Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'a Savaş Uçağı Göndermesi Ne Anlama Geliyor?
TURKIYE

Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'a Savaş Uçağı Göndermesi Ne Anlama Geliyor?

28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırıları sonrası, Türkiye Kıbrıs'a savaş uçağı konuşlandırmayı değerlendiriyor. Peki bu adımın arka planı nedir?

1 kez görüntülendi
Türkiye, Kıbrıs'taki artan askeri hareketlilikleri dikkatle takip ediyor. 7 Mart'ta Milli Savunma Bakanlığı, "Son gelişmeler ışığında KKTC'nin güvenliğini sağlamak amacıyla kademeli planlamalar yapılmaktadır. F-16 uçaklarının adaya konuşlandırılması düşünülmektedir" açıklamasını yaptı. Açıklamada, savaş uçağı gönderilmesinin nedeninin "KKTC'nin güvenliğini sağlamak" olduğu vurgulandı. Savaş sırasında İran'dan ateşlenen füzeler ve Lübnan'dan havalanan silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Doğu Akdeniz'i hedef alması, Türkiye'nin bu adımı atmasında önemli bir etken olarak gösteriliyor. Ankara, bu adımla, Kıbrıs'ı hedef alan saldırılara karşı, Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk yönetimi ve toplumunun güvenliğini sağlama amacı gütmektedir. Türkiye'nin aldığı bu kararın bir diğer önemli boyutu ise Yunanistan'ın Kıbrıs Cumhuriyeti'ne destek amacıyla adaya savaş uçağı göndermesiyle ilgili bir yanıt niteliği taşımaktadır. Böylece adanın korunmasında Türkiye de söz sahibi olduğunu ortaya koymak istemektedir. Ankara, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin son dönemde artan silahlanma çabaları ve bölgesel ittifaklarla adayı daha askeri bir bölge haline getirme çabalarından kaygılı. Coğrafi yakınlık nedeniyle kalıcı savaş uçağı konuşlandırmaya gerek görmeyen Türkiye'nin bu adımı, Kıbrıs'taki değişen askeri dengeleri dengelemek açısından da kayda değer bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ankara, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın 3 Mart'ta Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yaptığı ziyarette, Türkiye ve Türk askerinin adadaki varlığına dair yaptığı açıklamalara da tepki gösterdi. Dendias, ziyareti sırasında Yunanistan'ın Kıbrıs'a savaş uçağı göndermesinin Türk askerinin adadan çekilmesi için uygun bir fırsat sunduğunu belirtmişti. Dendias, savaş uçaklarının ve savaş gemilerinin tüm adayı korumak için kalıcı olarak gönderildiğini de ifade etmişti. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Dendias'ın açıklamalarının ardından, Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğinin her zaman öncelik olduğunu ve garantörlük haklarını kullanmaktan çekinmeyeceklerini aktardılar. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Ege Adaları'na Patriot konuşlandırma kararına yönelik yaptığı açıklamada, "Türkiye'yi revizyonizmle suçlayanların atacağı her adım geçersizdir. Kıbrıslı Türkleri yok etmeye çalışırken, şimdi onları koruyacaklarını iddia etmeleri ibret vericidir" dedi ve ekledi: "Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye'nin desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedir olup, başka kimseye muhtaç değildir." Keçeli'nin açıklamaları, Yunanistan'ın İran'ın bölgeye saldırıları sonrası hem kendi güvenliğini sağlamak hem de Bulgaristan'a hava savunma desteği vermek amacıyla bazı Ege Adaları'na önemli askeri konuşlanma kararı alması üzerine yapılmıştır. Yunan basınında yer alan haberlere göre Atina, Doğu Ege'deki Kerpe ve kuzey Ege'deki Limni adalarına Patriot hava savunma sistemleri yerleştirmeyi planlıyor. Bu karar, geçen hafta Atina'da gerçekleştirilen ulusal güvenlik toplantılarında ele alındı ve özellikle Limni'ye konuşlandırılacak sistemlerin, Bulgaristan'ın korunmasına katkı sağlayacağı düşüncesi öne çıktı.