IMF, Gelişen Ekonomilere Banka Dışı Finansman Uyarısı Yaptı
EKONOMI

IMF, Gelişen Ekonomilere Banka Dışı Finansman Uyarısı Yaptı

IMF, gelişmekte olan piyasalardaki portföy akışlarının banka dışı yatırımcılar sayesinde arttığını vurguladı ve riskleri açıkladı.

1 kez görüntülendi
IMF, Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda "Gelişmekte Olan Piyasalara Sermaye Akımları: Küresel Banka Dışı Yatırımcıların Rolü" başlıklı ikinci bölümünü yayımladı. Raporda, gelişmekte olan piyasalara yönelen portföy akışlarının, küresel finansal krizden bu yana önemli ölçüde arttığı ve bunun büyük ölçüde banka dışı finansal yatırımcılardan kaynaklandığı belirtildi. Kümülatif girişlerin 2025 yılında 4 trilyon dolara yaklaşacağı kaydedildi. Portföy akışlarının piyasa gelişimini desteklediği ve finansman seçeneklerini genişleterek önemli fırsatlar sunduğu ifade edilen raporda, ancak küresel risk duyarlılığındaki değişimlere karşı hassasiyeti artırma potansiyeli taşıdığı da vurgulandı. Raporda, yatırımcı türlerine göre risk duyarlılığının farklılık gösterdiği belirtilerek, hedge fonları ve yatırım fonlarının, küresel risk değişimlerine diğer banka dışı kurumlara göre daha güçlü tepki verdiği ifade edildi. Yatırım fonları içinde pasif yatırım fonları ile borsa yatırım fonlarının, küresel risk duyarlılığı en yüksek gruplar olduğu aktarıldı. Küresel piyasa stresi dönemlerinde, riske duyarlı yatırımcılara daha fazla maruz kalan ekonomilerin, azalan borç ihracı ve genişleyen spreadler gibi daha sıkı finansal koşullarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Bunun makrofinansal istikrar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. IMF yetkilileri tarafından kaleme alınan bir blog yazısında, gelişmekte olan piyasaların banka dışı sermaye çekmeye devam ederken yeni zorluklarla karşılaştığı bildirildi. Yazıda, hükümetler ve firmaların giderek daha fazla banka dışı kaynaklara yöneldiği, banka dışı finansal yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara finansmana erişimi artırsa da akışların küresel risk duyarlılığındaki değişimlere karşı son derece hassas olduğu vurgulandı. Bu eğilimin önemli avantajlar sağlasa da beraberinde riskleri de getirdiği, özellikle küresel şoklar sırasında sermaye akışlarının aniden tersine dönmesine karşı daha büyük bir kırılganlık oluşturduğu ifade edildi. Yazıda, portföy borç yükümlülüklerinin, 2006'daki yüzde 9 seviyesinden bugün gelişmekte olan piyasalarda Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) ortalama yüzde 15'ine yükseldiği bilgisi verildi. Bu sermayenin yüzde 80'inin yatırım fonları, hedge fonlar, emeklilik fonları ve sigorta şirketleri gibi banka dışı kurumlar tarafından sağlandığı, bu oranın 20 yıl öncesine göre iki katına çıktığı kaydedildi.