
IMF, ABD Ekonomisinde Enflasyon Riski ve Büyüme Beklentileri Açıkladı
IMF, ABD ekonomisinde büyüme ve işsizlik risklerinin dengeli olduğunu, ancak enerji fiyatlarının enflasyonu artırabileceğini vurguladı.
1 kez görüntülendi
IMF İcra Direktörleri Kurulu, ABD ile 2026 yılı 4. Madde konsültasyonunu tamamladı. Fondan yapılan açıklamada, ülke ekonomisinin geçen yıl başarılı bir performans sergilediği ifade edildi. "Politika ortamındaki büyük değişimlere ve dördüncü çeyrekte yaşanan federal hükümet kapanmasına rağmen büyüme 2025'te yüzde 2'ye ulaştı. Güçlü ve geniş tabanlı verimlilik artışı ekonomik faaliyeti desteklerken, istihdam artışı kısmen azalan göç akışları sebebiyle yavaşladı," denildi. Tarife artışlarının mal fiyatlarını yükseltmesine rağmen, hizmet enflasyonunun yavaşlamasıyla enflasyonun geçen yıl boyunca yatay seyrettiği belirtildi. Ayrıca, federal bütçe açığının 2025 mali yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 5,9'una gerilediği, genel kamu borcunun GSYH'nin yüzde 123,9'una yükseldiği ve cari açığın GSYH'nin yüzde 3,7'si ile yüksek kalmaya devam ettiği aktarıldı. Açıklamada, "GSYH büyümesinin 2026'da ılımlı bir artışla yüzde 2,4'e çıkması bekleniyor. Tarifelerden kaynaklanan enflasyonist etkinin azalması ve petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerinden düşmesiyle, çekirdek kişisel tüketici harcamaları fiyat endeksinin 2027'nin ilk yarısında yeniden yüzde 2'ye gerilemesi öngörülüyor. Faaliyet ve işsizlik açısından kısa vadeli riskler genel olarak dengeli görünse de, küresel enerji fiyatlarının görünümü enflasyon için yukarı yönlü riskler yaratıyor," ifadeleri kullanıldı. İstihdam artışının, pandemi öncesindeki beş yılda görülen hızın yarısından daha az bir tempoda gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak, çalışma çağındaki nüfus artışındaki devam eden yavaşlama dikkate alındığında, işsizlik oranının 2026-27 döneminde yüzde 4 civarında kalmasının öngörüldüğü belirtildi. Açıklamada, geçen yıl yapılan vergi ve harcama değişikliklerinin kısa vadede faaliyete ılımlı bir destek sağlaması ve açığı artırması bekleniyor. Genel kamu açığının GSYH'nin yüzde 7-7,5 bandında kalması ve borcun 2031 yılına kadar GSYH'nin yüzde 140'ını aşması öngörülüyor. Gümrük tarifesi yetkilerindeki son değişikliklerin yürürlüğe girmesiyle, ABD'nin ithalatına uygulanan efektif tarife oranının yüzde 7-8,5 seviyesinde dengelenmesi bekleniyor. Daha yüksek tarifeler ile maliye politikası değişikliklerinin cari açık üzerindeki net etkisinin, orta vadede cari açığı GSYH'nin yaklaşık yüzde 3,5'ine doğru ılımlı bir şekilde azaltması öngörülüyor. Ancak bu seviye yine de pandemi öncesi düzeylerin oldukça üzerinde kalacak. IMF İcra Direktörleri Kurulunun değerlendirmelerine de yer verilen açıklamada, direktörlerin ABD ekonomisinin güçlü ve geniş tabanlı verimlilik artışı, genişleyici maliye politikaları ve politika faiz indirimlerinin etkisiyle sergilediği performanstan memnuniyet duyduğu belirtildi. Ayrıca, direktörler, devam eden önemli politika değişiklikleri ve Orta Doğu'daki savaşın yarattığı artan yurt içi ve küresel belirsizliklerden duydukları kaygıyı ifade etti. Bu bağlamda, ABD'nin güçlü kurumsal çerçevesinin sağladığı güvenilirliğe dayanarak, mali dengesizliklerin giderilmesi ve enflasyon ile finansal kırılganlıklara yönelik yukarı yönlü risklerin izlenmesi için kararlı adımlar atılmasının gerekliliği vurgulandı. Direktörlerin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasını veriye dayalı ve iyi iletişim kurulmuş bir şekilde dikkatlice kalibre etmeye devam etmesinin önemine dikkat çekildi. "Politika faizi nötr seviyeye yakınken, özellikle enerji fiyatlarındaki artış, bunun çekirdek enflasyona muhtemel yansıması ve küresel emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü risklerin enflasyon hedefine dönüşünü daha da geciktirebileceği göz önüne alındığında, direktörler 2026'da faiz indirimi için çok az alan bulunduğu uyarısında bulundu. Para politikasında gevşemenin yalnızca iş gücü piyasası görünümünde belirgin bir kötüleşme ve enflasyonist baskılarda bir gerileme olması durumunda uygun olacağı vurgulandı.