
İktisatbank Analizi: Brent Petrol Fiyatı 87 Dolar Seviyesine Düştü
İktisatbank, 11 Mart 2026 tarihli piyasa raporunda Brent petrolün varil fiyatının 87 dolara gerilediğini açıkladı.
1 kez görüntülendi
İktisatbank, 11 Mart 2026 tarihli piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Brent petrolün varil fiyatı 87 dolar seviyelerine kadar geriledi" bilgisine yer verildi.
ABD ile İran arasındaki çatışmalar on ikinci gününe girerken, piyasalarda bilgi kirliliği ve belirsizliklerin arttığı gözlemleniyor. Çatışmaların devam etmesine rağmen, ABD Başkanı Trump'ın önceki gün yaptığı açıklamalar piyasalar tarafından dikkatle takip edildi. Bu açıklamalar, Washington’un savaşın sona ermesi için bir strateji arayışında olduğu izlenimini güçlendirdi ve piyasalarda sınırlı bir rahatlama meydana geldi.
Hafta sonunda petrol tesislerine yönelik saldırıların ardından, petrol fiyatlarının hafta başındaki ilk işlemlerde ani bir yükselişle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatını 120 dolara kadar çıkardığı görüldü. Ancak, G7 ülkelerinin stratejik petrol rezervlerini kullanma ihtimali ve Rus petrolüne yönelik yaptırımların gevşetilebileceğine dair haberler, fiyatların hızla gerilemesine yol açtı. Bu sabah itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı 87 dolara düştü.
Orta Doğu'daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesi üzerine, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) tarihin en büyük stratejik petrol rezervi satışını gündeme alması bekleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre, planlanan satış miktarı, Rusya'nın 2022'deki Ukrayna işgali sonrasında piyasaya sürülen toplam 182 milyon varili aşabilir. IEA üyesi ülkelerin olağanüstü toplantıda bu öneriyi değerlendirmesi bekleniyor, ancak planın hayata geçmesi için üye ülkelerden ciddi bir itiraz gelmemesi gerekiyor.
Enerji fiyatlarındaki artış, Trump'ın düşük faiz ve zayıf dolar hedefiyle çelişiyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde petrol fiyatlarının yükselmesi, Trump için hoş bir durum değil. Savaşın uzun sürmeyeceği düşüncesi, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, yine gündeme geliyor. İran cephesinden bakıldığında, savaşın kazananı olmayacağı düşüncesini tekrar vurgulamak gerekir. Körfez ülkeleri, son yılların en büyük stratejik şoklarından biriyle karşı karşıya kalırken, Dubai'deki inşaat sektörünü takip eden gayrimenkul endeksi son iki haftada %20 geriledi. Ortadoğu'daki petrol ve doğalgaz ticaretindeki düzenin ciddi şekilde sarsıldığı gözlemleniyor.
Droneların maliyetini karşılamak için kullanılan milyonlarca dolarlık füzeler, her geçen gün küresel maliyetleri artırıyor. Orta Doğu'daki karşılıklı hava saldırıları da yoğunlaşmış durumda. İran'ın füzeleri, İsraillilerin sığınaklara girmesine yol açarken, İsrail de İran destekli Hizbullah'ı hedef alarak yeni saldırılar düzenliyor. İran, ABD üslerine yönelik füze ve drone saldırıları gerçekleştirdi.
Buna karşın, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama yaşanıyor. Yatırımcılar, Trump’ın savaşı büyütmektense diplomatik bir çözüm arayabileceğini düşünüyor ve petrol fiyatlarındaki artışın geri çekildiğini gözlemliyor. IEA'nın stratejik petrol rezervi satışına dair haberler de bu iyimserliği destekliyor. Hürmüz Boğazı ile ilgili çelişkili haber akışı da piyasalarda volatilite yaratıyor. Sosyal medyada dolaşan bir petrol tankerinin geçişi ve ardından bölgeye mayın döşendiği iddiaları, resmi kaynaklar tarafından doğrulanamadı.
