
ABD'nin Hedefi: Basra Körfezi'ndeki Stratejik Adalar ve Olası Planlar
Basra Körfezi'ndeki İran'a ait stratejik adalar, ABD'nin olası saldırı planlarıyla gündemde. Hürmüz Boğazı'nın kontrolü için kritik öneme sahip.
1 kez görüntülendi
İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı Hürmüz Boğazı’nı bu iki ülke ve müttefiklerine kapatmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerinden Boğaz'ın açılması için askeri destek talep etti, ancak bu talep olumlu bir yanıt almadı.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için İran'a çeşitli tehditler yöneltmeye başladı. İlk olarak, İran'ın ana petrol ihracat merkezi Hark Adası'na yönelik işgal veya saldırı tehdidinde bulundu ve 15 Mart'ta adaya bir saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu; ancak hedeflerinin petrol depoları olmadığını belirtti.
Daha sonra, 22 Mart'ta İran'ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması durumunda elektrik şebekesini vuracaklarını ifade eden Trump, 24 Mart'ta bu tehdidine ilişkin süreyi 5 gün uzattığını açıkladı. Son olarak ise, saldırı tehdidini 10 gün daha ertelediğini duyurdu.
Bu gelişmeler sürerken, ABD medyası, Pentagon'un Amerikan ordusunun 82. Hava İndirme Tümeni'nden binlerce askeri İran ile olası bir savaş nedeniyle Orta Doğu'ya göndermeye hazırlandığını bildirdi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X sosyal medya platformunda Farsça ve Arapça olarak yaptığı paylaşımda, "Düşmanın tüm faaliyetlerini gözetliyoruz. İran düşmanları bir bölge ülkesi ile İran adalarından birini işgale hazırlanıyor," ifadelerini kullandı.
Kalibaf, böyle bir girişim olması durumunda ismini açıklamadığı Körfez ülkesinin tüm altyapısının hedef alınacağı uyarısında bulundu. Bu durum, ABD'nin İran'ın Basra Körfezi'ndeki ana petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'nı işgal etme planları yapabileceği spekülasyonlarına yol açtı.
Ayrıca, ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü artırmasına yardımcı olan Lark Adası ile Boğazın batı girişine yakın, İran tarafından kontrol edilen ancak Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından da hak iddia edilen stratejik Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adalarını da işgal etme niyetinde olabileceği iddiaları gündeme geldi.
Hark Adası, yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip olup, Buşehr eyaletinin açıklarında yer almaktadır. Basra Körfezi'nin kuzeyinde, İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre, Buşehr limanına ise yaklaşık 55 kilometre mesafededir. Petrol terminallerine ev sahipliği yapan Hark Adası'nda, yerleşim yeri olarak yaklaşık 8 bin 200 kişilik bir nüfus bulunmaktadır.
Küçük yüzölçümüne rağmen, İran'ın enerji altyapısının merkezi olan adanın bir kısmı petrol terminalleri, boru hatları ve büyük depolama tanklarından oluşmaktadır. Adaya boru hatlarıyla taşınan petrol, dev tankerlerle sevk edilmektedir.
Hark Adası'nda doğrudan petrol üretimi yoktur. İran’ın kara sularındaki Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahaları ile karadaki bazı sahalardan çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adadaki büyük depolama ve yükleme tesislerine taşınmakta, ardından petrol depolama tanklarında saklanmakta veya dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk edilmektedir. Normal şartlarda, yılda 950 milyon varil petrol ihracatı yapılan Hark Adası'ndan, ABD yaptırımları nedeniyle fiili ihracat kapasitesi yaklaşık yüzde 60-65 seviyelerinde seyretmektedir.
Lark Adası, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınında yer alan küçük ama stratejik bir nokta olarak bilinmektedir. Keşm Adası'nın doğusunda ve Hormuz Adası'nın güneyinde bulunan ada, yaklaşık 49 kilometrekare büyüklüğünde ve Hürmüzgan eyaletine bağlıdır. Boğazın en dar kısmına yakın konumuyla, dünya petrol sevkiyatının geçtiği önemli bir geçiş noktasıdır. Bu özelliğiyle Lark Adası, İran'ı deniz trafiğini kontrol etme açısından kritik bir konuma getiriyor.
Adada hem sivil yerleşim alanları hem de askeri tesisler bulunmaktadır. İran burada savunma ve gözetim amaçlı üsler kurmuştur. Tarihsel olarak önemli bir konuma sahip Lark, 16. yüzyılda Portekizliler tarafından savunma noktası olarak kullanılmış ve İran-İrak Savaşı sırasında saldırılara maruz kalmıştır. Bugün Lark Adası, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji güvenliği ve bölgesel jeopolitik dengeler açısından kritik bir öneme sahiptir.
Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adaları ise stratejik konumları ve enerji hatlarına yakınlıkları nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Bu adalar, Hürmüz Boğazı’nın girişine yakın bir konumda, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir nokta oluşturmaktadır. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu dar su yoluna hakim olan bu üç ada, deniz trafiğini izleme ve yönlendirme kapasitesi ile olası kriz anlarında bölgedeki enerji akışını etkileme potansiyeline sahiptir.
Bu bağlamda, adalar İran’a askeri ve ekonomik açıdan önemli bir stratejik avantaj sağlarken, Basra Körfezi genelinde güç dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir konumda bulunmaktadır.
Adalar, 1971 yılına kadar BAE'nin bulunduğu bölgeyi işgal eden İngiltere'nin kontrolündeydi. Kasım 1971'de İngiltere’nin bölgeden çekilmesiyle idari kontrolü BAE'ye devretmesinin ardından, İran, adalara asker çıkararak fiili hakimiyet kurmuştur. Bu durum, bugüne kadar süregelen egemenlik krizinin başlangıcını oluşturmuş ve Körfez’deki güç dengelerini kalıcı biçimde etkileyen bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.
BAE yönetimi, İran’ın bu hamlesini