İktisatbank: Ateşkes Sonrası Piyasa Rallisi Güçlü Ancak Kalıcı Değil
EKONOMI

İktisatbank: Ateşkes Sonrası Piyasa Rallisi Güçlü Ancak Kalıcı Değil

İktisatbank, 8 Nisan 2026 tarihli piyasa analiz raporunda, ateşkes sonrası rallinin güçlü olduğunu ancak kalıcı bir değişim için zemin bulunmadığını belirtti.

1 kez görüntülendi
İktisatbank, 8 Nisan 2026 tarihine ait piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Ateşkes sonrası ralli güçlü, kalıcı trend değişimi için zemin henüz yetersiz" ifadeleri yer aldı. ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik sert tehditlerinin ardından gelen iki haftalık ateşkes kararı, küresel piyasalarda tansiyonu önemli ölçüde azalttı. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması şartına bağlı olan geçici anlaşma, petrol arzına yönelik risklerin düşmesiyle enerji fiyatlarında hızlı bir düşüşe yol açtı. Dün 117 dolar seviyesine kadar yükselen WTI cinsi Batı Teksas tipi ham petrolün varil fiyatı, %20'lik bir gerileme ile 91 dolara düştü. Aynı zamanda, savaş döneminde güvenli liman olarak değerlendirilen dolar (DXY) da önemli bir düşüş yaşadı. Yatırımcıların dikkatle izlediği kıymetli madenler, savaş döneminde yoğun satış baskısına maruz kalmıştı; ancak son günlerde bu madenlerde ciddi bir yükseliş gözlemleniyor. Savaş süresince nakit akışının öneminin arttığı dönemlerde satışa yönelen altın ve gümüş, bu sabah yeniden alım fırsatları ile karşılaştı. Son günlerde 4,650 dolar seviyelerinde dalgalanan altın, teknik olarak önemli gördüğümüz 4,700 dolar seviyesini aşarak yükselmeye başladı ve bu sabah 4,850 dolara ulaştı. Gümüş de benzer bir seyir izliyor; risk iştahının azaldığı dönemlerde en çok satılan enstrüman haline gelen gümüş, bugün %5’lik bir artış ile 77 dolara kadar yükseldi. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin, 72 bin dolara tırmanarak nefes alırken, asıl hareketin 76 bin dolar seviyesinin aşılmasıyla başlayacağını düşünüyoruz. Ateşkes haberinin ardından risk iştahındaki artışla dolar (DXY) zayıflarken, güvenli liman talebinin azalmasıyla ABD 10 yıllık tahvil faizinin de %4,50 seviyesinden yaklaşık 25 baz puan gerilediğini not etmek gerekir. Hisse senetleri ise önemli bir ralli yaşadı. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %3 civarında bir artış görülürken, Avrupa endekslerinin vadeli işlemlerinde %4'ü aşan kazançlar elde edildi. Yeni günün başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda da alım isteği dikkat çekiyor. Güney Kore borsası son dönemlerde %6'lık bir artış kaydederken, Tokyo borsası da %5 yükselerek son bir ayın zirvesine ulaştı. Gözlerin çevrildiği tahvil faizleri ise 3,5 baz puan düşüşle %2,37 seviyesine kadar geriledi. Japon Yeni, dolar karşısında değer kazanarak 158,4 ile haftanın en güçlü seviyesine ulaştı. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş, enerji ithalatçısı olan Japonya için büyüme ve enflasyon risklerini azaltmakta; özellikle yapay zeka ve çip hisselerinde çift haneli artışlar dikkat çekmektedir. Buraya kadar bahsedilen olumlu gelişmelerin ardından, piyasalardaki bu iyimserliğin kalıcılığı konusunda henüz kesin bir görüş oluşmadığını belirtmek gerekir. Ateşkesin geçici olması ve çatışmanın temel nedenlerinin henüz çözülmemesi, temkinli bir yaklaşım sergilememize neden oluyor. Piyasalardaki bu sabah kaydedilen yükseliş, kalıcı bir trend değişiminden ziyade kısa vadeli bir nefeslenme rallisi olarak değerlendiriliyor. İki hafta süresince