
F-16 Konuşlandırması: Milli Mücadele Vakfı'ndan Memnuniyet Açıklaması
Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Türkiye'nin Kıbrıs'a F-16 konuşlandırmasını olumlu bulduklarını ve ek önlemler alınacağını belirtti.
1 kez görüntülendi
Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Anavatan Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilk olarak 6 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırdığını ve gerekirse Kıbrıs Türkü'nün güvenliği için ilave önlemler alınacağını duyurmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Gülbahar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Milli Mücadele Vakfı olarak, Anavatan Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler ışığında Kıbrıs Türkü’nün ve Türk milletinin güvenliği için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 6 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırmasını doğru bir karar olarak değerlendiriyor ve bunu büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz.
Anavatanımızın ayrıca gerektiğinde ek önlemler alacağını belirtmesi, bizim için güven verici ve stratejik açıdan yaşamsal bir tutumdur.
Kıbrıs Türkü’nün ve Türk milletinin güvenliği, ne ABD’ye, ne İngiltere’ye, ne de Avrupa Birliği’ne bırakılabilir.
Eğer bırakılırsa, başımıza gelebilecekler aşikardır.
Tarihsel süreç, Türk uçaklarının bizler için güvenlik ve özgürlük anlamına geldiğini göstermektedir.
Kıbrıs Türkü, 21 Aralık 1963’te başlayan Rum saldırılarının, Türk uçaklarının Lefkoşa üzerinde uçmasıyla durduğunu asla unutmamıştır.
Eğer 8 Mart 1964’te Grivas komutasındaki Rum-Yunan güçleri, vatan savunması için Erenköy’e giden yüzlerce Kıbrıslı Türk üniversite öğrencisini katletmemişse, bu Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği hava harekâtı sayesindedir.
15 Temmuz 1974’teki Rum-Yunan darbesi sonucunda kurulan Helen Devleti hedefine ulaşamamış ve Kıbrıs Türkü, Girit Adası’nda yaşananlara benzer bir soykırımdan, 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı’nda görevlerini başarıyla yerine getiren Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk uçakları sayesinde kurtulmuştur.
Bütün bunları görmezden gelip Türk uçaklarının KKTC’ye konuşlandırılmasını eleştirenler, gaflet içindedir.
Bu kişiler, Kıbrıs Türkü’nün gerçek hissiyatını anlamaktan uzaktır.
Milli Mücadele Vakfı olarak barış ve anlaşmadan yanayız. Ancak Rum-Yunan ikilisinin, dostları İsrail ile hangi hayallerin peşinde koştuklarının da farkındayız.
Bu durumu kavrayamayanlar, ya bu dünyada yaşamıyor ya da kötü niyet taşımaktadır.
Rum lider Nikos Hristodulidis, Türkiye’yi Kıbrıs’ta işgalcilikle suçlamak yerine, halkının başına açmakta olduğu yeni belaları görmelidir.
Kıbrıs’ta gerçek bir işgalci varsa, o da kendileridir.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na uymayan, 1963 yılında silah zoruyla devleti yıkan, 1974 darbesiyle Helen Devleti’ni ilan eden ve bugün Güney Kıbrıs’ta bu yapıyı sürdüren; gerçekler ışığında bir anlaşmaya yanaşmayan ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini reddeden taraf, kendileridir.