
Hayat Pahalılığı Düzenlemesi Meclis Gündeminden Ertelendi
Başbakan Ünal Üstel, hayat pahalılığı düzenlemesinin Meclis gündeminden ertelendiğini ve bunun küresel belirsizlikler nedeniyle alındığını açıkladı.
1 kez görüntülendi
Başbakan Ünal Üstel, hayat pahalılığına yönelik düzenlemenin bu hafta Meclis gündeminden çıkarıldığını ve ertelendiğini duyurdu. Bu kararın, küresel ekonomik belirsizlikler ve toplumsal hassasiyetler göz önünde bulundurularak alındığı ifade edildi.
Üstel’in açıklamaları şöyle devam etti:
"Hayat pahalılığı sorunu, yalnızca ülkemizin iç dinamiklerinden kaynaklanan bir mesele değildir. Mevcut küresel ortam, ekonomik dengeleri tüm dünyada derinden etkilemektedir.
'GELİNEN AŞAMADA TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİYLE KÜRESEL BELİRSİZLİKLERİ BİRLİKTE GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ'
Son dönemlerde uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, enerji fiyatlarındaki değişkenlik ve bölgemizdeki gerilimler hepimizi etkilemektedir. İran merkezli gelişmeler ve bu süreçte yaşananlar, zaman zaman kısa vadeli umutlar oluşturmasına rağmen, bölgesel belirsizliğin devam ettiğini göstermektedir. Böyle bir ortamda, hiçbir ülkenin ekonomik kararlarını yalnızca iç meselelerle alması mümkün değildir. Hükümetimiz de bu gerçeği dikkate alıyor. Hedefimiz nettir: Halkımızın alım gücünü korurken, ülkemizin ekonomik dengesini ve geleceğini güvence altına almak. Meclis gündemindeki hayat pahalılığı düzenlemesi bu hedef doğrultusunda hazırlanmıştı. Ancak şu aşamada, toplumun farklı kesimlerinde ortaya çıkan hassasiyetler ile küresel ekonomik belirsizlikleri birlikte değerlendirmek zorundayız. Bu bağlamda, hükümet olarak, bölgemizdeki gelişmeleri anlık değil, stratejik bir bakış açısıyla izliyoruz. Özellikle İran ile ilgili gelişmelerle birlikte Lübnan’daki çatışmaları üzüntüyle karşılıyor; bölgede sürekli bir ateşkesin ve istikrarın sağlanmasının artık bir zorunluluk olduğunu vurguluyoruz.
'BU NEDENLE HAYAT PAHALILIĞI DÜZENLEMESİNİ MECLİS GÜNDEMİNDEN ERTELEDİK'
Bilinmelidir ki böyle bir jeopolitik ortamda ekonomik kararları dar ve kısa vadeli hesaplarla almak sorumsuzluktur. Hükümet olarak, ülkemizin ekonomik istikrarını riske atacak hiçbir adımı popülist baskılarla atmayacağız. Bu nedenle, hayat pahalılığına ilişkin düzenlemenin bu hafta Meclis gündeminde görüşülmesini bir sonraki oturuma ertelemeye ve Meclis çalışmalarını, bölgedeki gelişmelerin seyri doğrultusunda yeniden planlamaya karar verdik. Bu kararımızın önemli bir nedeni, toplumsal gerginliği azaltmak ve uzlaşı ile çözüme katkıda bulunma fırsatı yaratmaktır.
Bu karar, değişen küresel koşulları doğru analiz ederek daha sağlam, daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturma iradesidir. Bölgedeki kalıcı istikrar sağlandıkça, biz de ilgili kesimlerle görüşerek hayat pahalılığı ve ekonomik düzenlemelerimizi aynı kararlılıkla ve daha güvenli bir zeminde hayata geçireceğiz. Değerli halkım, bilin ki bu adım, herhangi bir kesimin baskısıyla alınmış bir karar değildir. Bu, devlet ciddiyetinin ve sorumluluk bilincinin bir sonucudur. Bugün alınacak her ekonomik karar yalnızca bugünü değil, yarının istikrarını da belirleyecektir.
Diğer yandan hayat pahalılığı meselesi sadece kamu maaşlarına yönelik teknik bir düzenleme değildir; asgari ücretle geçinenlerden emeklilere, sosyal destek alanlardan dar gelirli tüm hanelere kadar toplumun tamamını etkileyen kapsamlı bir yaşam maliyeti sorunudur. Bu anlayışla, hükümet olarak alım gücünü korumaya yönelik somut ve etkili adımlar atmaya devam edeceğiz.
Aynı zamanda, hayat pahalılığıyla mücadele yalnızca gelir düzenlemeleriyle değil; kamu maliyesinde disiplinin artırılması, israfın önlenmesi ve sürdürülebilir gelir artırıcı tedbirlerin uygulanmasıyla mümkündür. Bu doğrultuda, kamu harcamalarında etkinlik ve tasarruf esas alınacak, ayrıca ekonominin kayıtlı yapısını güçlendirerek devlet gelirlerini artıracak yapısal adımlar kararlılıkla atılacaktır. Hükümetimizin yaklaşımı her zaman olduğu gibi açık ve nettir: Küresel kriz ortamında popülizmle değil, akıl ve sorumlulukla hareket edeceğiz.
'BU SÜRECİ GÜÇ MÜCADELESİ OLARAK DEĞİL, ORTAK AKIL OLARAK GÖRMELİYİZ'
Tüm kesimlere çağrımız şudur: Devlet ne sendikalarla ne de halkla bilek güreşi yapmaz. Bu süreci bir güç mücadelesi alanına çevirmek yerine, ortak akıl olarak değerlendirmeliyiz. Bu ülkenin geleceği hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz bu süreci bir kriz olarak değil, küresel belirsizlikler içinde ülkemizi daha dirençli hale getirme fırsatı olarak görmekteyiz. Halkımız rahat olsun. Bu hükümet, her zaman olduğu gibi, günü değil geleceği düşünerek karar almaya devam edecektir. Hükümetimiz, devletimizi sahiplenip halkımızın haklarını kucaklamaktadır. Halkımızın hedefi, bizim hedefimizdir."