Türkiye, 9.5 Milyon Yaşlı Nüfusuyla 98 Ülkeyi Geride Bıraktı
TURKIYE

Türkiye, 9.5 Milyon Yaşlı Nüfusuyla 98 Ülkeyi Geride Bıraktı

Türkiye, 9 milyon 583 bin 59 yaşlı birey ile 98 ülkenin toplam nüfusunu geçti.

1 kez görüntülendi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'deki yaşlı nüfus (65 yaş ve üstü) birçok ülkenin nüfusunu aşmış durumda. 2022 yılı itibarıyla dünya genelinde 8 milyar 231 milyon 613 bin olan nüfusun yüzde 10,4'ü yaşlı bireylerden oluşuyor. Aynı dönemde Türkiye'de tespit edilen 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusun yüzde 11,1'ini, yani 9 milyon 583 bin 59 kişiyi yaşlılar oluşturuyor. Türkiye'deki yaşlıların sayısı, Danimarka, Ermenistan, İrlanda, İsrail, İsviçre, İzlanda, Sırbistan ve Yeni Zelanda gibi 98 ülkenin toplam nüfusunu geride bıraktı. Öte yandan, 2022 yılında yaşlı nüfus açısından en yüksek rakama sahip ülke 211 milyon 160 bin 198 kişi ile Çin oldu. Bunu 107 milyon 983 bin 87 kişiyle Hindistan ve 63 milyon 854 bin 384 kişiyle ABD izledi. Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı en yüksek olan ülke ise yüzde 36 ile Monako. Monako'nun 38 bin 341 kişilik nüfusunun 13 bin 807'si yaşlı bireylerden oluşuyor. Bu alanda Monako'yu yüzde 30 ile Japonya, yüzde 25,1 ile İtalya, yüzde 24,9 ile Portekiz ve yüzde 24,4 ile Yunanistan takip ediyor. Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranının en düşük olduğu ülkeler arasında yüzde 1,7 ile Katar, yüzde 1,8 ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 2 ile Zambiya, yüzde 2,1 ile Çad ve Sudan ile yüzde 2,2 ile Orta Afrika Cumhuriyeti yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, yaşlı nüfus oranının sürekli arttığını ve bu artışın birçok faktörden kaynaklandığını ifade etti. Gelecekte yaşlı nüfusun daha da artmasının beklendiğini belirten Eryurt, "Türkiye'de şu anda her 10 kişiden biri 65 yaş üzerinde. Gelişen sağlık sisteminin etkisi oldukça fazla, ancak Türkiye'nin yaşlanma süreci, Avrupa ülkelerinden çok daha hızlı ilerliyor." dedi. Eryurt, yaşlı nüfus artışının en çok sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerini etkileyeceğini vurgulayarak, bu durumun bakım ihtiyacı ve sağlık harcamalarının artmasına yol açtığını bildirdi. Uzun emeklilik süresi ve azalan prim ödeyen çalışan sayısının da sosyal güvenlik açısından finansal sürdürülebilirlik sorunlarını gündeme getirdiğine dikkat çekti. "Deneyimli iş gücünün çalışmaya devam etmesi, beceri güncelleme politikalarının iyi uygulanması ve yaşa uygun esnek çalışma politikalarının geliştirilmesi avantaj sağlayabilir. Yaşlı bireylerin ihtiyaçları, tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzlarına yönelik ürün ve hizmetleri içeren yeni bir sektör olan 'gümüş ekonomi' ortaya çıkıyor. Bu alan, yaşlıların saç renginden adını alıyor ve ülkeler gümüş ekonomiyi büyümeye katkı sağlayan bir alan olarak planlıyorlar," diyen Eryurt, ayrıca esnek ve yarı zamanlı çalışma modellerinin teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Yaşlılık ve bilgelik kavramlarının yeniden birlikte anılması gerektiğini belirten Eryurt, gönüllülük ve mentörlük projeleri aracılığıyla yaşlıların genç kuşaklara bilgi aktarımının desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.