
Basın-Sen: Özel Sektör Emekçileri İçin Asgari Ücret Artışı Şart
Basın-Sen, kamu grevinin özel sektör emekçilerini de etkilediğini vurguladı. Emek mücadelesinin tüm çalışanlar için önemli olduğunu belirtti.
1 kez görüntülendi
Basın-Sen'in yaptığı açıklamada, konunun yalnızca kamu çalışanlarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Hayat pahalılığı artışı sağlanmadığı takdirde asgari ücrete de artış yapılmayacağı ifade edildi. Bu durumun, düşük ücretle çalışan özel sektör emekçilerini daha ağır bir yük altına sokacağı kaydedildi.
Açıklamada, özel sektördeki birçok emekçinin asgari ücret veya asgari ücret seviyesinde yaşam mücadelesi verdiği belirtildi. Bu kesimin 13’üncü maaş ve çeşitli sosyal haklardan yararlanamadığı vurgulandı. Bunun sorumlusunun kamu çalışanları değil, emeğin karşılığını vermeyen işverenler ve buna göz yuman siyasi anlayış olduğu ifade edildi.
Basın-Sen, kamu emekçilerinin hayat pahalılığına karşı verdikleri mücadelenin, özel sektör emekçilerinin mücadelesiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Emekçilerin birbirine karşı değil, emeği değersizleştiren sisteme karşı seslerini yükseltmeleri gerektiği ifade edildi.
Ayrıca, özel sektör emekçilerinin greve katılma fırsatı bulamasalar bile, greve çıkan emekçilere karşı değil, onlarla dayanışma içinde olmaları gerektiği vurgulandı. Verilen mücadelenin, tüm emekçilerin daha insanca yaşayabilmesi için olduğu ifade edildi.
Kamu sendikalarının başlattığı grev, hayat pahalılığı oranının önümüzdeki 9 ay boyunca maaşlara yansıtılmamasına bir tepki olarak değerlendirilmektedir. Bu mesele sadece kamu çalışanlarıyla ilgili değildir! Hayat pahalılığı artışı sağlanmadığında asgari ücrete de artış gelmeyecektir; bu durum düşük ücretle çalışan özel sektör emekçisine daha ağır bir yük getirecektir. Asgari ücrete artış yapılmadığı takdirde, özel sektör emekçisinin geliri daha da eriyecek ve yaşam koşulları daha da zorlaşacaktır.
Özel sektörde çalışan birçok emekçi asgari ücretle veya asgari ücret seviyesinde yaşam mücadelesi vermektedir. 13’üncü maaşları yoktur ve birçok sosyal ve ekonomik haktan yararlanamamaktadırlar. Ancak bunun sorumlusu kamu emekçileri değildir, emeğin bedelini ödemeyen işverenler ve bu duruma göz yuman siyasi yapı eleştirilmektedir.
Bu nedenle kamu emekçilerinin hayat pahalılığına karşı verdikleri mücadele ile özel sektör emekçilerinin mücadelesi birbirinden ayrılmaz. Emekçilerin birbirine karşı değil, emeği değersizleştiren düzene karşı seslerini yükseltmeleri gerekiyor. Sorun, bir kesimin hak sahibi olması değil, diğer kesimin bu haklardan mahrum bırakılmasıdır.
Özel sektör emekçileri, greve katılamasa bile, greve çıkan emekçilere karşı değil, onlarla dayanışma içinde olmalıdır. Verilen mücadele, tüm emekçilerin daha insanca yaşayabilmesi içindir.