
Kıbrıs'ta İngiliz Üsleri Üzerine AB Destek Verdi
Avrupa Konseyi, Kıbrıs’ın İngiliz üsleri konusundaki diyaloğunu desteklemeye hazır olduğunu duyurdu.
1 kez görüntülendi
Fileleftheros’un haberine göre, Avrupa Konseyi’nin nihai sonuç bildirgesine önemli bir ekleme, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in katkılarıyla yapıldı. İngiliz üsleriyle ilgili görüşmelerin başlatılmasına dair güçlü bir referans metne eklendi. Avrupa Birliği, Kıbrıs ile Birleşik Krallık arasında bu konuda yürütülecek diyaloğu destekleme konusunda istekli olduğunu açıkladı.
Bölgedeki gelişmelere atıfta bulunarak şu ifadeler kullanıldı:
"Avrupa Birliği, bölgeye yakın konumda bulunan üye devletlerin yanında kararlılıkla durmaktadır. Bu bağlamda, özellikle Doğu Akdeniz’de askeri unsurların konuşlandırılmasıyla ve Kıbrıs’a destek amacıyla üye devletler tarafından sağlanan katkıları memnuniyetle karşılamaktadır. Avrupa Konseyi, Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile İngiliz üsleri hakkında görüşmelere başlama niyetini not eder ve gerekli durumlarda destek vermeye hazır olduğunu belirtir."
Lefkoşa açısından, İngiliz üslerine ilişkin bu ifadenin metne dahil edilmesi oldukça önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği’nin bu tutumu, Kıbrıs hükümetinin İngiliz hükümetiyle konuyu gündeme getirme niyetine somut bir destek sunuyor.
Edinilen bilgilere göre, söz konusu ifade, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in çabaları sonucunda metne dahil edildi. Hristodulidis, daha önce AB liderlerini bölgedeki durum ve İngiliz üslerinin Kıbrıs üzerindeki etkileri hakkında bilgilendirmişti.
Gazze ile ilgili bölümde ise şu noktalar vurgulandı:
"Avrupa Konseyi, Gazze’de devam eden yıkıcı insani durumu kınar ve İsrail’i, Kıbrıs’ın Deniz Koridoru da dahil olmak üzere, kara yollarına tamamlayıcı şekilde Gazze’ye geniş çaplı, kesintisiz ve derhal insani yardım erişimine izin vermeye çağırır. Ayrıca Birleşmiş Milletler ve insani yardım örgütlerinin bağımsız ve tarafsız bir şekilde çalışabilmesi için gerekli ortamı sağlamaya davet eder. Avrupa Konseyi, İsrail’i STK kayıt yasasına ilişkin kararını geri çekmeye, Gazze sınır kapılarını yeniden açmaya ve uluslararası insani hukuka tam olarak uymaya çağırır. Sivil halkın korunmasının sürekli şekilde sağlanması gerektiği hatırlatılır."
Avrupa savunması ve güvenliğiyle ilgili olarak ise şu değerlendirmelere yer verildi:
"Avrupa Konseyi, Rusya ve Belarus’tan kaynaklanan tehditleri ve İran ile Orta Doğu’daki gelişmelerden etkilenen üye devletlerin karşılaştığı riskleri dikkate alarak AB’nin doğu sınırlarındaki duruma dikkat çeker. Tüm kara, hava ve deniz sınırlarının savunulmasının Avrupa’nın güvenliğine katkı sağladığını yineler."
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in, Avrupa Konseyi kapsamında dün öğleden sonra başlayan tartışmada Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42/7 maddesinin önemine vurgu yapması bekleniyor.
Hristodulidis’in ayrıca, İran’daki savaşın Avrupa’nın savaşı olmadığı yönündeki görüşleri savunan çevrelere yanıt vermesi öngörülüyor. Bu görüş, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından da gündeme getirilmişti.
Rum Yönetimi Başkanı, Avrupa Konseyi’ne yaptığı girişte bu değerlendirmelere katılmadığını net bir şekilde ifade etti. Hükümet kaynakları, bu açıklamanın Kallas’a yönelik bir yanıt niteliği taşıdığını belirtti.
Geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan Dışişleri Konseyi toplantısının ardından Kallas, "Bu Avrupa’nın savaşı değil" ifadesini kullanmış, ancak krizin Avrupa’nın çıkarlarını etkilediğini de eklemişti.
Lefkoşa’nın bu açıklamadan ciddi şekilde rahatsız olduğu, zira savaşın etkilerinin bir AB üyesi olan Kıbrıs’ta hissedildiği vurgulanıyor.
Diplomatik kaynaklara göre Lefkoşa, 42/7 maddesinin devreye alınmasına ilişkin bir kararın alınmasına büyük önem veriyor. Rum Yönetimi Başkanı’nın AB kurumlarının liderleriyle yaptığı temaslardan edindiği izlenim ise olumlu yönde. António Costa ve Ursula von der Leyen, bir üye devlet tehdit altında olduğunda bu maddenin uygulanmasına olumlu yaklaşacaklarını ifade etti.
Ayrıca hükümet kaynakları, Lefkoşa’nın başlangıçta 42/7 maddesinin devreye alınmasını talep etmediğini, çünkü Yunanistan, Fransa ve İtalya tarafından gönderilen askeri destekle acil ihtiyaçların karşılandığını belirtti.
"AB GERİLİMİ DÜŞÜRME GİRİŞİMİNİ TEŞVİK ETMELİDİR"
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği röportajda, "Avrupa Birliği, diğer ilgili ortaklarla birlikte bir gerilimi düşürme girişimini teşvik etmelidir. Bölge liderlerinin beklentisi bu yöndedir" dedi.
"Bölgedeki ülkelerle, özellikle Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olan bir üye devlet olarak, bu ülkelerin bir mesaj beklediğini söyleyebilirim. Bugün somut bir girişim açıklanmasını beklemiyorum, ancak hızlı bir şekilde ilgi gösterilmesi ve harekete geçilmesi son derece önemlidir. Gerilimi azaltmanın doğru yolunu bulmalıyız. Vermemiz gereken en önemli mesaj budur" ifadelerini kullandı.
Avrupa ülkelerinin Kıbrıs’a gemi göndermesinin yeterli olup olmadığı sorusuna ise, Kıbrıs’ın güvenli bir merkez olmaya devam ettiğini belirterek yanıt verdi:
"Tamamen normal bir durumdayız. Krizin doğrudan tarafı değiliz. Sadece bir İngiliz üssünde bir olay yaşandı; Kıbrıs hiçbir zaman saldırıya uğramadı. Bu nedenle adadaki yaşam normal şekilde devam ediyor. Olayın ardından Avrupa Konseyi’ndeki birçok meslektaşımla iletişime geçtim ve tepkileri son derece olumluydu."
Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’nın hızlı şekilde destek sunduğunu belirterek, "Bu destek, ülkemizin savaşa dahil olması için değil, Kıbrıs vatandaşlarının kendilerini güvende hissetmesi için önemliydi" dedi.
42/7 maddesinin neden devreye alınmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Bu maddeyi devreye sokmadık, çünkü bir savaşın parçası değiliz. Ancak ülkelerin verdiği tepki, bu maddenin pratikte ne anlama geldiğini gösterdi. Bir gün bir üye devlet bu maddeyi devreye sokarsa, Avrupa Birliği’nin hazır olması için Kıbrıs örneğini kullanmalıyız."
Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, İtalya’nın desteğine özel teşekkür ederek, Giorgia Meloni’nin ilk arayan liderlerden biri olduğunu söyledi ve Avrupa Birliği’nin Orta Doğu’da daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.
AĞROTUR'DA ALARM
Ağrotur'da yaşanan son alarm, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in Avrupa liderlerine hitap ettiği sırada meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre Rum Yönetimi Başkanı, konuşması sırasında cep telefonuna gelen alarm mesajını okuyarak liderlerle paylaştı. Bu durum, liderlerin bölgedeki gelişmeleri daha iyi kavramasına yardımcı oldu.
Rum Yönetimi Başkanı, İngiliz üslerinin statüsüne ilişkin olarak, Orta Doğu’daki savaşın sona ermesinin ardından Birleşik Krallık ile diyalog başlatılması gerektiğini bir kez daha vurguladı.