İktisatbank Analizi: Trump'ın Süresi Dolarken Piyasalarda Tansiyon Yükseliyor
EKONOMI

İktisatbank Analizi: Trump'ın Süresi Dolarken Piyasalarda Tansiyon Yükseliyor

İktisatbank, 7 Nisan 2026 piyasa analizi raporunu yayımladı. Raporda, Trump'ın süresinin dolmasıyla piyasalarda tansiyonun yükseldiği ifade edildi.

1 kez görüntülendi
İktisatbank, 7 Nisan 2026 tarihli piyasa analizi raporunu yayımladı. Raporda, "Piyasalar tatilden dönüyor: Trump'ın süresi dolarken, tansiyon yükseliyor" ifadelerine yer verildi. Küresel mali piyasalar, ABD Başkanı Trump'ın İran'a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala temkinli bir bekleyişe girdi. Bu sabah Asya borsalarında karmaşık bir görünüm hâkim. Jeopolitik riskler devam ederken, teknoloji sektöründe Samsung'un finansal sonuçları dikkat çekiyor. Samsung, yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep sayesinde ilk çeyrekte kârını yıllık bazda yaklaşık sekiz kat artırarak beklentilerin oldukça üzerine çıktı. Çip fiyatlarındaki hızlı artış ve arz sıkışıklığı, şirketin kârlılığını ciddi şekilde destekledi ve gelirlerinde güçlü bir büyüme sağladı. Samsung’un başarılı performansında sadece yapay zeka kaynaklı çip talebi değil, aynı zamanda kur etkisi de önemli bir rol oynamaktadır. Güney Kore wonunun dolar karşısında son 17 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, şirketin yurtdışı gelirlerini yüksek kâra dönüştürmesine yardımcı oldu. Samsung hisseleri %1,4 artarak genel piyasa performansının üzerinde bir seyir izledi. Ancak, jeopolitik risklerin devam etmesi ve maliyet baskılarının artma ihtimali, bu güçlü performansın gelecekte sürdürülebilir olup olmayacağı konusunda belirsizlikler yaratıyor. Güney Kore borsası ve Tokyo borsası yatay bir seyir izlerken, Tayvan borsası %1,5 değer kazandı. Samsung’un haberleri öne çıksa da, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde endekslerin gerilediğini görmekteyiz. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq vadelisi bu sabah %0,6 oranında bir düşüş yaşarken, yatırımcıların tedirgin bekleyiş nedeniyle yeni pozisyon almaktan kaçındıkları gözlemleniyor. Enerji sektöründe ise savaşın uzaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerle birlikte Batı Teksas tipi WTI cinsi ham petrolün varil fiyatı 114 doları aşarken, Brent cinsi ham petrol de 111 doları geçti. Trump'ın anlaşma sağlanamaması durumunda İran'ın sivil altyapısını hedef alabileceği yönündeki sert açıklamaları, jeopolitik riski artırarak piyasadaki tedirginliği daha da yükseltiyor. Döviz tarafında ise dolar, güvenli liman talebiyle güçlü kalmaya devam ediyor ve psikolojik 100 seviyesinin üzerine yerleşti. EUR/USD paritesi 1,1530 seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, Yen ise dolar karşısında kritik 160 seviyelerine yaklaşmakta. Dün bültenimizde belirttiğimiz gibi, Japonya'da tahvil faizleri bu yüzyılın en yüksek seviyesine ulaşırken, artan enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri, Japonya Merkez Bankası'nı faiz artırmaya zorlamakta. Faiz artışı beklentisi, ucuz parayı borçlanıp yüksek getirili para birimini alma yönündeki carry trade işlemlerinin kapanmasına yol açabilir. Bu durum, risk iştahı açısından olumsuz bir