
Lefkoşa'da Kardeşlik İftarı Etkinliği Gerçekleştirildi
Kardeşlik İftarı, Lefkoşa'da Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türkiye Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla gerçekleşti. Programda kardeşlik vurgusu yapıldı.
1 kez görüntülendi
Türkiye Cumhuriyeti Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB), Lefkoşa’da “Kardeşlik İftarı” programını düzenledi.
Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi Resepsiyon Salonunda gerçekleştirilen iftar programına, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da katıldı.
Programda, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da konuşmalar yaptı. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, ana muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bakanlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları yetkilileri, üniversite rektörleri ve diğer konuklar etkinlikte yer aldı.
YTB tarafından Ramazan-ı Şerif dolayısıyla hazırlanan kısa film gösterimi ile başlayan programda, protokol konuşmaları yapıldı.
Açılış konuşmasını YTB Başkanı Abdulhadi Turus yaptı, ardından T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu söz aldı.
Kur’an-ı Kerim Tilaveti’nin ardından iftar yemeğine geçildi.
İftar yemeği sonrasında “Kıbrıs’ın Gönül Dili Kıbrıs İlahileri” konseri düzenlendi.
YTB tarafından basımı gerçekleştirilen “Kıbrıs İlahileri” adlı eserin içeriği, Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan ve ekibi tarafından seslendirildi.
Program, hediyelerin takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
YTB Başkanı Abdulhadi Turus, programın açılışında yaptığı konuşmada, Ramazan-ı Şerif’in kalpleri yumuşatan ve ruhları sakinleştiren bir dönem olduğunu belirterek, bu "Kardeşlik Sofrası" etrafında bir araya gelmenin mutluluğunu ifade etti.
Sofranın paylaşım açısından önemine dikkat çeken Turus, Lefkoşa’da, bu derin muhabbet ikliminin merkezinde kurulmuş olan kardeşlik sofrasının, büyük ve bereketli yürüyüşün en özel ve samimi duraklarından biri olduğunu vurguladı.
Burada güçlü bir kucaklaşma duygusunun yaşandığını belirten Turus, ana hedeflerinin, kültürden eğitime, gençlikten sivil topluma her alanda Kıbrıs Türkü’ne destek olmak ve bu kardeşlik bağı ile birlikte ilerlemek olduğunu kaydetti.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olarak, 2012 yılından itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 59 ayrı projeye destek sağlayarak bu kardeşlik hukukunu somut adımlarla güçlendirdiklerini ifade eden Turus, şöyle devam etti:
“Her proje, bu topraklara sunulan birer hizmetten ziyade, geleceği birlikte kurma azmimizin birer sembolüdür.
Gençlik, eğitim, kültür ve sivil toplumun güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerimizle; Kıbrıslı Türk gençlerin kişisel ve akademik gelişimlerine katkı sunan akademik programları, liderlik eğitimlerini ve meslek edindirme projelerini hayata geçirdik. Yürüttüğümüz programlarla; medya mensuplarımızın dijital dünyada sesini duyurmasını, hukukçularımızın Kıbrıs meselesinin uluslararası hukuk çerçevesindeki haklılığını anlatacak bilgiye ulaşmasını sağlamayı hedefledik. Tarihi hafızayı canlandırmak amacıyla; Osmanlı döneminden günümüze bu toprakların siyasal ve ekonomik süreçlerini ele alan ‘Dünden Bugüne Kıbrıs Türk Toplumu’ kitabını ve ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Giden Yol’ belgeselini tarihe not düştük. Dr. Fazıl Küçük’ün emaneti olan Halkın Sesi Gazetesi’nin arşivini dijitalleştirerek, bu toprakların toplumsal hafızasını koruma altına aldık. Tüm çalışma alanlarımızda ‘Kıbrıs’ her zaman özel bir yere sahip oldu.”
Turus, gençlerin vizyonun en dinamik gücü olduğuna dikkat çekerek, bugüne kadar 4 bin 660 soydaşlarının Türkiye Burslarına başvurması ve 620 kişinin Türkiye’de eğitim görerek burada birer gönül elçisi olarak bulunmasının, eğitim köprüsünün sağlamlığını kanıtladığını söyledi.
“Önümüzdeki süreçte Kıbrıs Türk toplumu ile olan kardeşliğimizi eğitimin samimi bağı ile güçlendirmeye devam edeceğiz” diyen Turus, projelerinin yalnızca etkinliklerde değil, kardeşlik ruhunun en uzak köylere kadar ulaştığını ifade etti.
Bu bağlamda “Gönül Köprüsü” projesine özel bir parantez açmak istediğini belirten Turus, bu köprünün Ramazan ayı boyunca Lefkoşa’dan Gazimağusa’ya, Girne’den köylere kadar uzandığını kaydetti.
Lefkoşa Surlariçi’nde bir ilk olarak hayata geçirilen ve paydaşı oldukları