
İktisatbank Piyasa Analizi: Petrol, Gaz ve Navlun ile Enflasyon Geri Mi Dönüyor?
İktisatbank, 3 Mart 2026 tarihli piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, petrol ve gaz fiyatlarının enflasyona etkisi ele alındı.
1 kez görüntülendi
İktisatbank, 3 Mart 2026 tarihli piyasa analiz raporunu yayımlayarak dikkat çekici ifadelerle "Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?" başlığını kullandı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava harekâtının dördüncü gününde, operasyonun sınırlı kalmayıp bölgesel bir savaşa dönüşme riski daha belirgin hale geliyor. İran, Körfez'deki ABD üslerine yönelik saldırılarını sürdürürken, Hizbullah'ın devreye girmesiyle çatışmalar Lübnan'a sıçradı. İsrail, Beyrut'un güneyini yoğun bombardımana tutarken, İran Tel Aviv'e füze atışlarını devam ettiriyor. ABD, İran içinde 1,250'den fazla hedefin vurulduğunu ve 11 İran gemisinin batırıldığını duyurdu. Savaşın ilk saatlerinde İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, Tahran'daki belirsizliği daha da artırdı. Başkan Trump, operasyonun 4-5 haftayı geçebileceğini ve gerekirse daha uzun sürebileceğini ifade ederken, bölgeye ek askerî gönderim yapıldığı bildiriliyor. Dışişleri Bakanı Rubio, saldırıların dozunun artırılabileceğini vurgulayarak tansiyonun kısa vadede düşmeyeceğini belirtti.
Çatışmaların ekonomik ve jeopolitik etkileri hızla derinleşiyor. BAE ve Katar, Trump'a savaşı sonlandırması için müttefikleri üzerinden baskı yapmaya çağırdı. Körfez ülkelerinin yıllardır inşa etmeye çalıştıkları güven ve huzur ortamı, neredeyse 72 saat içinde büyük bir erozyona uğradı. Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın durma noktasına gelmesiyle, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 80 dolara yükseldi. Yılın başına göre %30'luk bir artış söz konusu! Suudi Arabistan, en büyük rafinerisini kapatırken, Avrupa'daki doğal gaz vadeli işlemleri, Katar'daki Ras Laffan LNG tesisine yönelik askerî saldırının ardından %40'tan fazla artış gösterdi. Ras Laffan'daki üretim kesintisi, küresel arz güvenliğine dair endişeleri artırdı. Özellikle Avrupa'nın LNG'ye artan bağımlılığı, bu gelişmenin enerji fiyatları üzerinden enflasyon baskısını yeniden tetikleyebileceğini düşündürüyor. Rusya'nın bu durumdan memnuniyet duyduğu da göz ardı edilmemeli!
Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel petrol ve LNG taşımacılığındaki maliyetleri tarihi zirvelere çıkardı. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda akış neredeyse durma noktasına gelirken, Orta Doğu-Çin hattında 2 milyon varillik süper tanker navlunu günlük 420 bin doların üzerine çıkararak rekor kırdı. LNG tarafında da Atlantik ve Pasifik hatlarında navlun ücretleri bir günde %40'tan fazla arttı. Katar'ın üretimi durdurması ve gemi sahiplerinin bölgedeki operasyonlarını askıya alması, arz zincirindeki kırılganlığı daha da artırdı.
Piyasa açısından mesele yalnızca fiyat artışı değil, aynı zamanda arzın ne kadar süreyle aksayacağıdır. Eğer kesinti kısa vadeli kalırsa fiyatlarda denge sağlanabilir. Ancak üretim ve sevkiyatta kalıcı bir sorun ortaya çıkarsa, enerji maliyetleri sanayi üretimi ve şirket kârlılıkları üzerinde baskı oluşturabilir. Bu durum, jeopolitik risk priminin yükseldiği bir dönemde stagflasyon tartışmalarını daha fazla gündeme getirebilir. Küresel hava trafiğinin ciddi şekilde aksadığı gözlemlenirken, Kuveyt'in İran saldırısı sırasında yanlışlıkla üç ABD savaş uçağını düşürmesi, savaşın kontrolsüz bir hale gelebileceğini gösteriyor.
Gözler İran'ın Körfez ülkelerinde ABD üslerine yönelik saldırılarına çevrilmişken, dün Güney Kıbrıs'taki Royal Air Force (RAF) Akrotiri hava üssü, İran-ABD/İsrail çatışmasının Doğu Akdeniz'e sıçramasıyla şüpheli bir İHA saldırısına maruz kaldı. İngiliz ve Kıbrıs makamları, İran yapımı olduğu değerlendirilen Shahed tipi insansız hava aracının üssün piste isabet ettiğini ve sınırlı maddi hasar meydana geldiğini, can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Saldırı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın ABD'nin İran'daki füze tesislerine yönelik "savunma amaçlı" saldırılar için İngiliz askeri üslerini kullanma talebini kabul ettiğini açıklamasından hemen sonra gerçekleşti. Üsse doğru ilerleyen iki drone daha önleyici tedbirlerle düşürüldü. Bu gelişme, çatışmanın yalnızca Orta Doğu değil, Doğu Akdeniz'deki askeri üsleri de kapsayacak şekilde genişlediğine işaret ediyor. Henüz saldırının doğrudan İran tarafından mı yoksa İran destekli milislerce (örneğin Hizbullah) mi gerçekleştirildiği konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Yunanistan'ın Güney Kıbrıs'a F16 uçakları ve fırkateynler gönderdiği bilgisi de gündemde.
