Türkiye, stratejik petrol stoklarını piyasaya sunma kararı aldı
TURKIYE

Türkiye, stratejik petrol stoklarını piyasaya sunma kararı aldı

Uluslararası Enerji Ajansı'nın acil durum planıyla Türkiye, stratejik petrol stoklarının bir kısmını geçici olarak piyasaya sunacak.

1 kez görüntülendi
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "Acil Durum Eylem Planı"nı devreye almasının ardından Türkiye, stratejik petrol stoklarını piyasaya açma kararı aldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yapılan açıklamaya göre, rafinerici ve akaryakıt dağıtıcı lisansına sahip şirketlerin tutmakla yükümlü oldukları zorunlu petrol stoklarının bir kısmı, geçici olarak piyasa faaliyetlerinde kullanılabilecek. Bu karar doğrultusunda, şirketler 13-31 Mart tarihleri arasında zorunlu petrol stoklarının yüzde 46'sını, 1 Nisan-10 Haziran tarihleri arasında ise yüzde 42'sine denk gelen miktarı piyasaya arz edebilecek. Düzenleme kapsamında, 11 Haziran itibarıyla rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerinin, karar öncesinde geçerli olan asgari zorunlu petrol stoku seviyelerini yeniden sağlamaları gerekecek. Bu karar, küresel enerji piyasalarında arz güvenliğine yönelik risklerin arttığı bir dönemde stratejik petrol stoklarının geçici olarak piyasaya yönlendirilmesine olanak tanıyor. IEA Başkanı Fatih Birol, dün üye ülkelerin 400 milyon varille, kurumun tarihindeki en yüksek miktarda stratejik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardığını bildirdi. IEA'nın kararına göre acil durum petrol stokları, her üye ülkenin ulusal koşullarına uygun bir zaman diliminde piyasaya arz edilecek ve bazı ülkeler tarafından ek acil durum önlemleri ile desteklenecek. Üye ülkelerin şu anda 1,2 milyar varilin üzerinde acil durum petrol stoku bulunurken, hükümetlerin yükümlülüğü altında yaklaşık 600 milyon varil endüstri stoku da mevcuttur. IEA Sekreterliği, bu kararın uygulanmasına ilişkin detayları ilerleyen günlerde açıklayacak. IEA üyesi ülkelerin acil durum petrol stoklarını koordineli bir şekilde piyasaya sürme kararı, 1974'te kurulan ajansın tarihinde bu kapsamda alınan 6. karar olma özelliğini taşıyor. Daha önce benzer kararlar 1991, 2005, 2011 ve 2022'de Rusya-Ukrayna savaşının başlaması sonrasında alınmıştı.