
Sahte Diploma İle İş Başvurusu Yapan Armağan Boyraz'a 3 Yıl 6 Ay Ceza
Sahte doktora diploması ile iş başvurusunda bulunan Armağan Boyraz, 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı; yargıç, kamu menfaatine zarar verdiğine dikkat çekti.
1 kez görüntülendi
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, Armağan Boyraz hakkında “sahte evrak düzenleme ve tedavüle sürme” suçundan dava açtı. Mahkeme heyeti, Füsun Cemaller başkanlığında Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur'dan oluşuyor. Yargıç Barkın, sanığın 17 Mart 2022 tarihinde DAÜ’den Turizm İşletmeciliği bölümünden mezun olduğuna dair sahte bir diploma düzenleyip, 19 Şubat 2022 tarihli sahte belgeyi Onbeş Kasım Üniversitesi'ne sunarak iş başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Yargıç, Onbeş Kasım Üniversitesi'nin DAÜ ile irtibata geçerek sanık hakkında bilgi talep ettiğini, sanığın doktora mezunu olmadığının anlaşılması üzerine okul yönetiminin durumu polise bildirdiğini belirtti. Yargıç, sanığın yargılandığı suçların 10 yıla kadar hapis cezası öngören ciddi ve yaygın suçlar arasında olduğunu vurguladı. “Sahtecilik suçları için öngörülen azami cezalar, işlenen suçun ciddiyetini ortaya koymaktadır” dedi. Yargıç, sanığın işlediği suçların kamu menfaatini derinden etkilediğine dikkat çekti. Barkın, “Mahkemeler, kamu yararını gözeten suçlarda verilecek cezalar ile yurttaşların adalete olan güvenini yeniden tesis etmektedir” ifadesini kullandı. Yargıç Barkın, kararına şöyle devam etti: “Sanık, Onbeş Kasım Üniversitesi'ne giderek sahte doktora diplomasını sunup evrakı tedavüle sürmüştür. Yapılan araştırma sonucunda, sahte diplomanın tespit edildiği, sanığın doktora eğitimini 27.01.2022 tarihinde bıraktığı ve diplomaya sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu suç, kesinlikle hoşgörülemez bir eylemdir. Üniversiteler, topluma faydalı bireyler yetiştirmek amacıyla kurulmuş kurumlardır. İşlenen bu suç, kamu menfaatini birçok açıdan olumsuz etkiler. Sanık, başkalarının emek vererek elde ettiği bir diplomayı kullanarak, hak etmediği bir işi elde etmeye çalışarak kamu menfaatine ciddi zarar vermiştir. Ayrıca bu tür suçlar, toplumda güvensizliğe yol açan ve ülkenin üniversitelerinin itibarını zedeleyen eylemlerdir. Son zamanlarda sahtekarlık ve dolandırıcılık suçlarının artış gösterdiği davalarımızda gözlemlenmektedir. Mahkememiz, bu tür suçlara asla hoşgörü göstermemektedir ve göstermeyecektir. Tüm bunları dikkate alarak, bu ciddiyetteki suçları işleyen sanığa hoşgörü ile yaklaşmanın mümkün olmadığını, suç işleyenlerin ciddi şekilde cezalandırılması gerektiğini düşünüyoruz; aksi takdirde verilecek ceza, benzer suçları işleyecek kişileri caydırıcı olmayacaktır.” Yargıç Barkın, sanıklara ceza takdir ederken suçun işleniş biçimi ile sanığın kişisel durumunu da göz önünde bulundurduklarını ifade etti. Sanığın suçunu kabul ederek özür dilediğini, 3.5 aydır Merkezi Cezaevinde tutuklu bulunduğunu, daha önceki sabıkası olmadığını ve bipolar hastalığı bulunduğunu belirten yargıç, “Bu hususları ceza takdir ederken sanık lehine dikkate alırız” dedi. Yargıç Barkın, sanığa verilecek hapis cezasının süresini belirlerken ağırlaştırıcı ve hafifletici faktörleri yeniden gözden geçirdi. Sanığın cezasını ailesinden uzakta bir ülkenin cezaevinde çekecek olması ve psikolojik hastalığının ağırlığını göz önünde bulundurarak, 3 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum ettiklerini açıkladı.