Küresel Piyasalarda Tedirginlik: Orta Doğu Gerilimleri ve Enflasyon
EKONOMI

Küresel Piyasalarda Tedirginlik: Orta Doğu Gerilimleri ve Enflasyon

Küresel piyasalarda Orta Doğu'daki gerilimlerin devam etmesi, enflasyon kaygıları ve yükselen tahvil faizleriyle tedirgin bir seyir izleniyor.

1 kez görüntülendi
Orta Doğu'daki çatışmaların sürmesi ve bu durumun daha geniş coğrafyalara yayılma ihtimali, piyasalarda yeni bir baskı oluşturdu. Hafta başından itibaren ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerin çelişkili açıklamaları, bölgede gerilimin devam edeceğine dair endişeleri artırdı. ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, "İran'ın elektrik santrallerini hedef alma" kararını 6 Nisan'a kadar ertelediğini ve müzakerelerin olumlu gittiğini belirtti. Ancak Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması, petrol arzına yönelik endişeleri körükleyerek piyasalarda belirsizlik yarattı. Bu bağlamda, enerji arzındaki kırılganlığın sürmesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk priminin devam etmesine neden oldu. Söz konusu gelişmeler, küresel enflasyon risklerinin artabileceği sinyallerini veriyor. Petrol fiyatlarının yüksek kalması, enflasyona yönelik baskıların artabileceği beklentilerini güçlendirdi ve merkez bankalarının gelecekte sıkılaşma adımları atabileceği öngörülerini destekledi. Analistler, para piyasalarında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki 4 toplantıda büyük ihtimalle politika faizini sabit tutacağını, ekim ve aralık toplantılarında ise faiz artışlarına gidebileceği tahminlerini dile getirdi. Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed'in yıl boyunca şahin pozisyonunu koruyacağına dair beklentiler, tahvil piyasasında satış baskısının devam etmesine yol açtı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, son 3 haftada yaklaşık 43 baz puan artarak yüzde 4,39'a yükselirken, bu hafta da yükseliş trendini sürdürdü. Tahvil getirisi, yüzde 4,45'e kadar çıkarak son 8 ayın en yüksek seviyesini gördü ve ardından biraz dengelendi. Şu anda ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,41 seviyesinde işlem görüyor. Analistler, tahvil faizlerinin ve tahvil fiyatlarının ters yönde hareket ettiğini hatırlatarak, yükselen tahvil faizinin aslında "tahvil fiyatlarının düşmesi ve tahvil satışlarının artması" anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca, Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu kötüleştirebileceğini ve bu durumun merkez bankası için zorlu bir sürece yol açacağını ifade etti. Jefferson, tüketici ve işletme harcamalarında yavaşlama olabileceğini de vurguladı. Öte yandan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarını artırabileceği ve tedarik zincirlerini aksatabileceği gerekçesiyle 2026 için büyüme tahminini yüzde 2,9 olarak korudu. Ancak bu tahmin, küresel ekonominin 2025'teki yüzde 3,3 büyümesine kıyasla önemli bir düşüşü işaret ediyor. OECD, 2027 için öngörüsünü de yüzde 0,1 aşağı çekerek yüzde 3'e revize etti. Tüm bu gelişmeler ışığında dolar endeksi 99,8 seviyesinde kalırken, altının ons fiyatı yüzde 2,1 artışla 4 bin 470 dolara yükseldi. Petrol piyasası, çatışmaların azalmasıyla rahatlamış olsa da risklerin tamamen ortadan kalkmaması, aşağı yönlü fiyat hareketlerini kısıtlıyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,4 düşüşle 100,8 dolardan işlem görmekte. Makroekonomik verilere baktığımızda, ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısının, 21 Mart ile biten haftada 210 bine yükselmesine rağmen, beklentilerin biraz altında kaldığı görülüyor. Bu gelişmeler sonucunda, S&P 500 endeksi yüzde 1,74, Nasdaq endeksi yüzde 2,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,01 değer kaybederken, ABD'de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı. Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki ateşkes beklentilerinin uzamasıyla satıcılı bir seyir izliyor. Enerji arzına ilişkin sıkıntılar, enflasyon kaygılarını artırırken, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara dair beklentilerde önemli değişiklikler gözlemleniyor. Para piyasalarında, geçen ay ECB'nin yıl sonuna kadar bir faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken, bu beklentiler tersine döndü ve dün itibarıyla bankanın yıl boyunca toplamda 3 faiz artışı yapabileceği yönünde şekillendi. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecinde ilerleme kaydetti. Brüksel'de gerçekleştirilen AP Genel Kurul oturumunda, ABD ile AB arasında geçen yıl uzlaşılan ticaret anlaşması ele alındı. AP üyeleri, AB-ABD arasında varılan Turnberry ticaret anlaşmasının tarife hükümlerinin uygulanmasına yönelik yasa teklifleri hakkında AB üyesi ülkelerle yapılacak müzakerelerde ortak pozisyonlarını oy çokluğuyla kabul etti. Buna göre, ABD'den AB'ye ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük bir kısmında tarifeler kaldırılacak. Diğer taraftan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının dünyada yarattığı ağır sonuçları dile getirerek, "Bu savaştan çıkışa ihtiyacımız var, daha da tırmandırmamalıyız." dedi. Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,33, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,71, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,98 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,5 değer kaybetti. Yeni günde Avrupa'da endeks vadeli kontratlar karışık bir seyir izliyor. Asya piyasaları, Orta Doğu'daki gelişmeleri takip ederek karışık bir görünüm sergiliyor. Çin'deki veriler, üretici tarafındaki fiyat baskısının zayıfladığına işaret ederek, yatırım iştahını sınırlı da olsa artırabileceğine dair beklentileri güçlendiriyor. Bugün açıklanan verilere göre, Çin'de sanayi karları ocak ve şubat aylarında yüzde 15,2 artarak geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir iyileşme gösterdi. Bu veri, Çin piyasalarında "deflasyon sarmalı" korkusunu bir miktar hafifletti. Ancak ABD'de teknoloji hisselerinde görülen satış baskısı, yeni işlem gününde Güney Kore borsasına da sirayet etti. Ülkede yarı iletken üreticisi SK Hynix'in hisseleri yüzde 1,1, Samsung Electronics'in hisseleri ise yüzde 0,6 değer kaybetti. Kapanışa yakın, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1 düşerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,6 yükseldi. Yurt içi piyasalarda da Orta Doğu'daki gelişmelere dair haber akışı dikkatle izleniyor. Dün düşüş eğiliminde olan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,83 değer kaybederek 12.727,06 puandan kapattı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,63 azalarak 14.663,00 puandan işlem gördü. Dolar/TL, dünü 44,3390'dan kapatırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 44,4560'tan işlem görmeye başladı. Analistler, yurt içinde finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerinin yanı sıra, yurt dışında ise İngiltere'deki perakende satışlar ve ABD'deki Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.100 ve 13.200 puanın direnç, 12.800 ve 12.700 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. Bugün takip edilecek veriler ise şöyle: 10.00 İngiltere, şubat ayı perakende satışları; 14.30 Türkiye, ocak ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri; 17.00 ABD, mart ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi.