
Gökbilimciler evrendeki kayıp hidrojen gazını tespit etti
Yeni araştırma, evrendeki hidrojen gazı bulutlarının beklenenden çok daha yaygın olduğunu ortaya koydu.
1 kez görüntülendi
10 ila 12 milyar yıl önce, "kozmik öğlen" olarak bilinen dönemde galaksiler, en fazla yıldız üretimi gerçekleştiriyordu. Bu süreç, yıldız oluşumunun temel bileşeni olan hidrojen gazının büyük miktarlarda varlığını gerektiriyordu. Ancak, yakın zamana kadar evrende yalnızca yaklaşık 3 bin hidrojen gazı halesi tespit edilebilmişti.
Son yapılan araştırma, bu sayıyı 33 binin üzerine çıkararak, bilim insanlarına erken galaksilerin başlangıcı ve evrim süreci hakkında daha kapsamlı bir veri seti sunuyor.
Hidrojen, kendi başına ışık yaymadığı için genellikle, ultraviyole ışık yayan yıldızlarla dolu galaksiler gibi enerji kaynaklarına yeterince yakın olduğunda tespit edilebiliyor. Bu yakınlık, gaz moleküllerinin parlamasına neden oluyor.
Ancak, bu zayıf sinyali tespit edebilmek için son derece hassas ekipmanlarla uzun süreli gözlemler yapmak gerekiyor. Bu nedenle bugüne kadar yalnızca en parlak ve en belirgin hidrojen gazı haleleri keşfedilmişti.
Yeni araştırmada, Teksas'taki McDonald Gözlemevi’ndeki Hobby-Eberly Teleskobu kullanılarak galaksiler ve aralarındaki bölgeler hakkında yaklaşık yarım petabayt veri toplandı.
Bu veri setinde, bilim insanları onbinlerce ila yüz binlerce ışık yılı genişliğinde yeni hidrojen gazı haleleri tespit etti. Bazı haleler, tek bir galaksinin etrafında basit, futbol topu şeklinde oluşurken, diğerleri birden fazla galaksiyi kapsayan büyük ve düzensiz yapılar oluşturdu.
Astrophysical Journal adlı dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Erin Mentuch Cooper, "Bunlar gerçekten ilginç. Uzantıları evrene yayılan dev amipler gibi görünüyor" şeklinde yorumda bulundu.
Araştırmacılar, evrenin "kayıp" hidrojeninin kökenlerini daha iyi anlamak amacıyla yeni keşfedilen haleleri detaylı bir şekilde incelemeyi planlıyor. Austin'deki Teksas Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı Dustin Davis, "Günümüzde galaksiler için çeşitli modeller mevcut, ancak bazı boşluklar ve eksiklikler de var" dedi.
Artık tek tek halelere odaklanarak neler olup bittiğini daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebiliriz. Bu sayede mevcut modelleri güncelleyebilir veya tamamen yeni yaklaşımlara geçebiliriz.