Kuveyt'te Düşen ABD Uçakları, İttifak Güvenliğini Sarsıyor
DUNYA

Kuveyt'te Düşen ABD Uçakları, İttifak Güvenliğini Sarsıyor

Kuveyt hava sahasında düşürülen 3 F-15 uçağı, ABD ve müttefikleri arasındaki güven ilişkisini sorgulatıyor.

1 kez görüntülendi
Savunma Havacılık ve Uzay Enstitüsü Derneği (DASA) Başkan Yardımcısı Dr. Emekli Albay Murat Kaymakçılar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kuveyt'te ABD'ye ait 3 F-15 uçağının düşürülmesinin, ABD, İsrail ve bu ülkelerle müttefik olan Hindistan gibi ülkelerin basınında genellikle bir hata olarak değerlendirildiğini belirtti. Kuveyt'in, müttefikleri olan ABD ve İsrail uçaklarının kendi hava sahasında uçtuğunun farkında olduğunu ve bu duruma izin verdiğini ifade eden Kaymakçılar, şunları söyledi: "Bu nedenle, tüm hava savunma sistemlerinin de bu duruma uygun şekilde düzenlenmesi beklenir. Bu, müttefikler arasında kritik bir süreçtir. Dost-Düşman Tanıma Sistemleri (IFF) son derece güvenilir ve hata payı düşük sistemlerdir. Ancak, hatalar, izlenmesi gereken prosedürlerde ortaya çıkabilir. ABD ve İsrail’den gelen dost ateşi açıklamaları, modern IFF sistemlerinin oldukça gelişmiş olduğu bir dönemde böyle bir hatanın yaşanmasını şaşırtıcı kılmaktadır. Özellikle, Kuveyt semalarında sadece ABD ve İsrail uçaklarının bulunması ve aynı hatadan etkilenen 3 uçaktan bahsedilmesi, şüpheleri artırmaktadır. Ancak, mevcut bilgiler doğrultusunda böyle bir hatanın tamamen olasılık dışı olduğunu söylemek de doğru olmaz." Kaymakçılar, eğer bu iddia doğruysa, elektronik harp tedbirlerinin IFF sinyallerini karıştırarak yanıltmış olabileceğini vurguladı. "Elektronik harp, dünya genelindeki birçok operasyonu olumsuz etkileyebilir. Ancak bu olayda kriptolu sistemlerin kullanılması, bu ihtimali büyük ölçüde azaltmaktadır. IFF sistemlerinin güvenli kullanımı için her iki tarafın sistemlerinin birbiriyle uyumlu olması ve senkronizasyonunun sağlanması gerekmektedir. Bu senkronizasyon sadece elektronik olarak değil, karşılıklı tatbikatlarla ve dijital tablolar üzerinden şifre değişimi ile desteklenmektedir. Bu süreçte eksiklikler veya hatalar, kritik sorunlara yol açabilir. Üç uçağın etkilenmiş olması, müttefik ülkeler arasında bilgi akışında bir problemin yaşanmış olabileceğini düşündürmektedir. Yoğun hava trafiği, Kuveyt Silahlı Kuvvetlerinin deneyimleri ve muhtemel eğitim eksiklikleri bu duruma etken olabilir. Ayrıca, beklenen tehdit ve çatışma heyecanı ile 'belirsiz' işaret almış olmasına rağmen 'ateş et' seçeneğinin kullanılması olasıdır." Kaymakçılar, dost ateşi olaylarının uluslararası tatbikat ve operasyonlarda sıkça yaşandığını hatırlatarak, bu durumun uçak ve personel kayıplarına yol açtığını belirtti. Bu olayda teknolojik gereksinimlerin Kuveyt'in sistemlerine entegre olmasını gerektirdiğini ifade eden Kaymakçılar, İran faktörünün bu bağlamda dikkate alınamayacağını değerlendirdi. Savaşta yüksek eğitim seviyesinin birçok sorunu çözebileceğini vurgulayan Kaymakçılar, operatör eğitimlerinin son derece önemli olduğunu ifade etti. "Bu tür durumlarda, hangi olağanüstü koşullarda hangi seçeneklerin kullanılacağı detaylı şekilde çalışılmalı ve deneyimlenmelidir. Ciddi hallerde durum asla operatörlere bırakılmaz ve komutanlar