Raşit Pertev: Kıbrıs’taki Üslerin Egemenliği Tehlike Oluşturmamalı
KIBRIS HABERLERI

Raşit Pertev: Kıbrıs’taki Üslerin Egemenliği Tehlike Oluşturmamalı

Raşit Pertev, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin jeopolitik koşullar ışığında tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti, egemenliğin tehlike yaratmaması gerektiğini vurguladı.

1 kez görüntülendi
Eski Başmüzakereci ve Tarım ve Orman eski Bakanı Raşit Pertev, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin günümüzün değişen jeopolitik koşulları çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Pertev, 1960 yılında imzalanan anlaşmaların sağlandığı güvenlik ortamı ile günümüz arasında önemli bir "niteliksel fark" olduğunu belirtti. Pertev, bağımsızlık anlaşmaları sürecinde üslerin ancak büyük bir dünya savaşı senaryosu altında hedef olabilecek askeri bölgeler olarak değerlendirildiğini hatırlattı. O dönem tehditlerin düşük ihtimalli olduğunu ve uzun süreli krizler çerçevesinde ele alındığını söyleyen Pertev, "Bugün füze ve insansız hava araçları çağına girmiş bulunuyoruz. Bölgesel gerginlikler çok kısa süre içinde tırmanabiliyor ve üsler, küresel bir savaş olmadan da doğrudan hedef haline gelebiliyor" dedi. Üslerin hukuki statüsüne de değinen Pertev, bu bölgelerin hukuken İngiltere’ye ait olduğunu vurguladı. Ancak, egemenlik kavramının çevresindeki toplumu tehdit edecek şekilde yorumlanamayacağını belirtti. "Günlük yaşamda, komşularımız bizi ve ailelerimizi tehlikeye atacak adımlar attığında buna kayıtsız kalamayız. Tapu İngiltere’ye ait olabilir; fakat İngiltere, Kıbrıslılara karşı iyi bir komşu olma sorumluluğunu taşımaktadır" şeklinde konuştu. Pertev, Güney Kıbrıs’taki kamuoyu eğilimlerine de dikkat çekti. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, İsrail’e duyulan güvenin yaklaşık yüzde 40-45 seviyelerine ulaştığını ve Yunanistan’a olan güvenin önüne geçtiğini gösteriyor. Bu durumun, bölgesel gerilimler karşısında daha rahat bir tutumun oluşmasına neden olabileceğini savundu. Kuzey Kıbrıs’ta ise “KKTC levhası bizim koruma kalkanımızdır” anlayışının yeterli bir güvenlik yaklaşımı olmadığını ifade etti. Hem Kıbrıslı Türklerin hem de Kıbrıslı Rumların “ne yapabiliriz ki” düşüncesiyle hareket etmelerinin tehlikeyi artıracağının altını çizen Pertev, artan jeopolitik risklerin bedelini en çok sivillerin ödeyeceğini belirtti. Ona göre mesele, ideolojik bir sorun değil, doğrudan sivil güvenliği ile ilgilidir. Pertev, Kıbrıs'ın büyük güçlerin çatışma alanı değil, halkının güven içinde yaşayacağı bir ada olması gerektiğini vurgulayarak, değişen güvenlik ortamının daha açık bir toplumsal tartışmayı zorunlu kıldığını ifade etti.