapılan kira artışlarının durdurulması ve faturaların denetlenmesi durumunda 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 120 milyon dolar tasarruf edilebileceği belirtildi.
Makina Mühendisleri Odası tarafından sunulan öneri listesi ise şu şekilde sıralandı:
"1. Hükümetin ilk yapması gereken tasarruf, Kalecik III sözleşmesini kamu yararına ve ihtiyaçlara uygun hale getirmektir.
Kalecik III sözleşmesi, kamu faydası ve gereksinimler göz önünde bulundurulmadan hazırlanmış, yasal dayanağı bulunmayan bir anlaşmadır. Bu sözleşme ile KIB-TEK’in üretim kapasitesi atıl durumda kalmış ve KIB-TEK’in üretim maliyetinin iki katı bedelle AKSA'dan enerji alınmasına yol açılmıştır. KIB-TEK’in 1 kWs enerjiye ulaşma maliyetinin 10 cent USD olduğu, Mecliste KIB-TEK yetkilisi tarafından belirtilmiştir. Ancak AKSA’dan alınan enerji, iletim hariç, yaklaşık 20 cent USD seviyesindedir. Savaş nedeniyle bu oran, eskalasyon formülü dolayısıyla artış göstermiştir. Bu nedenle hükümetin ilk tasarruf tedbiri, eskalasyon formülünü iptal etmek olmalıdır. Kamunun savaştan en az etkilenmesi için Kalecik III sözleşmesi ihtiyaçlara uygun ve kamu yararına olacak şekilde revize edilmelidir. Bu konuda Kıbrıs Türk Makina Mühendisleri Odası olarak teknik destek vermeye hazırız.
2. Yakıt maliyeti üzerinden haksız kazanç:
Sözleşme, AKSA tarafından kaleme alınmıştır. KKTC’de bu sözleşmenin yazım sorumluluğunu üstlenen tek bir yetkili bulunmamaktadır. Sözleşmede, 1 kWh enerji üretimi için harcanan yakıt miktarının bedeli üzerinden ödeme yapılacağı belirtilmesine rağmen, savaş öncesinde faturalara yansıyan yakıt bedeli üzerinden %35 oranında fazla kazanç sağlanmıştır. Savaş dönemindeki artan yakıt maliyetleri nedeniyle bu haksız kazanç daha da yükselebilir. Hükümet, yakıt fiyatlarını ve AKSA faturalarındaki yüksek bedelleri inceleyerek eskalasyon formülünün iptalini sağlamalıdır. Elektrik üretim maliyetindeki yakıt kalemi, 1 kWs enerji için kullanılan gerçek yakıt bedeli üzerinden hesaplanmalıdır.
3. Yüksek kira bedeli ve gizli artışlar:
Nisan 2026’da AKSA kira bedelini artırmıştır. AKSA, enerji fiyatları düşse dahi ABD tüketici endeksine göre kira artışı uygulamaktadır. 2023 yılından itibaren her yıl yapılan bu artışlar birikmekte ve sonraki yıllarda çarpan etkisiyle büyümektedir. Ayrıca 2003-2009 yılları arasında kurulan santraller için 3 kez, 2009 sonrası santraller için ise 2 kez kurulum bedeli ödenmiştir. Her santral için fahiş tutarlarda bedel ödenmektedir. 2003 yılında kurulan santrallerin kira bedeli içinde gizlenen geçersiz kurulum bedelleri yüz milyonlarca dolara ulaşmaktadır. Nisan 2026 itibarıyla kira bedeli 3,96-4,00 cent USD seviyesindedir. Bu miktar, 30 yıllık santraller için oldukça yüksektir. Mevcut kira bedeli, rayiç değerin 3 katından fazladır ve düşürülmesi gerekmektedir.
4. Yanlış tedbir: Halka yüklenmek:
Savaş ve enerji fiyat artışları gibi riskler varken, hükümetin önceliği enerji maliyetlerini düşürmek olmalıdır. İlk adım, AKSA sözleşmesini kamu yararına uygun şekilde yeniden düzenlemektir. Tüketicinin hayat pahalılığına karşı korunması için sistemin değiştirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.
5. Denetimsizlik ve kurumsal sorumluluk ihlali:
Kamusal sorumluluk alınmadan, imzasız ve sözleşmelere aykırı hesap özetlerine dayanarak AKSA’ya yapılan ödemeler sürmektedir. Faturalardaki sorunlar odamız tarafından ilgili resmi kurumlarla paylaşılmıştır. Denetim sorumluluğu bulunan kurumlar, AKSA’nın KIB-TEK’e kestiği faturaları denetlemeli ve devlete ödenen vergi ve KDV’yi kontrol etmelidir. Kalecik III sözleşmesi de ihale yasası hükümlerine göre incelenmelidir.
6. Alınması gereken gerçek tedbirler:
Hükümet, yakıt ve kira bedellerini rayiç seviyeye çekmeli, alım garantili sözleşmeyi sonlandırmalı ve KIB-TEK’in üretim kapasitesini 90 gün içinde en az %70 seviyesine çıkarmalıdır. Bu tedbirlerin uygulanmasıyla 2026 yılı için yaklaşık 120 milyon USD tasarruf elde edilebilir.
7. Muhalefete ve sendikalara açık çağrı:
Hükümeti eleştirirken AKSA sözleşmesinin kamu yararına olup olmadığı sorgulanmalıdır. KIB-TEK santrallerinin neden devre dışı bırakıldığı ve AKSA’nın üretim modeli kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu sorular sorulmadığı sürece gerekli adımlar atılmış sayılmaz."
Muhtıranın sonunda, mevcut politikaların kamu yararını gözetmediği öne sürülerek hükümetin istifaya çağrıldığı belirtildi.