
Başbakan Ünal Üstel: Metsola’nın EOKA’yı övmesi skandal
Başbakan Ünal Üstel, AP Başkanı Metsola'nın EOKA övgüsüne sert tepki gösterdi, bu durumu kabul edilemez buldu.
1 kez görüntülendi
Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola’nın Kıbrıs Türk halkı için acı ve şiddetle anılan EOKA’ya yönelik övgü dolu sözlerine şiddetli bir tepki gösterdi.
Üstel, açıklamasında bu ifadelerin kabul edilemez olduğunu ve tarihsel gerçekleri çarpıttığını belirtti.
Başbakan Ünal Üstel, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, Kıbrıs Türk halkının hafızasında şiddet, acı ve saldırılarla yer etmiş EOKA’ya dair övgü dolu sözleri, açık bir skandal niteliğindedir ve tarihsel gerçekleri çarpıtmaktadır.
EOKA, 1950’li yıllarda Kıbrıs’ta faaliyet gösteren ve başta Kıbrıs Türkleri olmak üzere sivil hedeflere saldırılar düzenleyen bir silahlı örgüttür. Bu örgütün eylemleri, Kıbrıs Türk halkında derin acılar ve travmalar bırakmıştır. Böyle bir yapının "kahramanlık" kavramı üzerinden yüceltilmesi, yaşanan acıları yok saymak, mağdurların anısını zedelemek ve şiddeti meşrulaştırmak anlamına gelir. Bu tür bir yaklaşım, hem kabul edilemez hem de son derece tehlikelidir.
Ayrıca, bu açıklama, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesindeki tarafsızlık iddiasını ciddi şekilde zedelemektedir. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıların görmezden gelinmesi ve bu tür ifadelerin kullanılması, Avrupa’nın kendi değerleriyle açık bir çelişki içermektedir.
Kıbrıs Türk halkı, varoluş mücadelesini büyük bedeller ödeyerek sürdürmüştür. Bu halk, geçmişte olduğu gibi bugün de boyun eğmeyecektir. Hiç kimse Kıbrıs Türk tarihini yeniden yazmaya cüret etmesin.
Bugün, Kıbrıs Türk halkının en büyük güvencesinin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti olduğu bir kez daha netleşmiştir. Türkiye, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Kıbrıs Türkü’nün yanında durmakta ve bunu kararlılıkla sürdürmektedir.
Avrupa Birliği yetkilileri, terörü öven, tarihsel gerçekleri çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları görmezden gelen hiçbir yaklaşımın bizim açımızdan geçerli olmadığını iyi bilmelidir.
Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm, ancak tarihsel gerçeklerin kabulü, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasıyla mümkün olacaktır.