Hamaney, Oğlu Mücteba'nın Yönetim Yeteneğinden Şüphe Ediyordu
DUNYA

Hamaney, Oğlu Mücteba'nın Yönetim Yeteneğinden Şüphe Ediyordu

ABD istihbaratı, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in halefliği konusunda ciddi endişeler taşıdığını ortaya koydu. Yönetim kapasitesi sorgulanıyor.

1 kez görüntülendi
ABD istihbarat kaynakları, eski İran Dini Lideri Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in kendisine halef olma konusundaki tereddütlerini ABD Başkanı Donald Trump'a iletti. Bu bilgiler, Hamaney'in oğlunun zeka ve ülke yönetimi konusundaki yeterliliğinden şüphe duyduğunu ortaya koyuyor. Bazı analistler, Mücteba Hamaney'in içe dönük bir yapısı olduğunu ve psikolojik sorunlar yaşadığını iddia ediyor. İran'da Mücteba Hamaney'in babasının yerine atanmasının üzerinden bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen, yeni liderin henüz kamuoyuna yönelik bir konuşma yapmadığı, yalnızca yazılı bir mesaj yayımladığı bildirildi. Gözlemciler, bu durumun İran yönetiminin İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından kontrol altında tutulduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Mesajın, askeri otoritelerin benimsemiş olduğu sert söylemle büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi. Bu arada, ABD istihbarat birimleri, Donald Trump ve danışmanlarına sundukları raporlarda, Ali Hamaney'in oğlunun halefliği konusunda mesafeli bir tutum sergilediğini aktardı. CBS News'in haberine göre, Hamaney, Mücteba'nın zeka düzeyi ve yönetim becerileri hakkında ciddi endişeler taşıyordu. Ayrıca istihbarat raporlarında, Ali Hamaney'in, 56 yaşındaki oğlu Mücteba'nın kişisel yaşamında bazı sorunlar yaşadığını bildiği, ancak bu sorunların tam olarak ne olduğu hakkında detay verilmediği belirtildi. Mücteba Hamaney'in kısırlık tedavisi için dört kez Birleşik Krallık'a gitmiş olmasıyla bu durumun bağlantılı olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait 2008 tarihli gizli bir belge, Mücteba Hamaney'in çocuk sahibi olma konusunda aile baskısı altında olduğunu ortaya koymuş, tedavi sürecinin ardından ilk çocuğu dünyaya gelmiştir. Donald Trump, cuma günü yaptığı bir röportajda, Ali Hamaney'in oğluna güvenmediğini açıkça ifade ederek, “Babası onun lider olmasını bile istemiyordu” dedi. Daha önce Mücteba Hamaney'i 'zayıf' olarak nitelendiren Trump, ABD'nin İran'daki lider seçimleri üzerinde denetim rolü oynaması gerektiğini savunmuştu. Ali Hamaney'in oğlunu halef olarak seçmekten kaçındığına dair endişeler yeni değil. Eski liderin yönetimin miras yoluyla devredilmesine karşı olduğu yönündeki görüşlerle ilişkilendiriliyor. New York Times'a göre, Ali Hamaney, 12 Gün Savaşı sırasında halef olarak belirlediği üç aday arasında oğluna yer vermemiştir. Ancak 88 üyeden oluşan Uzmanlar Meclisi, tartışmalı bir şekilde Mücteba Hamaney'i yeni Dini Lider olarak seçti. Yeni liderin kendisinin atamasını televizyondan öğrendiği ifade ediliyor. Reuters, DMO'nun seçim sürecinde baskı kurduğunu ve Uzmanlar Meclisi içindeki görüş ayrılıklarına rağmen Mücteba Hamaney'in adaylığını dayattığını bildirmektedir. İstihbarat bilgilerine göre, Ali Hamaney'in oğlunun ülkeyi yönetme yeteneğine dair şüpheleri, Mücteba Hamaney'in karizma eksikliği ve kitleleri etkileyen konuşmalar yapma yeteneğinden yoksun olmasından kaynaklanıyor. Hamaney'in, İran Devrimi'nin Batı ve İsrail karşıtlığına dayanan ideolojik çizgisinin sürdürülmesi için bu özellikleri gerekli gördüğü belirtiliyor. Bu nedenle, Hamaney'in görev süresi boyunca sık sık konuşmalar yapmaya ve resmi kabul törenlerinde görünmeye özen gösterdiği vurgulanıyor. Yeni Dini Lider'in kamuoyuna yansıyan tek görüntüsü ise yaklaşık 30 saniyelik bir video kaydıdır. 