her zaman sürece dahil olurlar. Tüm süreçler, barış zamanında defalarca prova edilir, alternatif acil durumlar simülatörler ve gerçek hedefler üzerinde test edilerek personelin yetiştirilmesi sağlanır. Müşterek ve birleşik harekât çerçevesinde yapılan eğitimler hayati öneme sahiptir. Bu eğitimlerde yaşanacak sorunlar, orduları başarısızlığa sürükleyebilir. ABD ve müttefiklerinin güçlü olması nedeniyle ihmal edilebilir görünen bu olayın, başka durumlarda daha büyük etkileri olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Teknolojinin sağladığı hassasiyetin, her durumda insan kontrolünden geçmesi gerekmektedir; bu, operatörlerin her koşulun yerine getirildiğinden emin olmasını gerektirir. Eğitim konusunun önemi burada vurgulanmaktadır. Bu örnekte mutabakata varılan kabullerin, gerektiğinde zamanında uygulanması kritik bir öneme sahiptir. Günümüz savaşlarında, eğitimli insan kaynakları hala hayati bir rol oynamaktadır. Benzer hataların yüksek gerilimli çatışmalarda yaşanmaması için, çok taraflı operasyonlarda mutabık kalınan hususların önceden mükemmel şekilde eğitilmesi ve provalarının yapılması önem arz etmektedir." Son NATO tatbikatında birçok Batı ülkesiyle birlikte başarılı bir şekilde "birleşik harekât" gerçekleştiren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu konudaki eğitimlerinin önceden başladığını ve mükemmel seviyeye ulaştığını belirten Kaymakçılar, NATO ve ABD liderliğindeki koalisyonlar içinde birlikte çalışabilirliğin esas olduğunu ifade etti. Kaymakçılar, "Bu beceriye sahip ordular, kısa süreli eğitimlerle her yerde birlikte görev alabilirler. Eğer bu olay gerçekten bir dost ateşi nedeniyle yaşandıysa, bu tür bir olayın, müttefikler arasındaki güven parametrelerini nasıl etkileyeceği karmaşık şartlar altında değerlendirilecektir. Arap ülkeleri ile ABD ve İsrail’in ittifak gibi hareket etmesi, bu ittifakta hangi konularda karşılıklı bağımlılığın olduğuna bağlıdır. Diğer taraftan, mürettebatın kurtulduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu olayın açıklanan sebepleri, ABD’li mürettebatın moralinde düşüşe yol açabilir. Kuveyt hava savunma sistemi tarafından vurulan uçakların pilotları, Kuveyt hava savunmasının dost ile düşmanı güvenli bir şekilde ayırt edemediği konusunda şüpheye düşebilirler. Bu durumda, bölgede operasyon yapma isteksizlikleri, operasyonel sonuçlar doğurabilir. Bu, müttefiklerin birleşik operasyonlara hazırlıklarını sorgulamalarına yol açabilir ve işbirliğine zarar vererek ortak hareket etme yeteneklerini zayıflatabilir. Daha geniş bir açıdan bakıldığında, yaşanan bu olay, ABD’de kamuoyunun hassas olduğu konuları etkileyebilir ve ABD Başkanının kararlarının sorgulanmasına yol açabilir." Kaymakçılar, bu durumun İran tarafında, ABD liderliğindeki koalisyonun caydırıcılığının sorgulanmasına neden olabileceğini ifade etti. Rusya ve Çin’den gelen değerlendirmelerin, ABD’nin birlik konuşlandırmalarının sebep olduğu istikrarsızlık, yetersiz koordinasyon ve güvensizliği vurguladığını belirten Kaymakçılar, "Bugün araştırmalar devam ediyor ve olasılıklar konuşuluyor. Bu olayın gerçek sonuçlarının ve sorumlularının iyi bir inceleme ile ortaya çıkarılması, güven kaybının onarılmasına yardımcı olabilir." dedi.