DSÖ: Orta Doğu'daki gerginlik nükleer tesisleri tehdit ediyor
DUNYA

DSÖ: Orta Doğu'daki gerginlik nükleer tesisleri tehdit ediyor

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Orta Doğu'daki çatışmaların sağlık hizmetleri ve nükleer güvenliği tehdit ettiğini vurguladı.

1 kez görüntülendi
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD ve İsrail'in İran'ı hedef almasıyla birlikte Orta Doğu'da artan gerginliğin nükleer tesisler için oluşturduğu tehditin son derece endişe verici olduğunu ifade etti. Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında, DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy ile birlikte değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İsrail'in İran ile Orta Doğu'daki çatışmalar konusunda duydukları kaygıyı dile getiren Ghebreyesus, "16 ülkeyi etkileyen çatışmalarda şu ana kadar İran'da yaklaşık 1000, Lübnan'da 50, İsrail'de 13 ve diğer Körfez ülkelerinde 11 ölüm kaydedildi." dedi. Ghebreyesus, DSÖ'nün İran ve Lübnan'daki sağlık hizmetlerine yönelik saldırıları doğruladığını belirterek, uluslararası insani hukukun sağlık hizmetlerini koruması gerektiğini vurguladı. Çatışmaların önemli ölçüde yerinden edilmelere yol açtığını da belirten DSÖ Genel Direktörü, bu süreçte tahminen 100 bin kişinin İran'dan ayrıldığını ve Lübnan'da 60 binden fazla kişinin yerinden edildiğini kaydetti. Ayrıca, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde yayınladığı "tahliye emirleri" nedeniyle en az 1 milyon kişinin daha hareket halinde olabileceği tahmin ediliyor. Nükleer tesislerin maruz kaldığı tehditlerin ciddi bir halk sağlığı sorunu yaratabileceğini ifade eden Ghebreyesus, güvenliğin tehlikeye girmesi durumunda olabilecek sonuçların ciddiyetine dikkat çekti. DSÖ'nün Dubai'deki küresel sağlık acil durumları lojistik merkezinin güvenlik sorunları nedeniyle şu anda askıya alındığını da bildirdi. DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Balkhy, bölgedeki gerginliğin hızla yayıldığını ve bunun siviller ile sağlık sistemleri üzerinde ciddi etkileri olduğunu belirtti. Son çatışmalar sonucunda 1000'den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini ve 7 bin kişinin yaralandığını kaydeden Balkhy, sağlık sistemine yönelik saldırılardan duyulan kaygıyı dile getirdi. Balkhy, "DSÖ, geçtiğimiz hafta İran'da 13, Lübnan'da ise bir sağlık hizmetine yönelik saldırıyı doğruladı. (İsrail tarafından verilen) Lübnan'da tahliye emirleri, 43 temel sağlık merkezinin ve iki hastanenin kapanmasına yol açtı. Şiddet, acil müdahale ekiplerini de etkiledi. Sağlık çalışanları, hastalar ve sağlık tesisleri savaş koşullarında bile korunmalıdır." şeklinde konuştu. DSÖ'nün Dubai'deki küresel sağlık acil durumları lojistik merkezinin şu anda tehlikede olduğunu ve geçici olarak durdurulduğunu ifade eden Balkhy, "Bu aksama, 18 milyon dolar değerindeki insani sağlık malzemelerine erişimi engellerken, 8 milyon dolar değerindeki sevkiyat da merkeze ulaşamıyor. 25 ülkeden gelen 50'den fazla acil yardım talebi şu anda etkileniyor." açıklamasında bulundu. ABD ve İsrail, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerine belirlediği hedeflere karşı saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırıları sonucunda, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra birçok üst düzey yetkilinin yaşamını yitirdiği bildirildi. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.