
NATO Hürmüz Boğazı'nda Olası Misyon İçin Hazırlıklarını Sürdürüyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Hürmüz Boğazı için çok uluslu bir koalisyon kapsamında olası bir misyonun değerlendirildiğini duyurdu.
1 kez görüntülendi
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İttifak'ın Hürmüz Boğazı’na yönelik olası bir misyona destek sağlayabileceğini ifade etti.
Rutte, ABD ziyaretinin bir parçası olarak Ronald Reagan Başkanlık Vakfı Enstitüsü'nde yaptığı konuşmada, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın liderliğinde denizlerde serbest dolaşım ilkesinin korunmasına yönelik çok uluslu bir koalisyon oluşturulması için yürütülen çalışmaları aktardı. Bu bağlamda, ABD ile birlikte olası misyonun kapsamı ve zamanlaması üzerinde görüşmelerin devam ettiğini belirtti.
Rutte, koalisyonun pratik katkılara odaklanacağını vurgulayarak, ülkelerin kendi kaynaklarıyla destek sunacağını dile getirdi.
Hollanda'nın mayın avlama gemileri ve radar teknolojisi gibi katkılar üzerinde durduğunu aktaran Rutte, sürecin ateşkesin ilk günlerinde olması nedeniyle gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi.
Rutte, koalisyonun sadece NATO üyelerinden oluşmadığını, Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi ülkelerin yanı sıra Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi Körfez ülkelerinin de sürece dahil olduğunu, katılımcıların büyük çoğunluğunun NATO müttefiklerinden oluştuğunu ifade etti.
Askeri düzeyde 34 ülkenin katılımıyla planlama sürecinin başlatıldığını belirten Rutte, NATO’nun olası rolüne ilişkin "Eğer NATO yardımcı olabilirse, elbette oradadır. Yardımcı olmamak için hiçbir neden yoktur. NATO bir rol oynayabilirse, bu harika olur." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
TRANSATLANTİK SAVUNMA SANAYİSİ VURGUSU
Rutte, ABD ve Avrupa arasındaki savunma sanayisi işbirliğinin karşılıklı yatırımlarla sürdüğünü kaydederek, bunun ayrılmaz bir yapı olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bu alandaki önemine de değinen Rutte, Türkiye’den birçok şirketin ABD’de yatırım yaptığını ve beraber çalıştığını söyledi. Rutte, transatlantik savunma sanayisi altyapısının ayrıştırılmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, bunun kısa vadede Rusya’nın, uzun vadede ise Çin’in yararına olacağını belirtti.