ABD borsaları, elde ettikleri kazançları koruyamayarak geceyi yatay tamamladı. Ancak bu sabah vadeli işlemlerde %0,5 civarında artışlar gözlemleniyor. Brent petrolün 87 dolara gerilemesi, Asya borsalarında yeşil bir tablo oluşturdu. Güney Kore borsasında %4'e yakın bir artış yaşanırken, Tayvan borsasında artış %4'ü geçti. Japonya'da üretici fiyatları, şubat ayında yıllık %2,0 artarak beklentilerin altında kaldı ve bu durum Tokyo borsasında %2,5'lik bir artışa yol açtı.
Küresel hisse senetlerinde bir toparlanma görülse de, yatırımcıların temkinli duruşu devam ediyor. Brent petrol, zirveden 30 dolardan fazla gerilese de, piyasalar Hürmüz Boğazı'ndan enerji sevkiyatının güvenliği konusunda belirsizliklerle karşı karşıya. Son raporumuzda da belirttiğimiz gibi, yatırımcılar güvenli liman arayışında ABD dolarına yöneldi. Enflasyon korkusu, piyasaları etkileyen bir diğer faktör olarak öne çıkmakta.
Dün yaşanan bir miktar rahatlama ile altın ve gümüşe alım yapma fırsatını değerlendirdik. Altında güvenli alım bölgesi olarak 5,400 dolar üzerindeki kapanışları bekliyoruz. Dün, 5,210 dolardan ölçülü bir miktarda altın aldık. Gümüşte ise 90 dolar üzerinde kapanış bekliyorduk, ancak bu gerçekleşmedi. Bugün 89 dolar üzerinde kapanış olursa, uzun pozisyon denemeyi planlıyoruz.
Döviz piyasasında, dolar güçlü seyrini korurken, euro ve sterlin değer kaybı yaşıyor. Piyasalar, Trump'ın geri adım atacağına dair inançla dolarsa, güvenli liman olarak değerlendirilen doların değeri düşebilir. Bu durumda enerji fiyatları da gevşeme eğilimine girebilir. Enflasyon endişeleri azalırsa, merkez bankaları üzerindeki baskı da azalacak ve piyasa faizleri düşüş gösterecektir. Para birimleri arasında Bitcoin'in nasıl bir tepki vereceği ise merak konusu.
Piyasaların savaş etkilerinden kurtulmaya başlaması, Türk mali piyasalarına da olumlu yansıdı. BIST100 ana endeksi günü %3,7 artışla kapattı. Bankacılık endeksi ise Halkbank desteği ile %5'e yakın yükseldi. CDS risk primi 275 baz puandan 250 baz puanın altına geriledi. İki yıl vadeli tahvilin bileşik faizi %38,8 seviyelerine kadar düştü.
Rezervlerle ilgili bir kötü bir de iyi haber var. TCMB'nin net yabancı para pozisyonu son beş iş gününde 14,5 milyar dolar eridi. Ancak, Reuters'in verilerine göre, dün yaklaşık 3 milyar dolar döviz satın alınarak kayıpların bir kısmı telafi edildi. Swap ve Hazine dövizleri hariç rezerv rakamı 47,7 milyar dolara geriledi.
TCMB'nin kriz yönetimi konusunda tecrübeli olduğu görülüyor. Şu anda biriktirdiği rezervlerin 'savaşta' yeterli düzeyde olduğunu düşünüyoruz. Piyasalardaki iyimser hava, yurt dışı gelişmelere bağlı olarak devam edebilir. Sorunlar tamamen çözülmemiş olsa da, piyasalar açısından en kötüsünün geride kaldığı inancı artmakta.
Orta Doğu'daki gelişmelere rağmen, piyasalar ABD'de açıklanacak enflasyon verilerini de yakından takip edecek. Enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına yansıması, Fed’in faiz politikasını etkileyebilir. Reuters anketine göre, aylık TÜFE enflasyonunun %0,3, yıllık manşet enflasyonun ise %2,4 artması bekleniyor. Eğer enflasyon yüksek gelirse, savaş kaynaklı maliyet baskıları para politikasının yeniden şekillenmesine neden olabilir.