tabloya işaret ediyor. Japonya'da gösterge 10 yıllık tahvil faizi %2,43 seviyesine yükselerek 1997 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, tahvil piyasasının genelinde yükseliş isteğinin devam ettiğini de belirtmek gerekiyor. Bu gelişmeler yaşanırken, faiz getirisi olmayan altın da baskı altında kalmaya devam ediyor. Altının ons fiyatı, savaşın hâkim olduğu Mart ayını %11'den fazla düşüşle tamamlamasının ardından yeni aya da pek iyimser başlamadı. Altın için gelişmeleri takip etmeye devam ediyoruz; teknik olarak 4,700 dolar seviyesinin üzerinde bir günlük kapanış görmeden harekete geçmeyeceğiz. Gümüş cephesinde ise son günlerde 71 dolar etrafında sıkışma gözlemleniyor ve teknik bir bakış açısıyla, yükseliş isteğinin devam edebilmesi adına 71 dolar seviyesinin altında kapanış görmemiz gerekiyor. Tatiller nedeniyle gündemin nispeten sakin olduğu ancak savaş sebebiyle tansiyonun yüksek olduğu dünkü günde, Türk mali piyasaları da iyimser bir seyir izledi. Borsa İstanbul günü %1,4 artışla kapatırken, USD/TRY kuru otoritenin kontrolünde 44,60 seviyelerinde yatay kaldı. Dün açıklanan reel efektif döviz kuruna göre TL'nin değer kazanmaya devam ettiğini görmekteyiz. Otorite kuru kontrol altında tutmaya çalışsa da, savaşın sona ermesi durumunda USD/TRY kurunda ufak adımların hızlanabileceği düşünülmekte. Döviz piyasasındaki gelişmeler ve TCMB'nin net yabancı para pozisyonu (swap ve kamu dövizleri hariç) geçen hafta 13,5 milyar dolara ulaşan lokal bankalarla yapılan swap işlemleri ve yataylaşan altın fiyatlarının etkisiyle İran savaşı boyunca ilk kez 10 milyar dolar seviyesine yükseldi. TCMB'nin rezervlerindeki erimenin son günlerde durduğunu görmekteyiz. Enerji fiyatlarının etkisiyle TCMB'nin uzun süredir yürüttüğü dezenflasyon sürecinin yara alacağının kesinleşmesiyle, tahvil piyasasında 2 yıllık gösterge tahvil bileşik faizi %41 seviyelerinde yatay bir seyir izliyor. Ocak ayı enflasyonunun beklentileri aşmasından önce %34 seviyesine kadar gerilemişti. Mart ayı enflasyon verileri geçmiş dönemleri yansıtan bayat bir veri olarak değerlendirilse de, elektrik ve doğalgaza yapılan büyük zamların ardından Mart ayının ötesine bakmak gerekiyor. Dezenflasyon sürecinin, dünyada patlak veren enerji kriziyle daha da zor bir hale geldiği aşikâr. Her şerde bir hayır vardır sözüyle bu krizin Türkiye için nasıl bir fırsata dönüşeceğini yakından takip edeceğiz. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik önemi, dünya enerji kaynaklarının önemli bir kısmının aktığı bu boğazın kontrolü ile ilgili tartışmalara yol açmakta. Savaşın bir noktada sona ereceği düşüncesiyle, alternatif enerji rotalarının arayışının da başlayacağını unutmamak gerekiyor. Türkiye'nin bu noktada jeopolitik konumu ve enerji rotalarının yeni güzergâhında önemli bir rol oynayacağı düşünülüyor ve belki de KKTC'nin uluslararası arenada tanınma fırsatları artabilir. Trump'ın devam eden tehditleri ve süresinin kısalması, piyasa tansiyonunu artırırken, küresel piyasaların tatilden döndüğünü unutmamak gerekiyor. Mali piyasaların gündeminde bu hafta ABD'de açıklanacak enflasyon rakamları önemli bir yer tutarken, bugün Almanya ve Avrupa'daki hizmetler PMI verileri de dikkatle izlenebilir.