
Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz, Petrol Taşımacılığını Derinden Etkiledi
Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin aksaması, mart ayında deniz yoluyla petrol taşımacılığının pandemi seviyelerinin altına düşmesine neden oldu.
1 kez görüntülendi
ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimlerin ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, mart ayında deniz yoluyla gerçekleştirilen petrol taşımacılığını Kovid-19 dönemindeki seviyelerin altına çekti.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail tarafından İran'a başlatılan saldırılar, İran'ın karşılıklı eylemleri ve Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatılması ile sonuçlandı. Bu süreçte, 6 hafta geride kaldı. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığı için kritik bir geçiş noktası olma özelliğini taşıyor; savaş öncesi dönemde günde ortalama 130 gemi geçerken, çatışmaların etkisiyle bu sayı tek haneli rakamlara düştü.
Saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması koşuluyla ABD ile İran arasında 8 Nisan'da sağlanan iki haftalık geçici ateşkes, müzakerelere dair umut verse de, İsrail'in Lübnan konusunun uzlaşmaya dahil olmadığı yönündeki açıklamaları ve İran'ın ateşkes ihlali iddiaları geçişlerde aksamalara yol açmaya devam ediyor.
Mart ayı, petrol piyasaları açısından alışılmadık bir dönem olarak kaydedildi. Boğaz'ın geçişlere kapanmasının ardından, deniz yoluyla taşınan petrol miktarı ve mesafesini gösteren "ton-mil" verileri ciddi şekilde etkilendi.
ABD merkezli denizcilik yazılım ve veri analitiği firması Veson Nautical'un verilerine göre, Boğaz'ın kapanmasından en çok etkilenen gemi grubu, Basra Körfezi çıkışlı petrol taşımacılığının temel unsuru olan "VLCC" (Very Large Crude Carrier) adı verilen dev ham petrol tankerleri oldu.
Bu dev tankerlerin ton-mili mart ayında yıllık bazda yüzde 20 azalırken, gemi başına düşen miktar ise yüzde 27 geriledi. Bu durum, birçok VLCC'nin büyük ölçüde atıl durumda kaldığını gösteriyor.
8 Nisan itibarıyla İç Basra Körfezi'nde 73 VLCC bulunuyor. Bu tankerlerden 58'i, bölgedeki liman ziyaretlerinin ardından Körfez'den ayrılamadığı için "sıkışmış" olarak sınıflandırıldı. Dünya genelinde aktif olan 911 VLCC dikkate alındığında, filonun yüzde 6,3'ünün Körfez'de mahsur kaldığı belirlendi.
Toplam 280,9 milyon ton taşıma kapasitesine sahip VLCC filosunun 17,9 milyon tonluk kısmının Körfez'de beklemesi, Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin küresel petrol lojistiği üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu.
Dev ham petrol tankerlerinin aksine, Hürmüz Boğazı'na doğrudan bağlı olmayan Aframax ve Suezmax tipi tankerler, kısa ve orta mesafeli alternatif rotalarda faaliyet gösterdikleri için bu süreçten daha az etkilendi.
Mart ayında Aframax tankerlerinin ton-mili yıllık bazda yüzde 7 artarken, gemi başına düşen ton-mil miktarı da yüzde 10 yükseldi. Bu artış, Körfez dışındaki ticaret rotalarının büyük ölçüde işlemeye devam ettiğini gösteriyor. Meksika Körfezi'nde Aframax ihracatındaki yıllık yüzde 23'lük artış, ton-mil miktarını yüzde 15 yükseltti. Güneydoğu Asya'da ise ihracat hacmindeki yüzde 28,5'lik düşüşe rağmen, gemilerin daha uzun mesafeler kat etmesi ton-mil miktarının yaklaşık yüzde 50 artmasına yol açtı.
Suezmax tankerlerinde ise ton-mil yıllık bazda yüzde 1'lik sınırlı bir düşüşle neredeyse sabit kaldı, gemi başına düşen miktar ise yüzde 5 azaldı. Bu tablo, Hürmüz geçişine bağımlı olmayan rotaların genel işleyişini koruduğunu gösteriyor.
VLCC, Aframax ve Suezmax tankerlerini kapsayan toplam ton-mil, mart ayında yıllık bazda yüzde 13,7 geriledi. Bu düşüş, deniz yoluyla petrol taşımacılığının Kovid-19 salgını döneminde kaydedilen en düşük aylık hacimlerin de altına inmesine neden oldu.
Veson Nautical Ticaret Analitiği Yöneticisi Graham Close, AA muhabirine, şubat ayının takvim nedeniyle genelde zayıf veriler sunduğunu ve bu nedenle karşılaştırmalarda dikkate alınmadığını, ancak mart ayı verilerinin piyasadaki şoku net bir şekilde gösterdiğini ifade etti.
Close, deniz yoluyla taşınan petrol miktarının martta geçen yıla göre yüzde 17,9 azaldığını belirterek, "Gerçek miktar biraz daha yüksek olabilir. Çünkü şu anda Körfez'de bekleyen yüklü gemiler hâlâ denizde sayılıyor. Şubat ayındaki düşüşler dikkate alınmadığında, bu Eylül 2020'den bu yana görülen en düşük aylık hacim." dedi.
Savaş öncesinde Asya'daki rafinerilerin Atlantik Havzası'ndan daha fazla ham petrol tedarik etmeye başladığını belirten Close, "Nisan ayı kritik bir dönem olacak. Eğer Asya rafinerileri, kaybolan Körfez arzını Atlantik Havzası'ndan tedarik ederek telafi ediyorsa, VLCC ton-milleri toparlanmaya başlamalı ve ortalama seyir mesafeleri çatışma öncesi seviyelere göre daha uzun olmalı." değerlendirmesini yaptı.