
Çin: ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka tehlikeli ve sorumsuz
Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı tehlikeli buldu ve barış için yapıcı rolüne devam edeceğini açıkladı.
1 kez görüntülendi
Çin Dışişleri Bakanlığı, bugün ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukayı ‘tehlikeli ve sorumsuz’ olarak değerlendirdi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Washington ile Tahran arasında anlaşma sağlanamadan sona eren ilk müzakere turunun ardından, Ortadoğu’daki barış görüşmelerine katkı sağlamak amacıyla ‘yapıcı bir rol’ üstleneceklerini belirtti.
Xinhua Haber Ajansı, Şi Cinping’in ‘barışın güçlendirilmesi ve diyaloğun teşvik edilmesi yönündeki ilkesel tutumunu vurguladığını’ ve Çin’in bu yöndeki yapıcı rolünü sürdürmeyi taahhüt ettiğini bildirdi.
Şi Cinping, bugün Pekin’de İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir araya geldi. Bu görüşmede, iki liderin iş birliğini artırma ve küresel barış ile kalkınmayı destekleme konularında mutabık kaldığı, ayrıca Şi’nin mevcut uluslararası düzeni ‘çökmekte olan’ bir yapı olarak tanımladığı ifade edildi.
Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası hakkında yaptığı açıklamada, bu eylemin ‘tehlikeli ve sorumsuz’ olduğunu yineleyerek, tam ateşkesin gerilimi düşürmenin tek yolu olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı açıklamada, “ABD’nin askeri varlığını artırması yalnızca gerilimi tırmandıracaktır” denildi.
Açıklamanın devamında, “Ortadoğu’da barış ve istikrarın yeniden sağlanması için çaba göstereceğiz” ifadesi yer aldı.
Bakanlık, ayrıca Çin’in İran’a silah sağladığına dair haberleri ‘tamamen uydurma’ olarak nitelendirdi.
Sanchez’in ziyareti, Batılı pek çok hükümetin güvenlik ve ticari gerilimlere rağmen Pekin ile ilişkilerini sürdürmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleştirildi. Bu süreçte, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına yönelik artan rahatsızlıkların uluslararası dengeleri etkilediği değerlendiriliyor.
Şi Cinping, günümüz dünyasında ‘kaosun hâkim olduğunu ve uluslararası düzenin çözülmekte olduğunu’ ifade etti. Şi, Çin ile İspanya arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin her iki ülkenin de çıkarına olduğunu belirtti.
Çin lideri, iletişimin ve karşılıklı güvenin artırılması çağrısında bulunarak, bunun ‘hukukun üstünlüğünü desteklemek, gerçek çok taraflılığı savunmak ve küresel barış ile kalkınmayı korumak’ açısından önem taşıdığını vurguladı.
Sanchez ise uluslararası hukukun giderek daha fazla zedelendiğini belirterek, barış ve refahın güçlendirilmesi için ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sanchez, “Bugün bu her zamankinden daha gerekli… Birlikte Çin ile Avrupa Birliği (AB) arasında daha güçlü bir ilişki kurabiliriz” dedi.
Sanchez ayrıca, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in küresel meselelerde daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
İspanya’nın, Çin ile ticaretin genişletilmesi ve Pekin’in stratejik bir ortak olarak değerlendirilmesinin Avrupa’da güçlü savunucularından biri olduğu; bunun, Çin’i ekonomik ve jeopolitik bir rakip olarak gören ABD Başkanı Donald Trump yaklaşımından farklılık arz ettiği kaydedildi.
Bu yıl içerisinde, Çin’i Birleşik Krallık, Kanada, Finlandiya ve İrlanda’dan da çeşitli Batılı yetkililerin ziyaret ettiği belirtildi.