
Ayşegül Baybars: Hayat pahalılığı ötelenirse alım gücü düşer
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, hayat pahalılığının ertelenmesinin alım gücünü düşüreceğini ve piyasalara para girişinin azalacağını belirtti.
1 kez görüntülendi
Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, hükümetin ekonomi ve kamu maliyesine dair uygulamalarını eleştirdi. Kıbrıs Postası TV'de Gökhan Altıner'in sunduğu 'Sabah Postası' programında konuşan Baybars, nisan ayı sonrası hayat pahalılığı ödeneğinin bir sonraki artışının Ocak 2027'ye ertelenmesinin kamu maliyesindeki daralmayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Ekonominin ve reel sektörün araçlarının her geçen gün zayıfladığını belirtti.
Bütçe açığının giderek büyüdüğüne dikkat çeken Baybars, cari ve maaş giderlerinin borçlanarak karşılandığını vurguladı. Hayat pahalılığı artışının bir maaş zammı değil, kayıpları telafi ederek alım gücünü korumaya yönelik bir mekanizma olduğunu dile getirdi.
Hükümetin bu ötelemeyi, kamu maliyesinde maaş ödemekte zorluk yaşamamak için yaptığını savunan Baybars, vergi reformu ve mali disipline yönelik teşvik politikaları geliştirilmesi halinde fiyat ve maliyetleri düşürebilecek araçların bulunabileceğini ifade etti.
Vatandaşların alım gücünün azalacağını, piyasaya para girişinin düşeceğini ve ekonomik faaliyetlerin daralacağını söyleyen Baybars, hükümetin açıkladığı tasarruf paketinde yer alan “ek mesainin kısılması” maddesine de değindi. Gümrük ve tapu gibi devlet gelirlerini artıran alanlarda kısıtlamalar getirilmesinin kamu gelirlerini olumsuz etkileyeceği görüşünü paylaştı.
Borç içinde olan kesimlere düşük faizli kredi verilmesinin “borcu ertelemek” anlamına geldiğini belirten Baybars, sigorta teşviklerinin Ocak ayına kadar uzatılarak sınırlı bir canlandırma hedeflendiğini kaydetti.
Reel sektöre yönelik açıklanan paketlerde somut bir adım olmadığını vurgulayan Baybars, üretici ve sanayicilerin beklenti içinde olduğunu belirterek, “Siz zam yapacaksınız, biz de kredi alacağız; sonra 1-2 yıl ayakta kalırsak öderiz diyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Hükümetin süresinin dolduğunu savunan Baybars, seçim odaklı atılan adımların sorumlu bir yaklaşım olmadığını ve devlet ciddiyeti ile bağdaşmadığını dile getirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin daha önce kriz yaşadığını hatırlatan Baybars, doğru reformlarla kaynak yaratma kapasitesine sahip olunduğunu belirtti. Vergi reformunun adil bir düzenleme için elzem olduğunu vurgulayan Baybars, gri alanların düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Mevcut yönetimin yandaşları memnun etme anlayışıyla hareket ettiğini öne süren Baybars, büyük bir fırsatın kaçırıldığını ve iradenin yenilenmesi gerektiğini belirtti.
Baybars, hükümetin istihdam edemediği kişilere hane halkı yardım ödemelerini örtülü ödenek gibi kullanarak toplum yararı dışında değerlendirildiğini iddia etti.
Cezaevi tüzüğünde yapılan değişikliklerle ilgili soruya yanıt veren Baybars, ülkede suç oranlarının arttığını, yeni suç türlerinin ortaya çıktığını ve asayiş sorununun büyüdüğünü ifade etti. Hükümet döneminde tüzüğün dördüncü kez değiştirildiğine dikkat çeken Baybars, ülkedeki asayiş probleminin ciddiyetini vurguladı. “Suçlulara ‘mahkemenin cezasına, polisin araştırmasına müdahale ederim’ diyorsunuz. Bu, suç işleme potansiyeli olanlara mesaj veriyor” dedi. Son yapılan değişiklikle disiplin tüzüğünde de değişiklik yapılmak istendiğini belirten Baybars, cezaevi müdürü bulunmadığını ve cezaevi yönetiminin başıboş durumda olduğunu ifade etti.