Orta Doğu'daki hava savaşına rağmen, küresel mali piyasalar, ilk iş gününde beklenenden çok da kötü bir performans göstermedi. İronik bir şekilde Tel Aviv borsası %6 artış gösterirken, ABD üslerinin bulunduğu ve toprağına hiç füze saldırısı gerçekleşmeyen Türkiye borsası %2,7 düşüşle günü kapattı! TCMB'nin hafta sonu aldığı likidite önlemleri sonrası TL referans faizi hızla %36,87 seviyesinden %39,84 seviyesine yükseldi. Bankacılık endeksi günü %8 civarında kayıpla tamamladı. Neden mi? TCMB'nin gelecek ay düzenlenecek toplantıda faiz indirimlerine ara vereceği beklentisi, piyasalar tarafından kabul görmeye başladı. Dikkat çekici bir durum! Faiz indirimleri bankacılık sektörüne yarar, aksi ise zarar getirir! Tahvil faizleri yükselirken, USDTRY kuru, otoritenin kontrollü hamleleri sonrası psikolojik 44 seviyesinin hemen altında denge buldu. Reuters'a göre TCMB, dün piyasadan gelen talebi karşılamak amacıyla 5 milyar dolar satış yapmak zorunda kaldı. TCMB'nin rezervlerinin bu gibi beklenmedik dönemlerde kullanılmak üzere güçlü seviyelerde olduğunu not etmekte fayda var. Yabancı yatırımcı açısından Türkiye'nin 5 yıl vadeli risk primi 242 baz puanla son üç ayın zirvesine ulaştı.
Savaşın uzama ihtimalinin artması, enerji arzı riskinin büyümesi ve jeopolitik risk priminin yükselmesi, belirsizliğin devam etmesiyle finansal oynaklığın kalıcı hale gelme riskini artırıyor. ABD borsaları, olumsuz gelişmelere rağmen dalgalı bir seansın ardından ilginç bir şekilde yatay tamamlamayı başardı. Yeni gün başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda ise satışların derinleştiği gözlemleniyor. Artan enerji fiyatları, özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomileri için kârlılık ve büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilir. Brent petrol fiyatındaki %10'luk artışın bölgesel şirket kârlarını ortalama %1 düşürebileceği hesaplanıyor. Bu sabah Güney Kore endeksi %5 kayıpla düşüşe geçti, Tokyo borsası Nikkei ise %3 geriledi.
Artan enerji fiyatları, ABD'de Fed'in enflasyonla mücadelesini daha da karmaşık hale getiriyor. Ayrıca, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde enerji fiyatlarının artması Trump için olumsuz bir durum. Piyasalar, Fed'in Mart ayındaki olağan FOMC toplantısında faizleri sabit tutacağına odaklanırken, dolar güvenli liman talebiyle güçlenmeye başladı. Doların önde gelen para birimlerine karşı değerini gösteren sepet kur DXY, zayıf ABD Doları temasıyla Ocak sonunda 95 seviyelerini test ettikten sonra dün yaklaşık %1 artışla son yedi ayın en güçlü günlük performansını göstererek 98,50 seviyesine yükseldi. Riskten kaçış dönemlerinde ABD varlıklarına yönelme refleksi devam ediyor. Özellikle ABD tahvil piyasasının derinliği ve likiditesi, büyük ölçekli fon akımlarını karşılayabilme kapasitesi dolara avantaj sağlıyor. Pariteler cephesinde EURUSD 1,17 seviyesinin altına düşerken, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyesinin altına gerileyerek son zamanların en zayıf seviyelerini test etti.
Bu hassas dönemlerin petrol sonrası en önemli ikinci barometresi olan altın fiyatları dün dalgalı bir seyir izledi. Sabah saatlerinde 5,418 dolar seviyesine yükselen altının ons fiyatı, akşamüzeri 5,260 dolara kadar geri çekildi. Gümüş, daha yüksek volatilite ile hareket ederek dün sabah 96 dolar seviyesinin üzerine tırmandıktan sonra gün sonunda %10'a yakın düşüşle 86 dolar seviyelerini test etti. Kripto para dünyasında ise Bitcoin 65-69 bin dolar arasında dalgalanmaya devam ederken, teknik açıdan aşağı yönlü risklerin baskın olduğunu düşünüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 5,370 dolara; gümüş ise 90 dolar seviyesine toparlandı. Piyasalar henüz 'panik' modunda olmasa da, enerji arzındaki kesintinin süresi uzadıkça stagflasyon riski daha fazla konuşulabilir.
Bugün gözler, sabah saatlerinde TÜİK tarafından açıklanacak resmi Şubat ayı enflasyon verilerine çevrilecek. İTO rakamları sonrası TÜFE'nin aylık %3 civarında artması beklenirken, yıllık enflasyonun %31,5 seviyesine yükselebileceği öngörülüyor. Dikkatler Orta Doğu'ya odaklanmışken ve TCMB önlemler almışken, enflasyon rakamlarının bugün dikkatle izleneceği öngörülüyor.
İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 3 Mart Salı