
KSP Genel Grev Çağrısı: Hak Gasplarına Karşı Birlik Olmalıyız
Kıbrıs Sosyalist Partisi, hayat pahalılığı ödeneğinin kaldırılmasına karşı genel grev çağrısı yaptı ve durumu 'hak gaspı' olarak nitelendirdi.
1 kez görüntülendi
Kıbrıs Sosyalist Partisi Genel Sekreteri Mehmet Birinci, Kıbrıs’ın kuzeyinde işçi, emekçi ve memurların yaşam koşullarını tehdit eden yeni bir saldırıyla karşı karşıya olunduğunu vurguladı.
Birinci, hayat pahalılığı ödeneklerinin Bakanlar Kurulu kararnamesi ile gasp edilmesinin, halkın alın terine ve yaşam hakkına yönelik açık bir saldırı olduğunu belirtti.
Derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı altında ezilen işçilerin ve emekçilerin en temel güvencelerinden biri olan bu ödeneğin kaldırılmasının, toplumun geniş kesimlerini daha da yoksullaştıracağına dikkat çeken Birinci, gelir adaletsizliğinin daha da derinleşeceğini ifade etti.
Birinci, “Bu bir ekonomik düzenleme değil, işçilere, emekçilere ve memurlara yönelik açık bir hak gaspıdır” şeklinde konuştu.
Birinci'nin açıklaması şu şekilde devam etti:
Kıbrıs’ın kuzeyinde işçi, emekçi ve memurların yaşam koşullarını doğrudan hedef alan yeni bir saldırıyla karşı karşıyayız. Hayat pahalılığı ödeneklerinin Bakanlar Kurulu kararnamesiyle gasp edilmesi, halkın alın terine ve yaşam hakkına yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı altında ezilen işçilerin ve emekçilerin bu ödeneği kaybetmesi; toplumun geniş kesimlerini daha da yoksullaştıracak, gelir adaletsizliğini artıracaktır.
Bu nedenle, açık bir şekilde ifade ediyoruz:
“Bu bir ekonomik düzenleme değil, işçilere, emekçilere ve memurlara yönelik açık bir hak gaspıdır.”
Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak, bu saldırıya karşı gelişen toplumsal direnişi selamlıyor; yarın yapılacak genel grev için destek verirken, bu grevin doğru hedefe yönlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bugün yaşanan hak gaspları, tek bir kararın sonucu değildir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti rejiminin uzun yıllardır adanın kuzeyinde uyguladığı politikaların bir sonucudur. Bugün yaşanan hak gaspları, aynı zamanda TC’nin adada sürdürdüğü sömürgeci rejimi koruma çabasıyla da bağlantılıdır.
Son 7 yıllık süreçte yolsuzluk ve rüşvet iddialarının artması, kamu kaynaklarının keyfi kullanımının yaygınlaşması, sahte diploma skandalları ve laik yaşam biçimine yönelik müdahaleler, toplumda ciddi bir çürümenin göstergesi haline gelmiştir.
Ancak bu sorunlar yalnızca mevcut hükümetin hatalarıyla açıklanamaz. Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulu olan ve halkın iradesi yerine Ankara’ya bağımlı olan yapı, bu politikaların temel belirleyicisidir. Ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda dayatılan politikalar, yerel toplumun ihtiyaçlarından kopuk olup işçi ve emekçilerin haklarını sistematik olarak geriletmektedir.
Bu nedenle, sorunun kaynağı sadece kötü yönetim değil, TC’ye bağımlılık üzerine inşa edilmiş bu siyasal düzendir.
Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak, hayat pahalılığı ödeneğinin gasp edilmesini, işçi ve emekçilerin haklarının kısıtlanmasını, yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma düzenini, halk iradesine rağmen dayatılan tüm politikaları en güçlü şekilde kınıyoruz.
Çözüm, işçi, emekçi ve memurlardan keserek tüccarlara, bankalara ve büyük işverenlere fon aktarmakla sağlanamaz.
Çözüm, işçilerin ve emekçilerin haklarının güvence altına alındığı, demokratik iradenin özgürce işlediği, işçilerin ve emekçilerin üzerinde ulusal baskıların olmadığı barışa dayalı, birleşik, demokratik ve egemen bir Kıbrıs’ın inşasıdır.
Gerçek değişim, yalnızca UBP koalisyon hükümetinin değişmesiyle değil; TC’ye bağımlı bu yapının ortadan kaldırılmasıyla mümkündür.
Gerçek değişim, işçilerin ve emekçilerin el birliğiyle gelecektir.
Gerçek çözüm, anti-emperyalist, birleşik, demokratik ve barış içinde egemen bir Kıbrıs’tır.