müzakerelerin gidişatı ve Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışının gerçekten normale dönüp dönmeyeceği yakından takip edilecek. Daha basit bir tabirle, ateşkesin iki haftalık bir süreyle sınırlı olması ve taraflar arasındaki güvensizlik, risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Trump yönetiminin İran'a verdiği sürenin dün akşam sonuna yaklaşırken, "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak" şeklindeki distopik açıklama, nükleer tehdit olarak değerlendiriliyor. Gece geç saatlerde gelen ateşkes haberi ise "Trump her zaman geri adım atar" düşüncesiyle ele alınıyor. Trump'a duyulan güvenin daha da zayıfladığı ve siyasi geleceğinin sorgulanmaya başlandığı düşünülüyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bugün küresel mali piyasaların ateşkes haberi ile olumlu bir seyir izlemesi bekleniyor; ancak kalıcı bir bahar havası için henüz erken olduğu, fakat en kötünün geride kaldığı öngörülüyor. Temkinli bir şekilde kıymetli madenlerde alım yapılabileceği düşünülüyor. Altın için destek seviyeleri 4,700 dolar, gümüş için ise 71-72 dolar seviyeleri olarak belirleniyor. Zayıf dolar temasının yeniden gündeme geleceğini de unutmamak gerekiyor. ABD yönetimi ve ABD varlıklarına olan güven, taşların yerine oturduğunda yeniden sorgulanacaktır. Ateşkes sürecinin karmaşık ve zorlu bir şekilde ilerleyeceği düşüncesiyle, her düşüşü kademeli alım fırsatı olarak değerlendirmek mantıklı bir yaklaşım olacaktır. Elbette, arz tarafındaki sorunlar ve tedarik zincirindeki aksaklıkların yalnızca enerjiyle sınırlı kalmayıp tarım ve turizm gibi geniş bir alanı olumsuz etkilediği göz ardı edilmemelidir. Savaşın ağır faturasını hisseden ülkelerden biri de Türkiye’dir. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye'de doğalgaz ve elektrik zamları, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırmakta; piyasa faizlerindeki artış ise bu tablo üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Ayrıca, TCMB'nin net yabancı para pozisyonunun (swap ve kamu dövizleri hariç) 70,4 milyar dolardan 8,7 milyar dolara gerileyerek son beş haftada yaklaşık 61,5 milyar dolarlık bir azalma yaşandığı, sürecin maliyetini açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu süreçte TCMB, yabancı yatırımcıların TL pozisyonlarından hızlı çıkışına karşı oluşan büyük döviz talebini karşılamaya çalışırken, kurda sert bir bozulma yaratmamaya özen göstermiştir. Ancak savaşın reel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisinin kısa sürede telafi edilmesi kolay görünmüyor. Enerji şokunun tetiklediği enflasyon ve buna eşlik etmesi muhtemel büyüme kaybı, önümüzdeki dönemde makro dengeler üzerinde belirgin bir baskı yaratmaya devam edecektir. Bu sabah USDTRY kurunun 44,55 seviyelerine gerilediği gözlemlenirken, TCMB'nin bir süreliğine döviz alımına geçeceği düşünülüyor. CDS risk priminin 288 baz puana düştüğü, hisse senedi tarafında ise bugün önemli bir yükseliş yaşanacağı öngörülüyor. Tahvil piyasasında ise, Ocak sonu %34 seviyesine kadar gerileyen 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi sonrasında enflasyon verileri ile yönünü yukarıya çevirmiş ve savaşın patlak vermesiyle faiz indirimleri sorgulanarak %42,80 seviyesinde zirve görülmüştü. Son günlerde %41 seviyesinin altına gerileyen gösterge tahvilin bugün kısmen de olsa alım fırsatlarına sahne olacağı düşünülüyor. İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 8 Nisan Çarşamba.