Meloni: Ateşkes İhlallerini Kararlılıkla Kınıyoruz
DUNYA

Meloni: Ateşkes İhlallerini Kararlılıkla Kınıyoruz

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, geçici ateşkese ilişkin ihlalleri sert bir dille eleştirdi ve barış sürecinin önemini vurguladı.

1 kez görüntülendi
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, hükümetinin görev süresini tamamlayacağını ifade ederken Orta Doğu’daki krizde, İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri saldırılarını durdurması için defalarca çağrıda bulunduğunu belirtti. Meloni, 22-23 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen yargı reformu önerisini içeren anayasa değişikliği referandumunda yaşadığı yenilginin ardından, koalisyon hükümetinin geleceği ve Orta Doğu’daki krize yönelik Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na hitap etti. Yargı reformunun referandumda reddedilmesinin bir fırsat kaybı olduğunu belirten Meloni, ülkenin bu reformlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak hükümetin yoluna devam edeceği mesajını verdi. Hükümetinin İtalya'da siyasi istikrar sağladığını dile getiren Meloni, "Haftalardır referandum sonuçlarına dair garip senaryolar okuyorum. Hükümetin istifa edeceğinden, kabine değişikliklerinden, yeni bir başlangıçtan bahsediliyor. İstifa yok, kabine değişikliği yok. Söz verdiğimiz gibi 5 yıl boyunca yöneteceğiz. Kaçmayacağız, geri çekilmeyeceğiz." dedi. Uluslararası meselelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Meloni, İran krizinde İtalya'nın diğer büyük Avrupa ülkeleriyle benzer bir konumda olduğunu kaydetti. 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından geçici bir ateşkese varıldığını dile getiren Meloni, "Geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaştık ancak şimdi kararlılıkla takip edilmesi gereken zayıf bir barış umudumuz var. İtalya, Pakistan Başbakanı (Şahbaz) Şerif'i, bu zor müzakere sürecinin sorumluluğunu üstlendiği için takdir etmektedir." şeklinde konuştu. "Ateşkesin herhangi bir şekilde ihlal edilmesini de kararlılıkla kınıyoruz" diyen Meloni, düşmanlıkların kalıcı olarak sonlandırılması, Körfez ülkelerine yönelik saldırıların durdurulması, Lübnan’daki askeri operasyonların sona ermesi, İran'ın nükleer programından ve bölgesel komşularına yönelik tehditlerinden vazgeçmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestliğinin tamamen sağlanması taleplerinde bulundu. Meloni, Hürmüz Boğazı'nın son saatlerde olduğu gibi herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu, anlaşmanın uygulanmasında kritik bir unsur olmaya devam ediyor çünkü İran'ın boğazdan transit geçişlerde ek gümrük vergileri uygulama hakkını elde etmesi, öngörülemeyen ekonomik sonuçlara yol açabilir." ifadelerini kullandı. Meloni, İtalya'nın ortaklarıyla açık bir iletişim içinde olduğunu ve bunun en son örneğinin, mart sonunda ABD'ye ait bazı uçakların Orta Doğu'ya giderken, İtalya'nın güneyindeki Sigonella Üssü’nü kullanmak istemesiyle yaşandığını anlattı. Bu uçuşların iki ülke arasındaki anlaşmaların dışında olması sebebiyle izin verilmediğini dile getirdi. "İran'daki savaşta olduğu gibi, İtalya'nın katılmadığı bir askeri operasyon söz konusu oldu. Bu durum, Sigonella olayıyla somut bir şekilde ortaya çıktı. İtalya, ABD ile ilişkilerimizi düzenleyen anlaşma ve sözleşmelere titizlikle uymaktadır." dedi. Benzer bir durumun İsrail için de geçerli olduğunu aktaran Meloni, Lübnan meselesinde İsrail ile de aynı yaklaşımı benimsediklerini belirtti. Lübnan hükümetinin egemenliğine ve Hizbullah'ın terörist milislerini silahsızlandırma çabalarına destek verdiklerini ifade ederek, İsrail'den askeri tırmanışı durdurmasını ve İtalya'nın katkı sunduğu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) misyonundaki personelin güvenliğini sağlamasını talep ettiklerini söyledi. Ayrıca, yerinden edilmiş insanların evlerine dönmesine izin verilmesinin de Avrupa’ya doğru yeni göç akınları riskini önlemek açısından önemli olduğunu belirtti. Meloni, dün UNIFIL'de görev yapan İtalyan birliği konvoyuna İsrail ordusu tarafından ateş açılmasının "kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Enerji diplomasisi konusuna da değinen Meloni, 3-4 Nisan tarihlerinde Avrupa Birliği (AB) ve G7 liderleri arasında bir ilke imza atarak, savaş sürerken Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’a gittiğini hatırlattı. "Bu ülkeler, 28 Şubat'tan bu yana İran tarafından haksız bir saldırıya maruz kaldı. Onlara İtalya’nın dayanışmasını ve yakınlığını ifade etmek istedim, ayrıca enerji tedarikini güvence altına almak için çalıştım. Çünkü bu bölge, ülkemizin ulusal enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ini karşılamaktadır." dedi. 25 Mart'ta da benzer bir amaçla Cezayir'e gittiğini ve İtalya'ya doğal gaz tedarikinin artırılması konusunda anlaşmalar yapmak için görüştüğünü, aynı şekilde yakında Azerbaycan'a da gideceğini ifade etti. İran savaşı nedeniyle ekonomiler üzerindeki etkileri göz önünde bulundurarak önlemler alınması gerektiğini dile getiren Meloni, "Eğer Orta Doğu'daki kriz yeniden alevlenirse Avrupa’nın buna vereceği yanıtı ciddi şekilde düşünmeliyiz. Bu yanıt, Kovid-19 salgını sırasında uygulananlara benzer olabilir. Böyle bir durumda, İstikrar ve Büyüme Paktı’nın geçici olarak askıya alınması ihtimalini tartışmak tabu olmamalıdır. Ancak bu, tek tek üye devletler için değil, genel bir uygulama olmalıdır." dedi. Ana muhalefet lideri Elly Schlein ise, Meloni hükümetinin referandumdaki başarısızlıktan sonra halk nezdinde zaten kaybettiğini, bu hükümetin ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya "durmaları gerektiğini dahi söyleyemediğini" eleştirdi.