C-130 Uçağında Patlayıcı İzine Rastlanmadı, İncelemeler Devam Ediyor
TURKIYE

C-130 Uçağında Patlayıcı İzine Rastlanmadı, İncelemeler Devam Ediyor

MSB, 11 Kasım 2025'te düşen C-130 uçağında patlayıcı madde bulunmadığını açıkladı. Teknik incelemeler sürüyor.

1 kez görüntülendi
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 11 Kasım 2025 tarihinde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına dair Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen incelemede, iç ve dış kısımlarda patlayıcı madde kalıntısına rastlanmadığını duyurdu. Mavi Vatan-2026 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Bakanlık, 11 Kasım 2025 tarihli kaza ile ilgili inceleme ve değerlendirme sürecine de vurgu yaptı. C-130 Uçağına Dair Ön Rapor Bakanlık açıklamasında şu bilgilere yer verildi: "11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 Kanat Numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde gerçekleştirilen teknik inceleme heyetinin çalışmaları, önce Gürcistan'daki enkaz alanında, ardından enkazın getirildiği 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde kesintisiz bir şekilde sürmektedir. Detaylı incelemeler, koordineli bir biçimde yapılmakta ve bu süreçte 1'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir. Teknik rapor çalışmaları devam etmekte olup, mevcut durumda, Uçuş Veri Kayıt Cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde, kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin iletişiminde ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal seyrettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölümünün uçak gövdesinden ayrılması sonucunda FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması nedeniyle kaydın kesildiği, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ek verilerin bulunmadığı belirlenmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz çalıştığı tespit edilmiştir. Pervane kopmasından kaynaklanan uçak gövdesinde bir hasar tespit edilmemiştir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi neticesinde, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanmamıştır. Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler dikkatlice devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırılma ve kesit analizleri raporlanmayı beklemektedir. Gelinen noktada, kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği saptanmıştır." "Provokatif Söylemlere İtibar Edilmemeli" Basında yer alan "azot tüpüyle ilgili haberlerin" gerçeği yansıtmadığı ifade edilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçağın içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü bulunduğu, bunların uçak enkazında sağlam bir şekilde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın yer aldığı belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmındaki dingilerden birinin, yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle birlikte yuvasından çıktığı, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas ettiği, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği değerlendirilmiştir. Bu durumun da uçağın düşmesine neden olmuş olabileceği düşünülmektedir. Bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önem arz etmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."