Hakan Fidan, kalıcı barış için bölge ülkelerini ziyaret edecek
TURKIYE

Hakan Fidan, kalıcı barış için bölge ülkelerini ziyaret edecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki barış adımlarını görüşmek için yarından itibaren bölge ülkelerine ziyaret gerçekleştirecek.

1 kez görüntülendi
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Bakanlıkta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fidan, "Lübnan'da savaşın yayılmaya başladığını" ve Irak'ta da durumun "giderek karmaşık hale geldiğini" ifade ederek, "İslam dünyasının üzerindeki bu savaş belasının bir an önce sona ermesi için atılması gereken adımların peşindeyiz." dedi. İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına dikkat çeken Fidan, "Öte yandan, İsrail'in özellikle İranlı devlet adamlarına yönelik gerçekleştirdiği siyasi suikastlar, savaş hukukuna aykırı, tamamen yasa dışı eylemlerdir. Bu faaliyetlerin derhal son bulması gerekiyor." şeklinde konuştu. Yarından itibaren bölge ülkelerini ziyaret edeceğini belirten Fidan, "Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları ele almak üzere bir bölge ziyaretim olacak. Yarın yola çıkıyorum ve bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada, hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşmak hem de Türkiye'nin bölgesel barışla ilgili değerlendirmelerini ve önerilerini aktarmak istiyorum." dedi. Fidan, pek çok Batılı ve Doğulu mevkidaşıyla görüşmeler yaptığını, onların görüşlerini dinlediğini ve mevcut durumu değerlendirdiklerini aktararak, "Hedefimiz aynı; herkesin kendi toprakları içinde güvenlik ve egemenlik içerisinde yaşadığı, Filistinlilerin de kendi devletinin olduğu, İran'ın, Arapların ve bizim barış, huzur ve güvenlik içinde yaşadığımız bir coğrafya yaratmak. Bu mümkündür. Bu vizyonu gerçekleştirmek için çalışmaya azimle devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin genel durumunu ve gelişmesi gereken alanları değerlendirdiklerini belirten Fidan, "Biz Kanada ile uzak coğrafyalarda yer alsak da, küresel barış ve istikrara aynı bakış açısıyla bakan köklü müttefikleriz." dedi. Fidan, mevkidaşıyla bölgesel ve küresel meselelerde yakın iş birliği içinde çalıştıklarını, bu yapıcı diyaloğun Anand'ın ziyareti ile daha da ileri bir seviyeye taşındığını ifade etti. Kanada Başbakanı Mark Carney'in göreve geldiği günden bu yana dış politika ve ekonomi alanında önemli değişiklikler yaptığını belirten Fidan, bu gelişmeleri takdirle takip ettiklerini söyledi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney arasındaki ilişkilerin ortak bir vizyon etrafında şekillendiğini ve iki ülkenin çıkarlarını gözeten bir model ilişki oluşturma hedefinde olduğunu vurguladı. Carney'in bu yıl Türkiye'ye planladığı ziyarete yönelik hazırlıkların titizlikle sürdüğünü aktaran Fidan, "Bölgemizdeki sıcak gelişmelerin yaşandığı bu dönemde gerçekleşecek ziyaretin iş birliğimize ivme kazandıracak kritik bir eşik olacağına inanıyoruz." dedi. Fidan, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2025 yılında 2,7 milyar dolara ulaşacağını belirterek, bu rakamın ilerleyen dönemde daha da artmasını beklediklerini açıkladı. Kanada ile özellikle nükleer enerji alanında iş birliğini güçlendirecek adımlar attıklarını söyleyen Fidan, siyasi diyalogla ortaya konulan bu iradenin ekonomik ve ticari ilişkileri de olumlu yönde etkilemesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Fidan, görüşmelerde savunma iş birliğinin üst seviyelere çıkarılması konusundaki kararlılıklarını ve Türkiye'nin yakın çevresindeki krizlerin yaşandığı bir dönemde Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenliğine katkı sağlama niyetlerini yineleyerek, "AB üyesi olmayan müttefiklerin AB'nin savunma ve güvenlik girişimlerine dahil edilmesi gereklidir." dedi. Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgede ciddi güvenlik riskleri oluşturduğunu ve bu saldırıların durmaması halinde uluslararası ilişkilerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için yoğun bir diplomatik çaba gösterdiklerini kaydeden Fidan, "Barışın sağlanması için diyalog kanallarının açık tutulması ve tüm tarafların endişelerinin ele alınması önemlidir." dedi. Fidan, Orta Doğu'daki savaşın Rusya ile Ukrayna arasındaki barış çabalarını etkilememesi gerektiğini belirterek, "Bu sorunu sona erdirme yönündeki diplomatik çabaların uluslararası hukuka uygun, kalıcı ve adil bir barışla sonuçlanmasını umut ediyoruz. Müzakerelerin bir sonraki turuna ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu tekrar vurgulamak istiyorum." açıklamasında bulundu. Bakan Fidan, bugün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı telefon görüşmesine değinerek, Türkiye'nin müzakerelere katkı sağlama konusundaki görüş alışverişinde bulunduklarını aktardı. Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anand ile Filistin ve Lübnan meselelerini de görüştüklerini belirterek, "Gazze'de yaşanan trajedi değişmiyor. Netanyahu hükümetinin Gazze halkını daha da zor şartlara sokan ateşkes ihlallerine göz yumulmamalıdır. Ayrıca Mescid-i Aksa'da ibadetin engellenmesi kabul edilemez. Bu provokasyon karşısında herkesin tek ses olması gerekir. İsrail'in Batı Şeria'da dayatmaya çalıştığı durum, iki devletli çözümü ciddi biçimde tehdit etmektedir. İsrail'in yeni krizleri fırsata dönüştürerek Filistin'deki adil çözüm çabalarını sabote etmesine kesinlikle fırsat verilmemelidir." ifadelerini kullandı. Fidan, uluslararası toplumun iki devletli çözüm vizyonu etrafında daha güçlü bir iş birliği sergilemesi gerektiğini vurguladı. İsrail'in Lübnan'a yönelik başlattığı kara harekâtının sivil nüfus üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Fidan, bu işgalin devam etmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Fidan, Türkiye ve Kanada'nın uluslararası alanda giderek artan ağırlıkları ile krizler karşısında özgün çözümler üretebilen iki önemli aktör olduğuna dikkat çekerek, iki ülke arasındaki iş birliğinin her alanda derinleştirilmesi için çaba gösterdiklerini ifade etti. Fidan, basın mensuplarının sorularını yanıtladıktan sonra, "Türkiye, bölgenin sorumlu bir ülkesi olarak gelişmeleri uzun yıllardır yakından takip ediyor." dedi. Fidan, olayların hangi aşamaya geleceği konusunda öngörülerinin bulunduğunu belirterek, "Umarım kötü sonuçlar doğurmaz." diye konuştu. Haziran 2025'te İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük çatışmanın ardından, böyle bir savaşın çıkma ihtimalinin ve tarafların bu yönde hazırlık yaptıklarının farkında olduklarını belirten Fidan, "Böyle bir yayılma riskinin artabileceğini öngörmüştük." dedi. Fidan, bu nedenle yoğun bir çalışma içerisine girdiklerini ve "Diplomasinin yolunu nasıl açabiliriz?" sorusunu kendilerine yönelttiklerini belirtti. "Türkiye'nin etkisini, gücünü ve dostları üzerindeki samimiyetini kullanarak bu ajandayı ilerletmeye çalışıyoruz." diyen Fidan, "Günün sonunda savaşın başladığını görebiliyoruz." dedi. Fidan, "Amerika, İsrail'in etkisiyle İran'a saldırdı. Buna müteakip İran da bölge ülkelerine saldırılara başladı ve şu anda yaygın bir savaş var. Kötü durumlardan daha kötü bir duruma geçmeyi önlemek için çabalıyoruz." ifadelerini kullandı. Fidan, Gazze ve Lübnan'daki durumları yakından takip ettiklerini, Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesi için Türkiye ve diğer müttefiklerin çaba gösterdiğini belirtti. Gazze konusunda ortak çalışmalar yürüten ülkelerin savaş telaşı içinde olduğunu ifade eden Fidan, insani yardımlar ve görüşmelerin devamı için çabaların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirtti. Fidan, Lübnan'da yaklaşık 800 bin kişinin yerinden edildiğini, bunun kalıcı bir mülteci krizine dönüşme riskine dikkat çekerek, uluslararası kamuoyunun Lübnan'ın işgalinin durdurulması çağrılarına destek verdiklerini vurguladı.