
Küresel Piyasalar Hürmüz Boğazı'ndaki Gerginlikle Dalgalanıyor
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla artan enerji maliyetleri küresel piyasalarda karışıklığa yol açtı. Bugün ABD'den gelecek istihdam verileri merakla bekleniyor.
1 kez görüntülendi
Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerginlik, küresel risk algısını yükselterek, çatışmaların devam edebileceği ve artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu yeniden canlandırabileceği kaygılarını artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamalarda İran yönetiminin sonunda pes edeceğini öne sürerken, Küba'nın da benzer bir sona ulaşacağını savundu. Trump, ABD'nin Küba'nın komünist yönetimi ile temas halinde olduğunu belirterek, "Yardıma ihtiyaçları var. Küba ile görüşüyoruz." ifadelerini kullandı.
Trump, İran'ın yeni liderinin belirlenmesinde etkili olacağını ifade ederek, "İran'ı nükleer silahlar olmadan güzel bir şekilde inşa edebilecek birinin başa gelmesini sağlamak için halk ve rejimle birlikte çalışacağız." dedi.
ABD'de bugün açıklanacak olan şubat ayına dair tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verilerinin yer aldığı istihdam raporu, yatırımcıların dikkatini çekiyor.
Son zamanlarda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) odaklandığı istihdam verileri, geçtiğimiz aylarda beklentileri aşarak iş gücü piyasasının sağlıklı olduğunu göstermişti. Bu hafta açıklanan diğer istihdam verileri de, ABD iş gücü piyasasında öngörülen bir soğuma olmadığını ortaya koymuştu.
Analistler, bugün açıklanacak verilerden elde edilecek sinyallerin Fed'in faiz indirimine yönelik beklentilerini etkileyebileceğini belirtiyor.
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları da dikkatle izleniyor. Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, ABD ve İsrail'in İran ile olan savaşı karşısında Fed'in nasıl bir yanıt vereceğinin, bu durumun ABD ekonomisi üzerindeki etkisinin ne kadar süreceğine bağlı olacağını vurguladı. Barkin, artan benzin fiyatlarının enflasyonist bir durum oluşturduğunu kaydetti.
Yükselen küresel risk algısı ve artan enerji maliyetleri nedeniyle dün Dow Jones endeksi yüzde 1,61, Nasdaq endeksi yüzde 0,26 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,56 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratları yeni güne alıcılı başladı.
Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının etkisiyle hafta başından beri artış gösteren petrol fiyatları, yeni günde düşüş eğiliminde seyrediyor. Brent petrol, dün yüzde 3 artışla 83,2 dolara ulaşırken, yeni işlem gününde yüzde 0,4 düşüşle 82,9 dolardan işlem görüyor.
ABD'de tahvil piyasalarında dün satış ağırlıklı bir seyir gözlemlenirken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi günü 6 baz puan artışla yüzde 4,14 seviyesinden kapattı. Tahvil faizi yeni günde ise yatay seyir izliyor.
Dolar endeksi, dün yüzde 0,6 artışla 99,3 seviyesinden kapanırken, yeni işlem gününde 0,4 azalarak 98,9 seviyesine geriledi.
Altının ons fiyatı, dün dolar endeksindeki yükseliş, kar realizasyonları ve piyasalardaki yüksek dalgalanma nedeniyle yüzde 1,2 düşüşle 5 bin 77 dolardan günü tamamladı. Yeni işlem gününde ise yüzde 1,1 artışla 5 bin 130 dolardan işlem görüyor.
Avrupa borsalarında, Orta Doğu'daki jeopolitik gerginliklerin etkisiyle olumsuz bir seyir gözlemlenirken, bölgeden gelen açıklamalar dikkatle takip ediliyor.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, çatışmanın hızlı bir şekilde sona ermesinin enflasyon üzerindeki etkilerinin kısa vadeli ve genel olarak sınırlı olacağı değerlendirmesini yaptı. Aksi durumda ise enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesinin, Avro Bölgesi'nde hem enflasyonu artıracağı hem de ekonomik aktiviteleri zayıflatacağına dikkat çekti.
Nagel ayrıca, özellikle İran merkezli bir savaşın makroekonomik dengeleri bozabileceğini ifade etti.
Analistler, Avrupa'daki kırılgan büyüme ortamının yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizliklerden olumsuz etkilenmesinin temel risklerden biri olduğunu belirtiyor. Mevcut enflasyonla mücadelenin uzamasının muhtemel olduğunu vurguluyor.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İran'ın savaşı ihraç etmeye çalıştığını ifade etti ve Orta Doğu'daki kaosun uluslararası hukukun aşınmasının bir sonucu olduğunu belirtti. Kallas, bu durumdan Rusya'nın yanı sıra Çin ve ABD'nin de dolaylı olarak sorumlu olduğunu kaydetti.
Şirketler tarafında ise Alman basınında yer alan haberlere göre, Alman otomotiv üreticisi Volkswagen'in Almanya'daki Osnabrück fabrikasında askeri araç üretimini değerlendirdiği bildirildi.
Bu gelişmelerle birlikte, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,45, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,61, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,49 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,61 geriledi. Bölgedeki endeks vadeli kontratlar ise güne hafif alıcılı başladı.
Asya tarafında ise Güney Kore hariç pozitif bir seyir gözlemlenirken, bölge genelinde artan enerji maliyetleri ve enerji tedarikine dair endişeler ön planda.
Çin'in yakın zamanda aldığı enerji ihracat önlemleri ve Rus pazarına erişim imkanı, Çin piyasalarında risk algısının daha sınırlı hissedilmesine katkı sağlıyor.
Çin ve Hong Kong piyasaları bölgede pozitif ayrışırken, ülkede imalat sanayi faaliyetlerinin büyük bir aksama yaşamayacağı ve enerji tedarikinin devam edeceği beklentileri yatırımcıları rahatlatıyor.
Buna ek olarak, Çin Başbakanı Li Çiang, Pekin'de düzenlenen Çin Ulusal Halk Kongresi'nin (ÇUHK) yıllık genel kurulunda, hükümetin çalışma raporu ve bütçe taslağını meclise sundu. Çin hükümeti, 2026'da ülke ekonomisinin yüzde 4,5 ila 5 büyümesinin hedeflendiğini açıkladı. Bu, önceki üç yıllık dönemdeki yüzde 5 civarı büyüme hedefinin aşağı çekilmesi anlamına geliyor.
Ayrıca, ÇUHK'a sunulan bütçe taslağında, savunma harcamalarının bu yıl yüzde 7 artışla 1 trilyon 909 milyar 561 milyon yuana (276,8 milyar dolar) çıkarılması maddesi de yer aldı.
Bölgedeki makroekonomik veriler de dikkatle izlenirken, Güney Kore'de şubat ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 2 artışla beklentilerin altında kaldı. Beklentilerin altında gerçekleşen enflasyon rakamlarına rağmen Güney Kore piyasaları, devam eden jeopolitik gerginlik ve enerji tedarik endişeleri nedeniyle satıcılı seyrini sürdürdü.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa doğru Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 artış gösterirken, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,7 düşüş kaydetti.