
Hollandalı Bakan Van Weel: Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü Hayati
Hollanda Adalet Bakanı Van Weel, Türkiye'nin ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmada arabulucu olarak önemli bir rol üstlenebileceğini vurguladı.
1 kez görüntülendi
Van Weel, Türkiye-Hollanda ilişkileri, işbirliği alanları ve bölgesel ile küresel gelişmeler hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin oldukça güçlü olduğunu belirten Van Weel, Türkiye'nin uzun zamandır Hollanda'nın ve genel olarak Avrupa'nın güvenilir bir ortağı olduğunu ifade etti.
Hollanda'nın müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin, NATO'nun güvenilir bir üyesi olduğuna dikkat çeken Van Weel, adalet ve güvenlik konularında birlikte çalışmak için birçok neden bulunduğunu vurguladı.
Bu bağlamda, terörizm, organize suç ve bu iki alan arasındaki bağlantılar gibi konularda daha fazla işbirliği yapılması gerektiğini belirten Van Weel, ziyaretinin ana temasının da bu konular olduğunu dile getirdi.
Siyasi düzeyde güvenlik diyaloğu kurmanın önemine vurgu yapan Van Weel, ülkeler arası daha etkili bir yargı işbirliği için suçluların iadesi ve yasal taleplerin sağlanması gerektiğini kaydetti.
Son beş yıl içinde ilk güvenlik diyaloğunun gerçekleştirildiğini bildiren Van Weel, savcı, polis, jandarma ve yargı gibi çeşitli pozisyonlardan üst düzey temsilcilerin heyette yer aldığını aktardı.
Bu görüşmeler sonucunda işbirliğini geliştirmek için bir çerçeve oluşturulabileceğini söyleyen Van Weel, 2025 yılında Hollanda, Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerinin birlikte gerçekleştirdiği "Orkinos-Bulut" ortak operasyonunu hatırlatarak, bir organize suç şebekesinin çökertildiğini belirtti.
Hollanda'daki en büyük suç şebekelerinin bazılarıyla Türkiye'de uyuşturucu ticareti ve kara para aklama konularında mükemmel bir işbirliği yapıldığını dile getiren Van Weel, terörle mücadelede de Türkiye ile yakın ilişkilere sahip olduklarını vurguladı. PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerini terör listelerine aldıklarını söyleyen Van Weel, bu işbirliğinin iki ülkenin güvenliğine katkıda bulunduğunu aktardı.
DEAŞ konusunun da ele alındığını bildiren Van Weel, bölgedeki istikrarsızlığın DEAŞ'a nasıl bir alan açabileceği ve özellikle gençlerin sosyal mecralarda “radikalleşmesi” konularında fikir alışverişinde bulunduklarını belirtti.
Göç meselesinin de Hollanda'nın gündeminde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Van Weel, Suriye'nin istikrara kavuşmasıyla birlikte mülteci ve sığınmacıların Türkiye ve Hollanda'dan Suriye'ye dönüp dönmeyeceği konusunun tartışıldığını belirtti.
Göç akışlarının kontrol altına alınmasının önemine değinen Van Weel, gençleri radikalleştiren terör gruplarının sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarını etkin bir şekilde kullandığını belirterek, bu alanlarda işbirliği yapılacak çok sayıda fırsat olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Hollanda ve Avrupa Birliği için kritik bir ortak olduğunu vurgulayan Van Weel, son yıllarda ekonomik işbirliğinin arttığını ve Hollanda'nın Türkiye'deki en büyük yabancı yatırımcı konumunda bulunduğunu söyledi.
Türk ekonomisini ve büyüyen savunma sanayisini yakından takip ettiklerini belirten Van Weel, bu durumun Batı Avrupa ülkeleri için sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Bağların güçlendiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye'deki eğitim seviyesinin yüksek olduğunu vurgulayan Van Weel, Hollandalı şirketlerde çalışan yetenekli Türk mühendislerin bulunduğunu dile getirdi.
Birçok alanda işbirliği yapılması gerektiğine dikkat çeken Van Weel, "Avrupa olarak, bu belirsiz dünyada daha bağımsız olmalıyız. Bu, savunma ve ekonomik bağımsızlık anlamına geliyor ve bu çerçevede Türkiye, bizim için çok önemli bir ortak." ifadelerini kullandı.
Van Weel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma hakkında da değerlendirmelerde bulundu: "Bu çatışmanın etkilerini bölgenin dışına taşımaya başladık. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Körfez ülkeleri ile İran’daki enerji altyapısının zarar görmesi ilk önce ekonomik sıkıntıları dışarıda hissettirecek. Ne yazık ki, Küresel Güney, Afrika ve Güneydoğu Asya'da bu etkileri büyük ölçekte yaşamaya başladık. Ancak, bu sonuçları Türkiye gibi Hollanda'da da görmek uzun sürmeyecek."
Bütün bunların enerji fiyatlarının artmasına sebep olacağını, bunun da sanayiyi ve dolayısıyla halkı zorlayacağını belirten Van Weel, ciddi bir ekonomik durgunluk ve enflasyona yol açabileceğini ifade etti.
Bu duruma karşı en iyi şekilde hazırlanılması gerektiğine dikkat çeken Van Weel, "Gerginliğin azaltılması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey." dedi.
Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerine de değinen Van Weel, Adalet ve Güvenlik Bakanı olmadan önce Dışişleri Bakanı olduğunu hatırlatarak, "Bu süreçte Türk diplomasisinin muazzam kapasitesini gözlemledim. Hem bölgenizde hem de ötesinde üstlendiğiniz büyük rolü, tarafları bir araya getirme çabanızı ve çatışmaların kökenlerini derinlemesine anlayarak çözüm yolları arayışınızı takdir ediyorum. Bu yüzden Türkiye'nin şu anki çatışmada bu hayati rolü üstlenebileceğini umuyorum. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a olan güvenim tam; eğer bir fark yaratabilecek biri varsa, o budur." dedi.
Van Weel, tüm ülkelerin bu savaşın sona ermesini ve bölge dışındaki olumsuz etkilerinin en aza indirilmesini beklediğini de sözlerine ekledi.