ABD ve Kanada'nın Vize Politikaları Dünya Kupası'nı Olumsuz Etkiliyor
SPOR

ABD ve Kanada'nın Vize Politikaları Dünya Kupası'nı Olumsuz Etkiliyor

Vize politikaları, Dünya Kupası'nın ruhunu zedeliyor. Bazı oyuncular ve hakemler girişte engellendi, bu durum hoş karşılanmıyor.

1 kez görüntülendi
2026 FIFA Dünya Kupası sırasında ev sahipliği yapacak olan ABD ve Kanada'nın vize uygulamaları, turnuvanın en çok tartışılan siyasi meselelerinden biri haline geldi. Afrika kıtasının önde gelen hakemlerinden biri olan Somalili Omar Abdulkadir Artan, Dünya Kupası'nda maç yönetme hazırlığı içerisinde olmasına rağmen ABD tarafından kabul edilmemesiyle vize reddi konusunda sembol bir isim haline geldi. 34 yaşındaki Artan'ın yanı sıra, Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril er-Racub, Irak Milli Takımı'nın fotoğrafçısı Talal Salah ve İran Milli Takımı'nın teknik ekibinden bazı üyeler de ABD'nin sert vize uygulamaları nedeniyle mağdur olanlar arasında yer aldı. Kanada, İngiltere'de cinsel suçlamalarla ilgili yargı süreci devam eden Ganalı futbolcu Thomas Partey’in ülkeye girişine de izin vermedi. ABD'deki kamp için Chicago Havalimanı'nda güvenlik gerekçeleriyle uzun süre sorgulanan Irak milli takımının yıldız golcüsü Aymen Hussein, yoğun bürokratik süreçler sonrasında ülkeye girebildi. ABD ve Kanada'daki bu gelişmeler üzerine AA muhabirine konuşan BBC World Arapça ve İngilizce Haberleri Editörü Said Shehata, siyasetin spor üzerindeki etkisinin genellikle zararlı olduğunu vurgulayarak, "Yaşanan olumsuz durumlar turnuvanın tarihine bir leke olarak geçecek; ancak genel olarak Dünya Kupası atmosferini büyük ölçüde etkilemeyecek," dedi. Maçlar sırasında gözlemlenen boş koltukların bir nedeni olarak, uygulanan katı vize politikalarını gösteren Shehata, "Vize ve girişle alakalı bu uygulamalar, Dünya Kupası ruhunu olumsuz etkiliyor. Bazı oyuncular, hakemler ve taraftarların girişleri engellendi; bu durum hoş karşılanmıyor. Bazı koltuklar bilet fiyatları yüzünden boş kalıyor, ama vize politikaları da buna katkıda bulunuyor," ifadelerini kullandı. FIFA'nın üzerine düşen görevleri yeterince yerine getirdiğini belirten Shehata, FIFA'nın yetki alanının kısıtlı olduğunu da vurgulayarak, "FIFA, ev sahibi ülkelerle koordinasyon sağlamalı; ancak nihai karar, ev sahibi ülkelerin elinde. Devletlerin egemenliği altında FIFA bir şey yapamaz. Koordinasyon sağlanabilir, fakat daha fazlası mümkün değil," dedi. Siyasetin spordaki etkisini ortadan kaldırmak gerektiğini ancak bunun gündemde olmadığını ifade eden Shehata, "Tamamen ayrılmaları gerektiğine katılıyorum; fakat gerçekler farklı bir hikaye sunuyor. Örneğin, Rusya'nın spor etkinliklerinden men edilmesi, istenmeyen karışımın açık bir göstergesi," şeklinde konuştu. Ev sahibi ülkelerin spor organizasyonlarını siyasi çekişmelere alet etmemesi gerektiğini vurgulayan Shehata, "Vize ve giriş, ev sahibi ülkelere bağlıdır; ancak ev sahibi ülkeler, taraftarları, oyuncuları ve hakemleri turnuvalardan haksız yere dışlamak için güçlerini kötüye kullanmamalıdır," dedi.