
Güney Kıbrıs'ta Şap Vakaları 42 Mandırayla Sınırlı Kaldı
Rum Veteriner Dairesi, Güney Kıbrıs'ta yeni şap vakası bulunmadığını ve toplam vaka sayısının 42 mandırayla sınırlı olduğunu açıkladı.
1 kez görüntülendi
Rum Veteriner Dairesi Sözcüsü Sotiria Yeorgiu, Güney Kıbrıs'ta dün itibarıyla yeni bir şap vakasının tespit edilmediğini ve mevcut durumda vaka sayısının 42 mandırayla sınırlı kalmaya devam ettiğini duyurdu.
Haravgi ve diğer medya organları, Yeorgiu'nun şap hastalığı ile ilgili yaptığı açıklamaları geniş bir şekilde ele aldı. Yeorgiu, açıklamalarında yeni bir şap hastalığı vakasına rastlanmadığını vurguladı ve vaka sayısının 42 mandırada sabit kaldığını belirtti.
Hayvanların aşılanması ve itlaf süreçlerinin herhangi bir itiraz olmaksızın sürdüğünü ifade eden Yeorgiu, KKTC'deki durumla ilgili sorulara, "Eğer aşılamaya devam ederlerse hastalığı sınırlama imkanı bulabiliriz. Bu durumda biz de daha az tehlike altında oluruz" şeklinde yanıt verdi.
Politis gazetesi, "Şap Hastalığını Durdurmak İçin İçte ve Dışta Eylemler - Üç Aşamalı Örnek Alımı ve AB’nin Türkiye ve Kıbrıslı Türklere Desteği" başlığı altında Yeorgiu'nun açıklamalarını detaylandırarak aktardı. Gazete, Yeorgiu'nun yeni vakaların olmadığını belirttiğini ve Mart ayında ikinci aşılama sürecinin başlayacağını, sonrasında aşılanan hayvanların antikor durumunun test edileceğini ifade etti.
Güney Kıbrıs genelinde, şap hastalığının yayılmasının önüne geçmek amacıyla yurt dışından gelen girişimlerin de devam ettiği bildirildi. Ayrıca, Nikos Hristodulidis’in, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası, AB’nin alacağı önlemlerin gündeme geldiği kaydedildi.
Rum hükümetinden bir kaynak, Nikos Hristodulidis’in Ursula von der Leyen ile yaptığı görüşmede, Avrupa Birliği'nin şap hastalığı ile mücadele kapsamında alması gereken tedbirler hakkında bilgilendirildiğini aktardı. Ayrıca, Türkiye ve Kıbrıslı Türklere yönelik destek konusunun da görüşmede ele alındığı ifade edildi.
Kaynağa göre, Türkiye'nin hastalığın görülme oranı açısından ilk sırada olduğu iddia edilirken, AB’nin desteğinin "devlet teşviklerine yönelik olmayacağı, hastalığın aşılama, hasta hayvanların itlafı ve sektörün yeniden canlanması gibi tüm aşamalarının finansmanını kapsayacağı" öne sürüldü.