
KTÖS, Polis Müdürlüğü Önünde Açıklama Yaptı: Sevdamız Yurdumuzdur
KTÖS, Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak dokuz öğretmene dava okunduğunu bildirdi. Başkan Baybora, özgürlük mücadelesine vurgu yaptı.
1 kez görüntülendi
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması düzenleyerek toplam dokuz öğretmene dava okunduğunu duyurdu.
Açıklama, KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, avukat Öncel Polili ile dava açılan öğretmenlerin ve destek verenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Basın toplantısında ilk sözü KTÖS Başkanı Mustafa Baybora aldı.
KTÖS Başkanı Baybora, orada bulunmalarının sebebinin memleketlerine olan sevgi olduğunu vurgulayarak, "Sevdamız, yurdumuz, derdimiz ve geleceğimiz dediğimiz için buradayız" dedi.
Baybora, geçen hafta meclis önünde yapılan eylemlerle alakalı olarak dokuz kişiye dava açıldığını ve ifadelerinin alınması için Lefkoşa Polis Müdürlüğü'ne çağrıldıklarını belirtti.
"Hukukun üstünlüğünü savunduğumuz için; hükümetin düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı uyguladığı cezalara karşı durduğumuz için; rüşvet, yolsuzluk ve sahte diploma skandallarını sürekli gündeme getirdiğimiz için buradayız" diyen Baybora, eylemin en demokratik hakları olduğunu ve bu hakkı sonuna kadar kullanacaklarını ifade etti.
Kıbrıs Türk toplumunun bu topraklarda insanca yaşayabilmesi ve hukukun üstünlüğünün korunması için mücadelelerine devam edeceklerini aktaran Baybora, "Korkuyorlar, çünkü örgütlü bir toplum özgür bir gelecektir" şeklinde konuştu.
Hükümeti eleştiren Baybora, Kıbrıs Türk toplumunun geleceği için bıkmadan, usanmadan mücadele etmeye kararlılık ve cesaretle devam edeceklerini ifade etti.
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de, susturulmaya çalışsalar da susmayacaklarını ve yargılanmaktan korkmadıklarını belirterek, Başbakan Ünal Üstel'e eleştirilerde bulundu.
"Burada öğretmen arkadaşlarımız var. 'Rüşvet mi aldınız, hırsızlık mı yoksa yolsuzluk mu yaptınız' da buradasınız?" diyerek öğretmenlere seslenen Maviş, öğretmenlerin görevlerini bırakıp buraya geldiklerini ve yargılanmaktan çekinmediklerini ifade etti.
Öğretmenlerin "alnının açık" olduğunu vurgulayan Maviş, ülkenin gidişatından memnun olmadıklarını söyledi.
Maviş, "Hakkımızı aradığımız için yargılanıyorsak, boynumuz kıldan ince. Yargılanırız ve hesabını mahkemede veririz" şeklinde konuştu.
"Şimdilik dokuz arkadaşımıza dava okundu" diyen Maviş, polis tarafından görüntülerin incelendiğini ve ilerleyen süreçte daha fazla davanın gelebileceğini ifade etti.
Yüzlerce kişinin barikatları aşarak meclise girdiğini hatırlatan Maviş, "Hepimiz suçluyuz ve hepimize dava okuyun. Ancak bizi yıldıramazsınız ve korkutamazsınız" dedi.
Daha önce üç konuda kendilerine dava okunduğunu belirten Maviş, "Bu bir halk ayaklanmasıdır ve bundan herkes dersini çıkarmalıdır" diye ekledi.
Avukat Öncel Polili ise, son 15 yıl içinde eylemler sonrasında dava açılmasının adeta bir gelenek haline geldiğini savundu.
Bu konularda mahkum olan çok az kişi olduğunu belirten Polili, "Bu davalardan sonra mahkemelerin önemli kararları var. Daha önce bir polis müdürünün 'ben meclisin önünü eylemlere kapattım' demesi, mahkeme tarafından 'böyle şey olmaz' denilerek meclisin önü eylemlere açılmıştı" şeklinde konuştu.
Açtıkları birçok davada polisin tazminat ödemek zorunda kaldığını belirten Polili, "Bu davalardan korkmuyoruz" dedi.