2024 yılında çekildiği öngörülen bu görüntülerde, Mücteba Hamaney'in internet üzerinden verdiği dini dersleri iptal ettiği belirtiliyor. İptalin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu hakkında ise herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Atanmasının ardından yeni liderin şu ana kadar ne sesli ne de görüntülü bir konuşma yaptığı kaydedilmektedir. İran muhalefetinden Hasan Şeriatmedari, Mücteba Hamaney'in kamuoyunda görünmekten kaçınmasının yalnızca hitabet eksikliğiyle açıklanamayacağını savunuyor. Independent Arabia ile yaptığı röportajda, yeni liderin psikolojik sorunlar yaşadığını ve içe kapanık bir kişiliğe sahip olduğunu öne sürdü. Şeriatmedari, Mücteba Hamaney'in hayatı boyunca hiç konuşma yapmadığını ve kamuya açık etkinliklerde görünmediğini ifade etti. Analistler, Ali Hamaney'in DMO'nun güçlü etkisine rağmen devlet üzerindeki nihai otoriteyi elinde tutmayı başardığını, ancak yeni dönemde bu dengenin değişebileceğini belirtiyor. Bazı değerlendirmelere göre, Mücteba Hamaney, fiilen 'en yüksek lider' olmaktan ziyade daha sınırlı bir rol üstlenecek ve hareket alanı büyük ölçüde DMO'nun hesaplarıyla belirlenecektir. Kişisel ve psikolojik faktörlere dikkat çeken Şeriatmedari, Mücteba Hamaney'in suikast girişiminden kurtulması halinde dahi, DMO üyelerinin elinde bir araca dönüşeceğini iddia ediyor. Ayrıca, önümüzdeki dönemde bu makamda geniş bir halk desteğine sahip birinin görülmeyeceğini öne sürerek, Mücteba Hamaney'in atanmasının Velayet-i Fakih döneminin fiilen sona erdiğini düşündüğünü ifade etti. Babasının öldürüldüğü saldırıda yaralandığı doğrulandıktan sonra Mücteba Hamaney bir yazılı mesaj yayımladı. Bu mesaj, bazı çevrelerce kamuoyunu harekete geçirme ve öldüğüne dair iddiaları yalanlama çabası olarak değerlendirildi. Ancak yeni liderin ne sesli ne de görüntülü bir açıklama yapmaması, yaralarının ciddiyeti ve İran'ı yönetip yönetmediğine dair spekülasyonları artırdı. Bir diğer iddia, Mücteba Hamaney'in yerinin tespit edilmesi ve hedef alınma riskine karşı kamuoyunda görünmekten kaçındığı yönündedir. Ancak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile fiili güç sahibi olarak nitelendirilen Ali Laricani'nin Tahran sokaklarında açıkça görünmesi, bu durumu zayıflatan unsurlar arasında yer alıyor. Gözlemciler, kısa bir video mesaj yayımlamanın sokaklarda dolaşmaktan daha büyük bir risk oluşturmayacağına dikkat çekiyor. Mücteba Hamaney'in yaralarının ağır olduğu ve sağlık durumunun kamuoyuna görünmesine izin vermediği de öne sürülüyor. Bazı raporlar, ayak kırıkları ve yüzünde morluklar bulunduğunu belirtmektedir. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, cuma günü yaptığı açıklamada, yeni Dini Lider'in muhtemelen yüzünde kalıcı bir yara oluştuğunu ifade etti. Hem ABD'li hem de İranlı yetkililer, kamuoyunda yeni liderin yaralandığını doğrularken, CBS News'ten aktarılan bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump, yakın çevresiyle yaptığı özel görüşmelerde 'Mücteba Hamaney'in ölmüş olabileceğini' dile getirdi. Trump ayrıca, “İran şu anda fiilen liderlikten yoksun” değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklamalar, Dini Lider’in bilincinin yerinde olup olmadığına dair tartışmaları daha da derinleştirdi. Beyaz Saray, şu aşamada ülkenin kontrolünün büyük ölçüde DMO'nun elinde olduğu görüşündedir. Bu durum, 1979 İran Devrimi'nden bu yana ülkeyi yöneten teokratik sistem açısından kayda değer bir değişim olarak değerlendirilmektedir. Yeni liderin akıbetine dair spekülasyonların devam etmesi üzerine, ABD hükümeti, Mücteba Hamaney’in ve dokuz üst düzey İranlı yetkilinin yerinin tespit edilmesine yardımcı olacak bilgilere 10 milyon dolara kadar ödül vereceğini açıkladı.