Enerji Krizinin Maliyeti Günlük 2 Milyar Doları Aşıyor
EKONOMI

Enerji Krizinin Maliyeti Günlük 2 Milyar Doları Aşıyor

Orta Doğu'daki gerginlik ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Körfez ülkelerinin günlük 2 milyar doların üzerinde kayıplar yaşamasına neden oluyor.

1 kez görüntülendi
Orta Doğu'da artan gerginlikler ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, özellikle Körfez ülkelerinin petrol ihracatında savaşın başlamasından bu yana yüzde 60'tan fazla bir düşüşe yol açarak, bu ülkelerin petrol ve doğal gaz gelirlerinde önemli kayıplara sebep oldu. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın karşılık vermesi, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, ticaret yolları, lojistik, finans ve turizm gibi birçok sektörde ciddi bir ekonomik daralmaya neden oldu. Savaşın ilk üç haftasındaki günlük zarar bilançosu, bölge ekonomilerinde meydana gelen tahribatı açıkça gözler önüne seriyor. Körfez bölgesi, günlük yaklaşık 30 milyon varillik petrol üretimiyle dünya arzının yaklaşık üçte birini oluştururken, aynı zamanda küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na ev sahipliği yapıyor. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini gerçekleştiren Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğal gaz sevkiyatları ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak gibi ülkelerin petrol ihracatının büyük bir kısmı bu güzergah üzerinden dünya pazarlarına ulaşmaktadır. ABD-İsrail ve İran Savaşı'nın üçüncü haftasında Körfez ülkelerinin petrol ihracatı, günlük 25,1 milyon varilden 9,7 milyon varile düşerek yüzde 60'tan fazla bir kayıp yaşadı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, deniz yoluyla gerçekleştirilen petrol sevkiyatının yüzde 25'i Hürmüz Boğazı'ndan geçmektedir. Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomileri, Körfez bölgesinden önemli miktarda petrol ithal etmektedir. Ham petrolün yüzde 44'ü ise buradan Çin ve Hindistan'a ihraç edilmektedir. Yaklaşık 15 milyon varillik bu kesinti, modern tarihteki en büyük petrol arz kesintilerinden biri olarak değerlendirilmektedir. LNG ve petrokimya gelirleri hariç, Körfez ülkelerinin petrol gelirlerinde son iki haftada yaşanan kaybın 25 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. LNG ve diğer ürünlerin dahil edilmesiyle bu kaybın daha da artabileceği endişesi söz konusudur. Bu stratejik geçitte ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinin durması, petrol piyasalarında arz endişelerini artırırken fiyatlarda da sert yükselişlere yol açmaktadır. Petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 100 doları aşmasının ardından, IEA üyesi ülkeler toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sürme konusunda anlaşma sağladı. Bu adım, petrol fiyatlarının kontrolsüz bir şekilde yükselmesini engelleyerek rafinerilerin kısa vadede ham petrol bulmalarını sağladı. Analistler, bunun tek başına petrol fiyatlarında büyük bir düşüş sağlamasının zor olduğunu belirtirken, fiyat artışlarının yavaşlayabileceği ve piyasada oluşan panik dalgalarının bir süreliğine sınırlanabileceği öngörülüyor. Suudi Arabistan'ın günlük kaybı 1 milyar dolara yaklaştı. Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn ve Irak'ın enerji krizinden kaynaklı toplam kaybının günlük yaklaşık 2,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. Akyener, ülkelerin yıllık petrol ve doğal gaz gelirlerine bakıldığında, Suudi Arabistan'ın 230 milyar dolarla ilk sırada yer aldığını ifade ederek, "Bu ülkeyi, 140 milyar dolarla BAE, 120 milyar dolarla Katar, 100 milyar dolarla Kuveyt, 55 milyar dolarla Umman ve 15 milyar dolarla Bahreyn takip ediyor. Suudi Arabistan, devlet gelirinin yüzde 60'ını petrol gelirlerinden elde ediyor. Son iki haftada yaşanan gelişmelerle Suudi Arabistan'ın günlük kaybı 1 milyar dolara yaklaştı." bilgilerini paylaştı. BAE'nin günlük 3 milyon varil petrol üretimi bulunduğunu belirten Akyener, ülkenin gelirlerinin yaklaşık yüzde 60'ının petrol ve doğal gazdan geldiğini ifade etti. Akyener, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle BAE'nin günlük kaybının 350 milyon dolar olarak hesaplandığını belirterek, "Dünyanın en büyük LNG üreticisi ve ihracatçısı olan Katar'ın gelirinin yüzde 80'i doğal gaz ihracatından geliyor. Doğal gaz, ülke ekonomisinin ana kaynağı konumunda. Son dönem olayları Katar ekonomisine günlük 300 milyon dolarlık kayba mal oluyor. LNG tankerlerinin sevkiyatı için Hürmüz'ü kullanmak zorunda kalan Katar'ın LNG ihracatı neredeyse tamamen durmuş durumda. Körfez ülkelerinden Kuveyt'in günlük 2,8 milyon varil petrol üretim kapasitesi bulunuyor ve ekonomisinin yaklaşık yüzde 85'i petrol gelirlerinden oluşuyor. Kuveyt'in kaybı ise günlük 200 milyon dolara yaklaşmaktadır." dedi. Akyener, Umman'ın günlük petrol üretiminin 1 milyon varil seviyesinde bulunduğunu ve ülkenin gelirlerinin yüzde 70'inin doğal gaz ve petrol üretiminden sağlandığını aktardı. Körfez'in en küçük ülkesi Bahreyn'in de gelirinin yüzde 75'inin petrol gelirlerinden oluştuğunu belirten Akyener, Bahreyn'in bu süreçteki ekonomik kaybının günlük 40 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Savaştan en çok etkilenen ülkelerin başında Irak geldi. Akyener, "Irak'ın petrol ihracatının yüzde 94'ünden fazlası bu boğazdan geçerken, İran'ın Irak petrolünü taşıyan tankerleri hedef alması ve Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişinin fiili olarak durması sonucu ülkenin petrol ihracatı büyük darbe aldı. Irak'ın petrol üretimi, bu dönemde günlük 4,2 milyon varilden yaklaşık 1,2 milyon varile geriledi. Körfez Arap Ülkeleri İş Birliği Konseyi'ne dahil olmayan ancak coğrafi olarak Basra Körfezi ülkesi olan Irak'ın bu krizden yaşadığı ekonomik kaybın ise günlük 300 milyon dolar civarında olduğu hesaplanıyor." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik bir deniz yolu olarak değerlendirilmektedir. Körfez ülkelerinden Katar, Kuveyt ve Bahreyn, Hürmüz Boğazı'na yüzde 100 bağımlı durumdadır. Irak, Suudi Arabistan, BAE ve İran ise boru hatları aracılığıyla ihracatlarının bir kısmını bu boğazı kullanmadan gerçekleştirebilmektedir. Hürmüz Boğazı'ndaki kayıplarını boru hatlarıyla telafi etmeye çalışan Suudi Arabistan, ülkenin doğusundan batısına uzanan ve günlük 5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'na yönelmiştir. Birleşik Arap Emirlikleri ise Abu Dabi'den Umman Denizi kıyısındaki Füceyre'ye uzanan ve günlük 1,5 milyon varil petrol taşıyan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'na yönelmektedir. Irak ise Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı aracılığıyla dünya pazarlarına açılmaktadır.